Yaşadığın Kasabayı Kurtarmak İçin Ne Yaparsın?; The Grand Seduction | Film İncelemesi

Overall
4.3
  • Filme Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Özet

Küçük bir liman kasabasında, şiddetle bir doktora gereksinim bulunmaktadır. Bu sayede bir fabrika ile anlaşma yapabilirler. Doktor Paul’u bulduklarında ise, eğlence başlayacaktır.

  • Çıkış Tarihi: 2013
    Türkçe İsmi: Büyük Cazibe
    Yönetmeni: Don McKellar
    Süresi: 1 saat 53 dakika
    Kategorisi: Komedi
    IMDb Puanı: 7,0

Film, görsellerden mi yoksa oyunculardan mı bilmiyorum, ama neredeyse iki saat uzunluğunda olmasına rağmen akıcılığından hiçbir şey kaybetmedi. Öyle ki, izlediğim her dakika aklımdan geçen tek şey, ‘keşke ben de böyle bir kasabada yaşasam,’ oldu. Eminim, izleyen herkeste böyle bir etki yaratacaktır. Görseller izleyicinin içini ısıtıyor ve bu sayede hayata daha güzel bakmanızı sağlıyor. Bir takım klişeler vardı elbette, ama genel anlamda güzel vakit geçirebileceğiniz ve gününüzün daha verimli olmasına neden olacak türde tatlı bir filmdi. Gördüğünüzde izlemeden geçmemenizi öneririm. İnan bana, pişman olmayacaksınız.

Film, şehirden uzak küçük, sakin ve herkesin birbirini tanıdığı, genç yaşlı demeden hep birlikte hareket eden, birlikte çalışan, Tickle Head adında bir liman kasabası olan geçiriyor. Film de aynı zamanda beni en çok etkileyen kısım da, liman kasabasında yaşayanların hep birlikte hareket etmeleri. Ve bu birlikte çalışmaları da, kasabanın belediye başkanı olan Murray French tarafından gerçekleştiriyor.   Öyle ki Murray, çocukluğundan beri Tickle Head kasabasında olan bitenleri gördüğü için kasabanın öylece sonlanmasını istememektedir. Bir de Murray’nin yardımcısı var. O da yaşlı Simon. Adam filmde pek iyi bir izlenim bırakmayacak gibi görünse de, kesinlikle bu macerada büyük bir rolü var. (Bu arada belki tanımayanlarınız olur ki, ben sonradan fark ettim. Murray Karakterini oynayan Brendan, Harry Potter’daki Deli Göz Woody, cidden bir insan bu kadar değişebilir. 🙂 )

Bu küçük kasabada, insanların daha verimli ve sağlıklı yaşayabilmeleri aynı zamanda da bireylerin iş imkanı olabilmesi için kasabaya bir fabrika inşa etmeleri gerekmektedir, ama kasabada doktor bulunmadığı için şehirden gelen yetkililer bir türlü buna razı gelmezler. Bir süre sonra şehirden Paul Lewis adında bir doktor gelir. (Doktor’un kasabaya gelme hikayesi de bir o kadar tesadüf görünüyor, ama yine de bu durum fazla göze batmıyor. İzlediğinizde siz de bu konu ile ilgili fikirlerinizi belirtebilirsiniz.) Olaylar bundan sonra başlamaktadır, ki kasaba sakinleri öyle bir durum içerisine giriyorlar ki, gelen doktorun kasabayı sevmesi için birlik olup ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Bu durum izlerken beni olduğundan daha çok etkiledi.

Kasabada bulunan herkes neredeyse orta yaşlı insanlardan oluşuyor, hatta ondan daha da yaşlı insanlar var ve hiçbir zahmetten kaçınmayarak birlikte hareket edip Doktor Lewis’in kendisini iyi hissetmesi için her detayı göz önünde bulunduruyorlar. Tabii, bu detayları öğrenmek için de uyguladıkları yöntem biraz ürkütücü olsa da o kadar güzel şeyler ki! Hiçbir şeyden kaçınmayıp kasabalarının iyi olabilmesi için her şeyi yapıyorlar.

Beni etkileyen bir diğer kısım da, Doktor Paul Lewis’in aynı zamanda bir İngiliz sporu olan kriket oyuncusu olması ve bununla öğrenen kasaba sakinlerinin, hiç hoşlanmasalar da, sırf Doktor Paul’u etkileyebilmek için o sporu öğrenmeye çalışmaları, hatta bir şekilde de başarmaları. Film, gerçekten de azmin ne kadar da önemli olduğunu öğretiyor izleyicilere. Aynı zamanda da birlik olunduğunda her şeyin üstesinden gelinebildiğini aşılıyor.

Filmin bazı kısımlarında, barda çalışan Kathleen karakteri ile Paul’un bir şeyler yaşayabileceğini düşündüm, ama bunun sonrasında olacağını fark ettim. Film bir aşk filmi değil. Komedi ile birlikte tamamen başarı filmi olduğunu düşünüyorum. Zaten, bir bakıma da bu yüzden filme dair düşünceler yüksek seviyeye ulaşıyor. Detaylar o kadar güzel işlenmiş ki, her dakikası zevkle izlenen sıcacık bir film.

-Filmin bestecileri, Maxime Barzel, Paul-Étienne Côté, Francois-Pierre Lue.

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir