Yalanlarla Bezenmiş; Ölümcül Oyuncaklar 3 – Camlar Şehri | Kitap İncelemesi

Overall
5
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Clary, annesini kurtarmak için bir bilgi almıştır. Bunun için Camlar Şehri’ne gitmek zorundadır, ama bu, sandığı kadar kolay olmayacaktır. Valentine ise, üçüncü oyuncak olan Ayna’yı bulmak ve melek Raziel’den dileğini yerine getirmeyi amaçlamaktadır. Jace ve Clary, kardeş olmalarının verdiği şoku kalpleriyle atlatmaya çabalarken şehri de kurtarmak zorundadırlar. Bu sefer Camlar Şehri’nde Gölge Avcılarının işi oldukça zordur.

  • Kitabın Günümüz Yayınevi: Artemis Yayınları
    Kitabın Yazarı: Cassandra Clare
    Orijinal Adı: The Mortal Instruments  3 – City of Glasses
    Yayınlanma Tarihi: 2009
    Sayfa Sayısı: 614
    Tür: Fantastik/Gençlik

KONUSU

‘’Seni o kadar sevdim ki insanların kaderlerini ellerime aldım ve isteğimi gökyüzündeki yıldızlara yazdım.’’

Clarissa Fray, aslında bir Morganstern olduğunu öğrendiğinden beri Jace’e olan yakınlığını görmezden gelmeye çalışmaktadır. Jace’de aynı şekilde, Clary’e bir ağabey olarak yaklaşmak istediğini söylediğinden beri duygularını kontrol altına almaya çalışmaktadır. Bu durum, iki genç Gölge Avcısı için ızdırap niteliğinde olsa da, başka çareleri yoktur.

Her şey, Clary için son derece kötü giderken, beklenmedik bir şekilde annesinin komadan çıkabilmesi için Madeleine Bellefleur’dan bilgi alır. Madeleine, annesinin Idris’ten arkadaşıdır ve Clary’e annesinin komada olmadığını, bunu kendisinin bilerek yaptığını, bunun kendi planı olduğunu söyler. Bu sayede Valentine, onu hapsettiğinde bilgi alamayacaktır. Clary, Camlar Şehri Alicante’de Ragnor Fell adında bir iblis efendisinin, sahip olduğu Beyaz Kitap adında bir büyü kitabında, annesinin iyileşmesi için gerekli büyüler olduğunu öğrenir. Vakit kaybetmeden Camlar Şehri’ne gitmelidir. Clary’nin kalbinde annesini kurtarmak için bir umut ışığı doğar, fakat hiçbir şey istediği gibi gitmeyecektir.

Gölge Avcıları, aynı zamanda da arkadaşları olan Jace, Alec ve Isabelle, Clary’nin güvenliği için Alicante’ye gelmesini istemezler. Clary’nin en yakın arkadaşı Simon’da bu işin bir parçasıdır, ama bu durum ikisi de için de beklemediği bir sona sürüklenecektir. Jace, Camlar Şehri’ne gitmeden önce Clary’i ikna edebilmesi için Simon’ı çağırır, o an da beklemedikleri bir an da Unutulmuşlar tarafından saldırıya uğrarlar ve Camlar Şehri’ne gitmek için açılan geçitten hep birlikte geçmek zorunda kalırlar. Bir Aşağı Dünyalı olan Simon’da buna dâhildir.

Kendisini istemeyen olarak Alicante’de bulan Simon, Gölge Avcıları’nın yanından ayrılmaz, ama buradan gitmelidir. Camlar Şehri’nin bir yasası da, izinsiz hiçbir Aşağı Dünyalı şehre girememektedir. Bu durum, Simon’ı beklemediği olaylara sürükleyecektir.

Bu arada, hiçbir şeyden haberi olmayan Clary, Luke’dan ayrılıp yol alabilmek için Enstitüye gelir, ama kimseyi bulamaz. Olanları Luke’a anlattığında onlardan habersiz gittiklerini fark eder ve çılgına döner. Annesini kurtarmak için hiçbir şey yapmadan durmayı kabullenemez ve Mühür Yaratabilme Gücü’nün sayesinde, sadece iblis efendilerinin açabileceği bir portal yaratır ve kurtadam olan Luke’la birlikte Camlar Şehri’ne geçiş yapar. Burada hiç beklemediği maceralara tanık olacaktır.

Valentine’ın planı ise bambaşkadır. İki Ölümcül Oyuncak’a, Kupa ve Kılıç’a sahip olan Valentine, son Ölümcül Oyuncak olan, Ayna’ya da sahip olabilmek için ölümcül planlarını devreye sokar. Üç Ölümcül Oyuncak’a da sahip olduğunda Yüce Melek Raziel’i çağıracaktır ve tek bir isteğini yerine getirmek için dilekte bulunacaktır, bu her ne olursa olsun.

Bu sefer Camlar Şehri’ne gelen Gölge Avcılarının işi oldukça zordur. Clary’e olan duygularını kontrol etmeye çalışan Jace, kendisi hakkında birçok sarsıcı gerçeği öğrenecek, hayatı ve sevdikleri hakkında zor kararlar vermek zorunda kalacaktır. Clary, annesini kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Bir iblis efendisine güvenmek zorunda olsa bile… Aynı zamanda Gölge Avcıları, geçmişi ve kendisi hakkında sarsıcı gerçekleri öğrenirken annesiyle de yüzleşmek zorunda kalacaktır. Alec ise Magnus hakkında artık bir karar vermek zorundadır.

Alicante’de bir casus vardır. Valentine’ın önderliğindeki savaş kapıdadır. Gölge Avcıları, güvenli olduklarını sanırken, Camlar Şehri’nde, hayatlarını değiştirecek büyük bir sınavdan geçmek zorundadır.

YORUMUM

Ölümcül Oyuncaklar serisinin üçüncü kitabı Camlar Şehri, aksiyonun son noktaya ulaştığı bir kitap oldu. İlk yüz sayfadan sonra o kadar hızlı ilerledi ki olayları takip etmekte epey zorlandım ve beş gün gibi kısa bir süre de kitabı bitirdim. Tek kelimeyle muhteşemdi. İlk iki kitabı, karakterleri tanımak ve dünyaya girmek açısından tasarlanmış gibiydi. Camlar Şehri ise, muazzam derece de akıcı ve artık bir şeyleri tamamlama niteliğindeydi. Valentine’ın düşüş kitabı diyebiliriz. Olaylar, yaşananlar, anlatım, her şey o kadar güzeldi ki kitabı elimden bırakmak istemedim. Bir an önce olayların bir noktaya ulaşmasını istedim, aynı zamanda da yaşananlar yüzünden gerildim. Şuan için, Ölümcül Oyuncaklar serisinin zirve kitabı diyebilirim.

Tam olarak bir bilgim olmasa da, kulaktan dolma bir bilgiye göre, Cassandra Clare, bu seriyi üç kitap olarak tasarlamış ve Camlar Şehri’nden sonra bitirecekmiş. Aslında, tam da her şey yolunda olarak bitirdi kitabı, çoğu şey tamamlanmıştı ve pek soru işareti kalmamıştı, fakat şöyle düşündüğümde iyi ki üç kitap daha yazmaya karar vermiş. Çünkü muazzam bir hayal gücü olan Clare’in bu noktada kitabı bitirmesi üzücü olurdu. Ah ayrıca, Jace ve Clary’nin aşklarını üç kitaptır çıkmaza sürükleyen yazar, kitabın son sayfalarında düzene sokması, bir daha bozmayacağı anlamına da gelmiyor tabii ki. Umarım devam kitaplarında Alec ve Magnus’u daha fazla görebiliriz.

Her zaman olduğu gibi dördüncü kitaba geçmek için sabırsızlanıyorum. 🙂

Son olarak, normalde Alec’i seven ben, bu kitapta Jace’e kesinlikle aşık oldum. O kadar güzeldi ki, her şeye rağmen Clary’e olan duyguları gözlerimi doldurdu. Yeniden, gerçekten hayatta bu kadar güzel insanların olmaması düşüncesiyle hüzünlendim…

       Alıntılar;

🍃  ‘’Ne yazık ki bir zamanlar çok değer verdiğin birinden en az aynı ölçüde nefret edersin.‘’

🍃  ‘’Sonuçta seni rahatlatacak kimse yokken ağlamanın ne anlamı vardı ki? Daha kötüsü kendini teselli edemezken…‘’

🍃  ‘’…ve bana hala seni isteyip istemediğimi soruyorsun. Sanki seni sevmekten vazgeçebilirmişim gibi. Beni diğer her şeyden daha güçlü kılan tek şeyden vazgeçebilirmişim gibi…‘’

🍃  ‘’Rol filan yok,‘’ dedi Jace, mutlak bir netlikle. ‘’Seni seviyorum ve ölene kadar da seveceğim. Ölümden sonra varlığım devam edecekse, o zaman da seveceğim.‘’

Keyifli okumalar. ♥

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir