İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Merlin 5. Sezon 13. Bölüm ”Camlann Kehaneti: Kısım 2” | (Dizi Finali) Dizi İncelemesi

Son güncelleme tarihi 28 Mayıs 2021

Savaş hız kesmeden başlamıştır. Kral Arthur ve şövalyeleri Morgana’nın büyüsü ve ordusuyla savaşmak için canla başla savaşıyorlardır. Yaralılar zaman geçtikçe artarken onlarla da Kraliçe Gwen ve Gaius ilgileniyordur. Emrys ise tam beklenildiği gibi tepelerin ardından elinde büyülü değneğiyle Kral Arthur’a yardım etmek için belirmiştir. Arthur neler olduğunu anlamaya çalışır. Krallığına yardım eden bu büyücüye bir yanı hayran kalmıştır. Bu hamle onu daha da güçlendirir ve savaş için son bir güçle harekete geçer. Daha bir azimle savaşmaya başlar, fakat ne yazık ki, her ne olursa olsun yıllar önce yazılmış olan kaderinden kaçamayacaktır.

Bir anlık duraklamayla Mordred’ın böğrüne sapladığı kılıcı fark edemez ve yaralanır, ama aynı zamanda kendisi de kılıcını Mordred’a saplayarak oracıkta can vermesini sağlar. Bilmediği bir başka şey daha vardır Mordred’ın Arthur’u yaraladığı kılıç ejderha ateşinde dövülmüştür ve midesinde parça kalbine doğru adım adım gitmektedir. Aldığı yara ne yazık ki ölümcüldür. Aynı zamanda savaş sırasında ilerilere gitmiştir ve ne yazık ki çadırlarının olduğu kısımlardan uzakta kalmıştır. Saksonların çoğu da geri çekiliyordur, ama şövalyeler Arthur’u bulamıyorlardır. Emrys ölülerin arasında dolaşırken Arthur’u bilinci kaybolmuş bir şekilde bulur. Vakit kaybetmeden onu daha güvenli bir yere taşır.

Arthur’un bilinci yerine geldiğinde Merlin’i karşısında görür. Merlin, eski genç haline geri dönmüştür. Arthur, Merlin’in nerelerde olduğunu sorarken Merlin yıllardır içindeki tuttuğu gerçeği sonunda dışa vurur ve ilk önce Saksonları yendiğini, sonrasında da büyücü olduğunu itiraf eder. Dağın tepesindeki büyücü kendisidir. Arthur ilk önce söylediği şeye inanmaz, çünkü böyle bir şey olsaydı bileneceğini savunur, ama Merlin küçük çaplı bir büyü yaparak onu ikna eder. Fakat Arthur, yaralı halde şoka uğrar. Ne yapacağını bilemez. Merlin’in yanında gitmesini ister. Yalnız kalması gerekecektir.

Gwen ise Camelot’a dönmüş, krallık eski haline gelmeye hazırlanıyordur. Sör Leon olanlardan Gwen’i haberdar ederken Gwen her an kocası Arthur’dan gelecek iyi bir haberi bekliyordur, fakat ne yazık ki arama sonuçlarında hiçbir haber yoktur. Bununla birlikte Merlin’in de kayıp olduğunu söyler. Garip bir şekilde bu durum Arthur’un yaşadığına inanmasını kolaylaştıracaktır.

Sabah olduğunda Gaius, Merlin ve Arthur’un saklandığı yere gelir. Merlin, ondan yarası için iyileştirici bitkiler istemiştir, fakat Gaius etrafında Saksonların olduğunu belirleterek anca elinde olanları getirmiştir. O sırada Merlin yanlarından ayrılınca Arthur uyanarak Gaius’a onun bir büyücü olduğunu söyler. Ve tabii ki Gaius biliyordur. Bu da Arthur için ikinci hayal kırıklığı olur, ama ne olursa olsun onun gitmesini istiyordur. Gaius gibi bir hekimle olmak daha sağlıklı görünüyordur. Fakat Gaius Arthur’u, onun çok güçlü bir büyücü olduğuna dair ikna eder. Şuan ondan başka kimseye ihtiyacı olmadığını söyler. Arthur korkuyordur, ama başka çaresi de yoktur.

Gaius, Merlin’e kılıç ile ilgili her şeyi anlatır. Kalbine doğru ilerleyen kılıç parçasını ne yazık ki Merlin gibi güçlü bir büyücü dahi çıkartamayacaktır. Bunun için ejderhalar kadar kadim bir büyü gerekmektedir. Merlin yapılabilecek bir şey olduğunu söyleyerek karşı çıkar. Bir şeyler olmalıdır. Gaius, Sidhe adında bir büyücünün sadece öyle bir büyü yapacağını söyler. Avalon Gölü’nün sisleri arasında kadim bir ada var. Güçlerinin kaynağı orasıdır, Arthur’u oraya getirmesi gerekmektedir.

Morgana ise Mordred’ı gömdükten sonra hala savaşın bitmediğini savunuyor, intikamdan bahsediyordur. Eskisinden daha da öfkelidir ve bir an önce Arthur’u bulmaları için Saksonları harekete geçirir.

Merlin ve Arthur ise vakit kaybetmeden yola koyulurlar. Gitmeden önce Arthur, Gaius’a kraliyet mührünü Gwen’e vermesini söyler. Bu, krallığın Gwen’e kalmasının bir işaretidir. Merlin’in çabuk olması gerekiyordur, çünkü Arthur’un en fazla iki günü vardır ve bu süre zarfında mutlaka Avalon Gölü’ne ulaşmaları gerekecektir. Bu yolculuk sırasında Arthur ve Merlin arasındaki bağlar daha da güçlenecektir. Arthur, Merlin’in büyü gücünü öğrendiğinden itibaren ona karşı önyargılı davranıyordur, ama Merlin’in her zamanki tavırları ve her zaman yaptığı alışkanlıkları onun önyargısını kıracak, gerçekten de sonsuz bir dostlukla bağlı olduklarına Arthur’u da ikna edecektir.

Krallıkta ise işler ihanetlerle devam ediyordur. Gwaine’in yanında Eira adındaki sarışın kızın ihaneti ortaya çıkar ve kız herkesin gözleri önünde idam edilir. Bu sırada Morgana’ya da yanlış bir yere gittiklerinin haberini uçurmuştur. Fakat Gwaine ve Percival korkunç bir hata yaparak Morgana’yı alt edeceklerini sanırlar ve söyledikleri yere ikisi giderler. Morgana gücünü kullanarak onları al aşağı eder. (Ya zaten o kadar güçlü olduğu belli, neden gidiyorlar ki anlamış değilim…) Üzerine de Arthur ve Merlin’in nereye gittiğini öğrenir. Kısa sürede onları yakalar. Merlin’i etkisiz hale getirirken bir süre kadar Arthur’un perişan halini seyrederken Merlin harekete geçer ve aynı ejderha nefesiyle dövülmüş olan Excalibur’u Morgana’nın böğrüne saplar. Bu Morgana’nın beklemediği bir ölüm olsa da kaderinde yazıldığı gibi gerçekten de Emyrs onun sonu olmuştur. Bu hamleyle nihayet barışı getirmiştir. Arthur’un gülümseyerek söylediği sözler onunla gurur duyduğunun da bir göstergesidir. (<3)

Her şeye rağmen ne yazık ki Merlin, Arthur’u kurtaramayacaktır.

”Yaptığın her şeyi şimdi anlıyorum. Benim için, Camelot için yaptın. İnşa etmeye yardım ettiğin krallık için.”
”Bensiz de inşa edebilirdin.”
”Belki. Daha önce hiç demediğim bir şey demek istiyorum. Teşekkür ederim.”

Merlin, kolları arasında Arthur’u gözyaşları içinde uğurlarken son bir hamle olarak ejderhayı çağırır, Avalon Gölü’ne giderler, orada son olarak onu iyileştirmeye çabalar ama ne yazık ki çok geçtir. Arthur, gururlu ve onurlu bir kral olarak vefat etmiştir. Ne kadar büyük olursa olsun ne yazık ki bazı hayatların kaderi önceden çizilmiştir. Bu da demek oluyor ki ne yaparsa yapsın Merlin, Arthur’un kaderini değiştirememiş ve her nasıl olursa olsun Arthur vefat etmiştir, fakat Arthur basit bir kral değildir. Şimdi ve geleceğim kralıdır ve Albion’un en çok ihtiyacı olduğu anda Arthur yeniden doğacaktır.

**

Ah Merlin ah! Son sahne gerçekten de çok etkileyiciydi. Güzel gözlü peynir Arthur’um… Senin ölümün annem ve beni epey üzdü. Merlin gibi biz de kaderini değiştirebileceğini sandık, ama ne yazık ki olmadı. Her şeyiyle muhteşem bir diziydi. Bir daha böyle güzel diziler gelir mi bilmiyorum, ama hem konu açısından hem de ailelerle izleme açısından gerçekten muhteşem bir diziydi. Arthur Pendragon ve Merlin, annem ve ben sizi özleyeceğiz. <3

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme by Compete Themes.