İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hellbound; Yeni Bir Dünya Yaratılıyor! | Dizi İncelemesi

HELLBOUND

Merhabalar, yepyeni bir dizi, Hellbound ile karşınızdayım. Uzun bir süre diziler hakkında inceleme yapamadığımın farkındayım. Hatta Locke&Key dizisinin 2. sezonunu da izledim, ama dizi hakkında kelimeleri toparlayıp da bir şeyler yazma kafası bulamadım kendimde. Hazır, annemle yeni, altı bölümlük bir ilk sezon dizisi izlemişken bunu kaçırmayayım, hakkında bir şeyler karalayayım, dedim.

Bir kore yapımı olan Hellbound, 19 Kasımda, Netflix’te, henüz 1. sezonu, altı bölümüyle izleyicisiyle buluştu. Kapak görseli ve konusu bakımından ilginç gelmesiyle birlikte kısa oluşu, başlamamız açısından biraz tereddüt yaratsa da bir yandan da bir akşamda bitirmemize yardımcı oldu.

Hellbound, oldukça etkileyici, izleyicisini merakla içerisine çekecek şekilde başladı. Sıradan bir Seul gününde, insanlar bir kafede otururken bir anda gürültü kopar ve kıyamet gibi üç kocaman, taşa benzer canavarlar bir adamın peşinden koşmaya başlar. Adam korku içerisinde onlardan kaçarken, ne yazık ki ölmekten başka çaresi yoktur. Üç kocaman doğaüstü yaratık adamı öldüresiye kadar peşinde kovalar, ve görevleri son bulduğunda kimseyi umursamadan ortadan kaybolurlar. Yaratıklar, adamı öldürmeden önce onun ruhunu alarak, geriye küllerini bırakırlar. Bu durum, birçok kez başka yerlerde gerçekleşmiştir ve din mezhebi üzerine, tabiri caizse tarikat tarzında gruplar kurulmuştur. Yeni Doğru ve Okbaşı adı altındaki bu tarikatlar bu durumu sayfalarında kendi görüşleriyle, doğru veya yanlışı kişinin tercihine bırakılmakla birlikte, açıklamışlardır.

Diziyi izlemeye devam ettiğimiz anlarda bu yaratıkların nereden geldiğini ve ne yaptıklarını az çok öğrenebiliyoruz. Her ne kadar neye ve kime göre oluşturulan bu sistem oldukça garip gelse de merak içerisinde izlemeye devam ediyorsunuz. Yeni Doğru adı altındaki bu web sitesi bu yaratıkları, tanrının buyrukları üzerine, günahkârları cehenneme götürmek için geldiğini açıklıyor. Öyle ki, bir süre önceden tanrı, cehenneme gideceği kişiye bir melek yardımıyla görünüyor ve ona öleceği zamanı, saatiyle birlikte söyleyerek cehenneme gideceğini açıklıyor. O an ve saat geldiğinde, her nerede olursa olsun cehennem bekçileri dedikleri kocaman üç yaratık geliyor ve işkence içerisinde o ‘günahkârı’ yok ediyor. Hatta fark ediliyor ki kişi, o anı beklemeden kendi canına kıyarsa dahi o an ve saatte yeniden diriltiliyor ve ailesinin gözleri önünde yeniden katlediliyor. (Ay, dizide bazı detayların ne kadar saçma olduğu konusunda bir şeyler söylemek istiyorum, ama neresinden tutarsanız tutun başka yerlere çekilmemesi için bu konuda bir yorum yapmayacağım… İzlerken tilt olmamak elde olmuyor bazı yerlerde!)

Bu düşünceler ve buyruklar çerçevesinde tanrının günahkarlara olan bakışı ve eziyetleri, bu Yeni Doğru ve Okbaşı tarikatları aracılığıyla (özellikle Yeni Doğru neredeyse bir din yaratıyor ve insanların kendilerine tapmalarını sağlıyor) bambaşka bir boyuta eriyor. Bu tarikatların başları sebebiyle artık Yeni Dünya dedikleri bambaşka bir düzen oluşurken insanları kendi yarattıkları dine inanmaları için her türlü kötülüğü yapar oluyorlar. Tanrının isteği doğrultusunda ‘ahlaklı olmak’ politikasını güderek en ufak bir şeyde dahi insanları korkunç hale getiriyorlar. Öyle ki insanlar artık kendi istekleriyle ölüme yürümeye kadar gidiyorlar. Sırf günahkar olmamak ve tanrının buyruklarını yerine getirme ihtiyacı hissederek.

Jeong Jin‑soo / Bae Yeong‑jae / Min Hye‑jin / Song So‑hyun / Jin Kyeong-hoon

Dizide tüm bu manipülasyonlar kol gezerken bir de doğaüstü yaratıklar çok etkileyiciydi. Tabii tüm bu işlerin korkunç bir hal aldığını fark eden baş rol oyuncularımız da bir şekilde karşı koymaya çalışıyorlar, ama işler öyle çığırından çıkıyor ki canları pahasına savaşmak zorunda kalıyorlar. Ayrıca dizi ilk üç bölüm farklı hayatları, son üç bölüm farklı hayatları konu alıyor, fakat tek bir ortak paydada birleşerek aynı konuyu işliyor, sonrasında da ana karakterleri bir amaç uğruna bir araya getiriyor.

Dizi, pek çok yönden etkileyici olduğu gibi saçma da geliyor, dediğim gibi, ama kısa ve merak uyandırıcı olduğu için ne zaman bittiğini pek anlayamıyorsunuz. Altı bölümün süreleri ortalama 55 dakika ve bir oturuşta bitirebileceğiniz bir dizi. Sonu da açıkçası etkileyiciydi. İlerleyen sezonlarda neler yapacaklar merak ediyorum. Spoiler vermeden anca bu şekilde anlatabilirdim, zaten spoiler için de birkaç cümle söylemem yeterli, genel olarak dizinin konusunu anlamak açısından yeterli cümleleri verdiğimi düşünüyorum.

Ayrıca, itiraf etmem gerekirse Kore isimleri konusunda pek aşina olamadığım için, izlerken kim kimdi diye düşünmeden duramadım. Bu da benim ayıbım. 🙁

KARAKTERLER;

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme by Compete Themes.