İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Doctor Who 1. Sezon 2. Bölüm – The End of the World (Dünyanın Sonu) | Dizi İncelemesi

Doctor Who serisinin 1. Sezon 2. bölümüyle yeniden merhaba. İlk bölümden sonra Rose ve Doktor, maceralarına hiç olmadıkları yerden başlıyorlar; istikamet Dünyanın Sonu!

Doctor Who 1. Sezon 2. Bölüm – The End of the World (Dünyanın Sonu)

Christopher Eccleston – The Doctor (Doktor)
Billie Piper – Rose Tyler
Yazar: Russell T. Davies / Tür: Bilim Kurgu
Yayınlanma Tarihi: 2 Nisan 2005

+Pekala Rose Tyler, söyle bana. Nereye gitmek istersin? Geçmişe veya geleceğe. Tercih senin. Hangisi olsun?
-Gelecek.

Rose ve Doktor, birkaç dakika sonra patlayacak olan dünyanın sonunu seyretmek için bir uzay gemisine adım atarlar. Yıl 5.5/Apple/26, Rose’un zamanından beş milyon yıl sonrasıdır. Dünyanın sonu yakındır. Adım attıkları bu uzay gemisinde bir grup uzaylı, dünyanın sonu, yani güneş patlamasından dolayı dünyanın yok olmasını izlemek için gözlem güvertesine toplanmışlardır.

Doktor ve Rose’dan sonra, Cheam Ormanı temsilcisi ağaçları, Jabe, Lute ve Coffa; Jolco ve Jolco’nun avukatlarından Balhoon’un Moxx’u; Financal Family Seven’dan Tekrarlanan Meme’nin yandaşları; Hyposlip seyahat sistemlerinin mucitleri, Hop Pyleen kardeşler; ”Spark Plug” Bay ve Bayan Pacoon; Binding Light Şehir Devleti’nin Büyükelçileri; Boe’nun Yüzü. Dünyanın patlamasını seyretmek için gelmişlerdir. Bu sırada tüm bunların hepsi barış temsilcileri olarak geçiyordur. Geldikleri gezegenden birbirlerine barış hediyeleri takdim ediyorlardır. son olarak, en değerlileri olarak gördükleri Son İnsan olarak adlandırdıkları tamamen derinden oluşan on yedinci Lady Cassandra O’Brien Dot Delta gelir. Lady Cassandra bu zamana kadar estetikle hayatta kalmıştır ve incecik bir deri biçiminde görünüyordur.

Rose, tüm yaşananlara anlam veremez. Dünyanın yok olmasına mı, etrafında birçok gezegenden gelen barış temsilcisi uzaylılara mı, Son İnsan olduğunu iddia eden deri biçiminde konuşan kadına mı şaşırmalı bilemiyordur. Kafası karmakarışıktır. Aynı zamanda birkaç dakika sonra güneş patlaması sonucu tüm hayatını geçirdiği, sevdiklerinin olduğu Dünya gezegeni yok olacaktır ve bunu canlı olarak seyredecektir. Tüm bunlar Doktor için sadece eğlencedir. O bir Zaman Lordu’dur, öyle ki türünün son örneğidir. Kendi gezegenini bir savaş sonucu kaybetmiştir ve hayatta kalan ondan başka kimse yoktur.

Dünyanın sonu birkaç dakika içerisinde gelecektir. İzlemeye dair tüm hazırlıklar sürerken Rose, kendi içerisindeki duygularla savaşıyordur. Doktor ise etrafta gezerek araştırma yapıyordur. Bir süre sonra garip bir şeyler fark ederler. Sistemsel sorunlar vardır ve etrafta garip, metalden örümcekler dolaşıyordur. Amaçları sisteme zarar vermektir. Güneş’e yakın olan uzay gemisinin ısı kalkanlarını indirerek geminin patlamasına sebep olacaklardır. Doktor, kısa bir süre sonra olaya müdahale eder. Kimsenin ölmemesi ve sağ salim çıkabilmek için hızlı olmalıdır. Neyse ki tüm bunlara kimin sebep olduğunu çözer. Her şeyin sorumlusu Lady Cassandra’dır. Orada bulunan insanların düşmanlarından, onları öldürmek karşılığında para almıştır. Ana sistem yanmaya başlar ve gemi patlamaya hazırdır, bununla birlikte Güneş de tüm yakıcılığıyla kalkanların ardından bekliyordur.

Doktor, yanına ağaçların temsilcisi kadın Jabe ile birlikte kalkanların yeniden aktive olmasını sağlayacak panele gider. Uzun ve zorlu bir sürecin ardından gerekeni yapar, ama bu durum Jabe’in kendini feda etmesine sebep olacaktır.

İkinci bölüm Dünyanın Sonu, insanlığa dair garip bir hissin oluşmasına sebebiyet veriyor. Son insan Cassandra’nın tamamen deriden oluşması ve estetik ameliyatlar sonrası bu hale gelmesi, yüz milyon yıllar geçmesine rağmen paranın hala değerli ve korkunç şeylere sebep olması… Bu manada güzel bir bölüm oldu. Sonundaki Doktor’un anlamlı sözleri de hayatın gerçekten de anlamsız olduğunun bir kanıtı bence.

Rose ve Doktor, birkaç dakika önce dünyanın yok olduğuna şahitlik ederken, birkaç dakika sonra yaşadıkları gezegene, insanların koşuşturmalarının arasına yeniden adım atarlar.

”İnsanların, arabaların ve binaların sonsuza dek var olacağını sanıyorsun. Fakat olmayacak. Bir gün, hepsi yok olacak. Gökyüzü bile…”

Rose, tüm bu tehlikenin içerisinde bir yandan eve gitmek istiyordur, fakat bir yandan da Doktor’un ona sunduğu heyecanın ve eğlencenin bir kere tadına bakmıştır. Tüm yaşananlardan sonra kim yeniden eski, sıkıcı hayatına geri dönmek ister ki?

Rose’da dönmedi ve Doktor ile birlikte yeni bir maceraya kollarını sıvadı. Bu sefer yolculuk geçmişe, 1860 yılına!

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme by Compete Themes.