Article,  Kitap Kategorisi

Zaman İçerisinde Yaşananların Hayatımıza Etkisi; Dönüşüm | Kitap İncelemesi

Overall
5
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Kumaş pazarlamacısı olan Gregor Samsa’nın uykusundan kocaman bir böceğe dönüşerek uyanmasıyla başlayan Dönüşüm, giderek gerçeklikle kurmacanın sınırlarını zorlayan müthiş bir anlatıma dönüşür.

  • Kitabın Yayınevi: Can Yayınları
    Kitabın Yazarı: Franz Kafka
    Orijinal Adı: The Metamorphosis
    Sayfa Sayısı: 104
    Kategorisi: Roman/Dram

Dönüşüm, Franz Kafka tarafından 1915 yılında yayımlanmış olup, günümüz kültüründe dahi oldukça beğenilen bir eserdir. Aynı zamanda benim Franz Kafka’dan okuduğum ilk eserdir. Kafka’nın dili ve üslubu son derece akıcı olmakla birlikte neredeyse tüm eserlerinde yaşama dair keskin düşünceler ve yaşamın insanı sürüklediği zorluklar anlatılmaktadır. Belki de bu yüzden Kafka’nın Dönüşüm eseri, diğer eserlerinden çok daha büyük bir ilgi görmüştür. Bir insanın beklenmedik bir şekilde dönüşüm yaşadığında neler hissedebileceğini korkutucu ve bir o kadar gerçek unsurlarla gözler önüne sermiştir. Okumamış olanlar için kısaca konusundan bahsettiğim de ne demek istediğimi daha rahat anlayacaksınız.

Kafka’nın Dönüşüm‘ü, bir gün uyandığında kendisini bir böceğe dönüşmüş olarak bulan Gregor Samsa adında bir adamın hayatını konu almaktadır. Öyle ki, kitap hakkında hiçbir şey bilmeyen insan dahi, bu cümleyi okuduğunda meraka kapılmadan duramıyor. Eminim çoğumuz bir fantastik unsur olan bu değişimin insan hayatına neler katacağını merak etmişizdir. Dönüşüm kitabından çıkartılabilecek o kadar teori var ki, ilk olarak kitaba bakıldığında bu dönüşümün fiziksel mi yoksa tamamen ruhsal mı olduğunu anlamak biraz güç. Gerçi kitapta Gregor’daki bu değişimin fiziksel detaylarını ve etrafındaki insanlara dair bakış açılarını anlatıyor, ama bu yönden bile üzücü bir hikaye. Bu teoride, adamın gerçekten böceğe dönüşmesine mi içerlemeliyiz yoksa böceğe dönüşmeyip psikolojik olarak kendini böcek sanmasına mı? Her ne olursa olsun, aniden bir adamın hayatının değişmesi söz konusu.

Gregor Samsa, bir sabah işe gitmek için gözlerini açtığında yatağından kalkamadığını fark ediyor ve bir süre sonra bunun, böceğe dönüşmesinden dolayı bir rahatsızlık olduğunu anlıyor. Önünde kocaman kıskaçlarını görüyor ve sırt üstü, bir böceğin kabuğunda ters dönmüş bir şekilde yatarmış gibi olduğunu fark ediyor. Gregor’un o an ilk düşündüğü bir böceğe dönüşmesinin verdiği rahatsız değil de, işe gidemeyeceğine dair duyduğu garip huzursuzluktur. İşte, insan hayatına dayatılan bir durum olan bu psikoloji daha kitabın ilk sayfalarında gerçeği okuyucunun yüzüne tokat gibi vuruyor. Biz insanlar da, bir böceğe dönüşmesek bile, ne olursa olsun, insanın üzerine yıllarca yüklenmiş olan bu görünmez sorumluluk saçmalığını üzerimizde taşımıyor muyuz? Sanki, iş hayatı bir insanın, duyguları, düşünceleri ve davranışlarından, en önemlisi hayatından önemliymiş gibi! Koparılamaz prangalarla zincirleniyoruz ve tüm yaşamımızı ona teslim ediyoruz.

Sanırım şimdi olduğu gibi, bu kısım Gregor’un hayatında beni çok etkiledi ve şuan biraz fazla tepki verdim. Keşke bazı detaylar istendiğinde değiştirilebilrse. Her neyse, konumuza geri dönebiliriz.

Gregor Samsa’nın yeni görünümünde, bir diğer baş etmesi gereken unsur da odasından çıkmadığı için kapısına dikilen ailesi olur. Annesi, babası ve kız kardeşi… Ve bir süre sonra olaya patronu da dahil oluyor. Ah, geniş bir açıdan bakıldığında yaşananlar gerçekten de çok trajik! Kafka’nın bu öyküyü yazarken nasıl hissettiğini merak ediyorum. Kafka’nın babasına olan nefretini herkes bilir ve bir yerde okumuştum, Kafka Dönüşüm’ü yazarken, babasının üzerindeki nefret ön plandadır. Babası, oğlunu her zaman bir böcek olarak görmüştür ki bu sayede Gregor Samsa’nın ortaya çıkışı ve yaşadıkları Kafka için o kadar da düşünülemez olmamalı.

Dönüşüm, gerek duyguları aktarma konusunda gerekse anlatılanlar konusunda tekrar tekrar okunulması gereken bir kitap. Dönüşüm‘ün içerisinde herkese göre bir anlatım var. Mutlaka kendinizden bir parça bulabilirsiniz ki bu da hepimizin içinde, fiziksel olarak olmasa da, bir Gregor Samsa olduğunun kanıtı değil midir?

Belki de bu yüzden kitap hala okunmaya ve bir şekilde insan hayatına ders vermeye devam ediyor. (Eğer Kafka hakkında geniş bir bilgiye sahip olmak isterseniz de, buraya tıklayarak yazıma ulaşabilirsiniz.)

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir