İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Pusula; Olduğunuz Yerden Olmak İstediğiniz Yere | Kitap İncelemesi

PUSULA

HER ŞEY BEŞ SANİYE DE DEĞİŞEBİLİR…

”Sorgulanmamış yaşam, yaşanmaya değer değildir.” -SOCRATES

Pusula, Simyacı gibi bir hayat dönüştürme romanıdır. Pusula’nın özünde, amaçlarımızı gerçekleştirmek için gerçekte kim olduğumuzu anlamaya yönelik dersler vardır.

Jonathan, geleceğe dair planlarını değiştiren bir trajedinin ardından, şehir hayatından kaçar. Istırap içinde, içsel pusulasını yeniden hareket ettirme umuduyla dünyanın diğer ucuna seyahat etmeye karar verir. Arkasında kariyerini, arkadaşlarını, ailesini ve evini bırakıp bir sırt çantasıyla yola koyulur. Seyahati, Nevada’nın kuru çöllerinde başlar, Adirondacks’in bakir dağlarına ve oradan Romanya’nın bir ortaçağ kasabasına uzanır…

”Kaç yazımız ya da sonbaharımız kaldı. Belki yirmi? Ya da otuz? Duygularla savaşacak kadar zamanımız yok. Hayallerimiz tükense de, mutlu olmak için kararlı olmak zorundayız. Yeni hayaller yaratmayı istemek zorundayız.”

Pusula, okurken kendimi iyi hissettiğim ve çoğu zaman içerisine düşmekten kaçınmadığım karanlık çukurdan vazgeçmeme olanak sağlayacak bir nevi kişisel gelişim kitabı. Bir nevi diyorum, çünkü anlatımı roman tadında ve 180 sayfa bittiğinde, karakterimizin ruhundaki gelişimi fark ediyor ve bizleri de içine alarak gittiği bu yolculukta kendini nasıl bulduğunu görüyor, hissediyor ve keşfediyoruz. Yazar Tammy Kling & John Spencer Ellis, yaşarken çoğu kişinin fark etmediği sıradan detayları öyle sade bir dille anlatmış ki kişisel gelişim kitabından çok, bir roman havası seziliyor ve okurken sıkılmıyor, Jonathan’ın hislerine ortak oluyoruz.

”Bazen önümüzdeki yaşama yer açmak için, planladığımız yaşamdan vazgeçmemiz gerekebilir.”

Beş saniye, yaşamınızı sonsuza dek değiştirebilir. Hayallerinizi değiştirebilir ve hayatınızda dilediğiniz her şeyi bir anda silip atabilir. Sizi, bir hiçlik arayışında vahşi doğaya gönderebilir.

Jonathan’ın hayatı sıradan bir Amerikalı’nın hayatı gibidir. İyi para kazanabileceği bir işi vardır, sonsuza kadar onu bırakmayacağını düşündüğü güzel bir eşi ve aynı şekilde sekiz yaşında tatlı bir kızı vardır. Her şey yolundadır. İnsan hayatta başka ne isteyebilir ki? Bu güzelliği ne bozabilir? Jonathan’ın bilmediği bir şey vardır; o da hayatın ne kadar acımasız olduğu…

Elimizde olduğunda küçük, ama anlamlı şeylerin kıymetini bilemeyiz. O an henüz, gelecekte olmayan şeyler daha cazip gelir. O anımızın kıymetini bilmek yerine yarın olabilecek detaylara kafa yorarız ve elimizdeki zamanın ne kadar değerli olduğunun farkına varamayız. Yarın onu yapacağım, yarın bunu yapacağım, gelecek hafta şuraya gideceğim gibi planlar kurarak anın tadını kaçırırız.

Pusula kitabındaki karakterimiz Jonathan da, yaşadığı trajediden sonra büyük bir boşluğa kapılır ve kendini kaybeder. İlk sayfadan itibaren Jonathan’ın ruhundaki kederi ve bununla birlikte kaybolmuşluğu hissedebiliyorsunuz. Karısı Lacy’nin, araba kullanırken bir anlık arkadaşına mesaj yazmasının verdiği dalgınlıkla aynı arabada olan kızı hayatını kaybetmiştir. Karısı henüz komadadır ve kendisi daha az yara alarak kurtulmuştur. Jonathan, yaşadığı o beş saniyelik trajedinin ardından her şeyi bırakıp kendisini Nevada çöllerinde bulur. Nefes alıyordur, ama aslında ölüdür. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordur. Jonathan, bu yolculuğun sonunda hem kendisini bulacak hem de affetmenin ne derece büyük olduğunu keşfedecektir.

Jonathan’ın, kaybolmuş benliğinde kendini bulma yolculuğunun ilk durağı Nevada’dır, ondan sonra Kuzey Amerika’daki Adirondacks’a, oradan İtalya’ya oradan da Hollanda’ya yolculuk yapacaktır. Bu yolculuğunda ona ilk önce Marilyn, sonrasında Pete, küçük Solomon, son olarak da Toin ve Anja eşlik edecektir. Jonathan’ın, bulunduğu yerden dünyanın bir ucuna yaptığı yolculukta tanıdığı herkes sözleriyle Jonathan’ın kaybolmuş ruhunu bir araya getirecektir.

”Önemli olan, geriye dönüp bakmak zorundaymışız gibi hissetmek değil, bunu yapmak için özgür olmaktır. Geleceğe bakmak için bir zorunluluk hissetmek yerine, bunu özgürce yapabilmek. En önemli ders; anın içinde var olmak, büyümek, gelişmek ve yeni yaşamımız her nasıl olacaksa onu kurmaktı.”

Yaşadığı trajedi sonrasında deneyimlediği bu yolculukta, yaşamında olan insanların kıymetini, kendi değerini ve en önemlisi hayatın önemini keşfedecektir.

Pusula kitabı her detayıyla inanılmaz öğretilere sahip. Her şeyini buraya yazmak istiyorum, ama bu pek mümkün değil. O yüzden kitapta sevdiğim ve hayatınıza anlamlar katabilecek diğer sözleri de aşağıya yazıyorum. 2010 da yazılan kitabın bir yerlerde satışının olduğunu görmedim, bu yüzden yazımı okuyan insanlar için, bir nebze de olsa yardımcı olabilecek yerleri yazacağım. 🙂

MARILYN: ”Jonathan, hiçbirimiz bir şey bilmiyoruz. Bildiğimizi düşünüyoruz, ama sonra bilmediğimiz ortaya çıkıyor. Evren bir şekilde müdahale ediyor. Senin değişimine müdahale ediyor. Sonuçta ne aradığını bilmiyorsun ve ne bulacağını da. Ama sonuçta bunların hepsi önemsiz zaten. Çünkü ne aradığının ya da ne bulduğunun hiçbir önemi yok. Önemli olan içindeki pusulanın sana rehberlik etmesine ve sahip olduğun güçlerin ve bilgeliğin yüzeye çıkmasına izin vermen. Ancak bu şekilde yaşamını amacı doğrultusunda yaşayabilirsin. Bu yolculuğa değer.”

PETE: ”Evrende sözcüklerden çok daha fazlası vardır Jonathan. Göremediğimiz şeyler vardır. Yüzyıllar boyu, fizolzoflar ve bilim adamları beyni, ruhu, beden dilini ve yaydığımız bilinçaltı enerjiyi araştırırlar. Sözcükler her şey demek değildir. Hatta bazen sözcüklere hiç gerek yoktur.”

PETE: ”Çoğu insan hayatını otomatik pilotta sürdürür. Sabah kalkar, işe gider, eve gelir, uyur, kalkar, yine işe gider hem de yaşamlarında amaçlı olmak yerine sürekli tepkisel davranarak. Bazıları yapmamaları gereken yerde yaşamlarına insanlar alırlar, bazıları ise bunun tam aksini yapar, kendilerini dış dünyaya kapatıp zehirli insanlara ya da duygulara gereğinden fazla bağlı kalırlar. Her ikisi de yıkıcıdır. Toplum, kayıtsız bir amaçlılık eksiğiyle ilerliyor.”

SOLOMON: ”Bırakıp gitmesine izin vermeyi istemek zorundasın. Parçalanmışlıkta özgürlük vardır.”

”Bir kendimize söylediğimiz yalanlar vardır, bir de başkalarına söylediklerimiz.”

Aynı zamanda kitabın son kısmında Pusulanızı hareket ettirecek bazı sözler de yer alıyor, onlardan da birkaçını aşağıya bırakıyorum. Kendinizi buluşunuzun Jonathan kadar sarsıcı olmaması dileğiyle…

”Gerçek ve uzun soluklu tüm başarılar zaman alır ve siz temeli kendi içinizde oluşturmalı ve istediğiniz başarılardan keyif alacak bir insan olmalısınız.”
Brain Tracy
Motivasyon konuşmacısı

”Gerçekleşmiş gibi canlandırın gözünüzde.”
Debbie Allen
Başarı Uzmanı

”Bazen, durduğunuz zaman büyük dersler öğrenirsiniz. Zor günlerde, siz yıprandığınızı hissettiğinizde ve hayat zorlaştığında, sadece durun ve nefes alın.”
Eric Shiffmann
Yoga Mastırı

”Vermeye başladığınızda, veren bir topluluğun parçası olur ve kendiniz gibi insanları çekmeye başlarsınız. Veren insanların daha büyük vizyonları vardır, çünkü onların burada olma sebepleri dünyayı değiştirmektir.”
Marie Diamond
Feng Shui Mastırı

”İstediğinizi elde etmek için ihtiyacınız olan her şey sizin içinizde. Neye ihtiyacınız olduğunu biliyorsunuz. Dışarıdan gelen gürültülerle susturulan o sesi dinleyin. Size söz veriyorum, aradığınız huzuru ve mutluluğu bulacaksınız.”
Marilyn Tam
Yönetici ve Hayırsever

”İnancınızı besleyin, korkularınız açlıktan ölecek. Yaşamda yersiz beslenmediğinizden emin olun. Bazen, kendimizi zihinsel, duygusal ve spiritüel olarak yanlış beslendiğimiz yerlerde buluruz. Her gün pozitif bir şey dinleyin; ruhunuzu besleyecek bir şey okuyun. Dile getirilen sözler güçlüdür.”
Ona Brown
Başarı Koçu

”Siz, içinizde huzuru ve mutluluğu yakalamadığınız sürece, dışarıda sizi mutlu edecek hiçbir şey yoktur.”
Kelli Calabrese
Fizyolog

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Mission News Theme by Compete Themes.