Vibranium’un Kalbi Wakanda; Black Panther | Film İncelemesi

Overall
4
  • Filme Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Kaptan Amerika: İç Savaş’da yaşanan olaylardan sonra Kral T’Challa, teknoloji açısından gelişmiş, Afrika ulusunda geçen Wakanda’ya kral olarak geri döner. Ama T’Challa, kendi tahtından indirilme tehlikesiyle karşı karşıyadır. İki güç Wakanda’yı yok etmek için birleşince, Kara Panter olarak tanınan kahraman, CIA ajanı Everett K. Ross ve Dora Milaje (Wakanda özel güçleri) üyeleriyle birleşmeli ve Wakanda’yı bir Dünya Savaşı’na sürüklemeyi durdurmalıdır.

  • Çıkış Tarihi: 2018
    Türkçe Adı: Kara Panter
    Ülke: ABD
    Yönetmeni: Ryan Coogler
    Süresi: 2 saat 15 dakika
    Kategorisi: Aksiyon/Macera/Bilim Kurgu/Fantastik
    IMDb Puanı: 7,8

Çoğu Marvel hayranları bilir ki, Kaptan Amerika’nın kalkanı, tamamen Vibranium’dan yapılmıştır. Ve o kalkanı Tony Stark’ın babası yapmıştır. Bu bilgileri çoğu Marvel severler, filmler doğrultusunda öğrendiler zaten, ama ben yine de kısa bir açıklama yapmak istedim. Açıkçası, ben o kadar Marvel hayranı değildim, aslında seviyordum, ama ilk olarak Kaptan Amerika’yla başladım ve hayranı oldum. Onun tüm filmlerini birden fazla izlesem de, daha birçok yenilmezin filmlerini oturup da baştan sona izlemedim, izleyemedim, pek zamanım olmadı. Ama artık bu konularla ilgili eskisinden daha çok ilgili olduğumu fark ettim. Özellikle de, yaklaşan Sonsuzluk Savaşı filmi beni inanılmaz heyecanlandırıyor. Sonsuzluk taşları çok heyecan verici! Açıkçası, daha önceki filmlerde gösterilen bu taşların o kadar da önemli olduğunu düşünmemiştim, sanırım ilgili olmadığım içindi. Sırf bu yüzden bile, her detayı daha fazla akılda kalıcı kılmak için filmleri baştan izlemek gerek diye düşünüyorum. Marvel’in asıl önemli filmlerinden önce, böyle, karakterlerin kendi dünyalarında filmler yapmasına bayılıyorum.

Her neyse, konumuzdan sapmadan, Black Panther filmine dönmek istiyorum. 2016 yılında vizyona giren, Kaptan Amerika‘nın üçüncü filmi olan, Civil War filminde, Wakanda’nın kralı T’Chaka, saldırı sonucu öldüğünde, oğlu T’Challa’yı ilk o zaman görmüştük. Filmin ilerleyen dakikalarında da, Black Panther olarak karşımıza çıkmıştı. (Açıkçası oldukça havalıydı.) Black Panther’i ilk o zaman gördüğümüzde, film boyunca Yenilmezler’e dair bir kötülük beslese de, görüyoruz ki, hem filmin sonunda asıl düşmanının Yenilmezler olmadığını öğreniyor hem de Sonsuzluk Savaşı için fazlasıyla önemi olduğunu anlıyor.

Film, Civil War’da babası öldükten sonra, tek varis olan T’Challa’nın kral olma yolundaki mücadelesini anlatıyor. Tüm film Wakanda’da geçiyor ve bu sayede Vibranium’un kalbinin attığı Wakanda’yı güzel görseller aracılığı ile tanıma fırsatı yakalıyoruz. T’Challa, babasının ölümünün ruhuna verdiği ağırlığı üzerinden atmaya çalışırken, aynı zamanda koca bir krallığın hâkimiyetinin omuzlarında olduğunu fark eder. T’Challa artık bir Wakanda kraldır ve kralların yas tutma gibi bir lüksü yoktur. Bununla birlikte, T’Challa, bir kral olarak halka da kendini kanıtlamak zorundadır.

T’Challa Black Panhter güçlerini, Wakanda’da yetişen özel bir bitki sayesinde alır. Krallık tacını hak etmesi için de, halkın ileri gelen insanları önünde bir sıvı sayesinde güçleri alınıp bu şekilde dövüşmelidir. Dövüşeceği kişi de, kral olmak isteyen diğer kabilenin lideridir. T’Challa, T’Chaka’nın tek oğlu olduğunu bildiği için, krallık tahtına oturması için rahatsız edici bir engel görülmez, ama sonradan anlaşılır ki, T’Challa’nın bir erkek kardeşi daha vardır; Killmonger. Bu olay anlaşıldıktan sonra da haliyle, krallıktan son derece yoksun olarak büyütülen ve tek başına hayat mücadelesi veren Killmonger, taht için T’Challa ile savaşır. Artık, onun tek amacı hor görülen unvanını Wakanda kralı olarak taçlandırmak ve hükmetmektir. T’Challa’nın aksine kötülük ile doludur. Ayrıca, Killmonger’ın bedenine öldürdüğü insanları nokta halinde kazıması rahatsız edici bir detaydı, ama güzeldi. İsmine yaraşır bir detay.

Yaşananlar hakkında daha fazla detay vermek istemiyorum, ama bundan sonra olaylar  daha macera dolu geçecektir. Tamam, bazı yerler de böyle olmasaydı daha güzel olurdu dedirtecek kısımlar var, ama açıkçası o kadar da göze batmıyor. Çünkü Black Panhter bir yan film gibi düşünülmüş. Civil War’da ilk karşımıza çıktığında, elbette herkesin aklında aynı soru vardı; bu adam da nereden çıktı? Giydiği kostüm vibranyumdan yapıldığı için kurşun geçirmezdi ve kesinlikle çok güçlüydü. Her ne kadar, kendi filminde, Civil War’da olduğu gibi güç açısından pek fazla güven vermese de, çoğu Marvel filmlerinde olduğu gibi, yapımcılar karakterlere olağanüstü güçlerinin kullanmasına izin vermiyorlar, neden bilmiyorum. Belki de, her ne kadar hepsi kurgulanmış karakterler olsa da, bir nevi gerçeğe dayalı yapmak istedikleri için olabilir.

Ben filmi beğendim. 2 saat 15 dakika olması da, Black Panhter’in nereden geldiğini açıklıyor diye düşünüyorum. Ben Wakanda’yı ayrı bir sevdim diyebilirim. Sonsuzluk Savaşı filminde orayı yeniden görmek, hatta savaşı Wakanda’da seyretmek daha bir heyecan verici olacak. Ah, bir de Shuri var, elbette! Ondan bahsetmedim, ama Tony Stark’ın kadın versiyonu olması ve her şeyden bilgi sahibi olması çok havalıydı. Kostümü tasarlaması, ince ayrıntısına kadar her şeyi düşünmesi, izlerken keyif verdi. Hatta bir sahne var, koskoca kralı deviriyor, orası çok hoştu, izleyen anladı bile. 🙂 Shuri’nin espri anlayışı, tıpkı Tony Stark gibi kostüm tasarlaması hoştu. Böyle söyleyince, Sonsuzluk Savaşı filminde hepsi bir araya gelince nasıl bir beyin fırtınası yapacak gerçekten çok merak ediyorum ve yine heyecanlanıyorum. Görüldüğü üzere, artık tüm kapılar Sonsuzluk Savaşı’na çıkıyor. Bir an önce çıksa da izlesek! Filmde kadın savaşçı karakterlerin ön planda olması çok güzel bir detaydı. Shuri bilimin beyni olurken, Okoye ve Nakia’da savaşçı takımın beyni!

Buradan Kralımız T’Challa’ya selam olsun diyorum ve kostümü ile birlikte havalı kalması için tüm dileklerimi sunuyorum. Haydi, izlemediyseniz eğer hemen izleyin. Düşüncelerinizi de, şu sağ tarafta gördüğünüz sosyal medya hesaplarımdan mesaj yoluyla bildirebilirsiniz. Keyifli seyirler. ♥

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir