Sonsuzluk İplerinin Yavaş Yavaş Örülmesi; Sempre | Kitap İncelemesi

Overall
4.8
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Bu fedakârlığın, ölümün, aşkın ve özgürlüğün öyküsü. Bu sonsuzluğun öyküsü. Haven Antonelli ve Carmine DeMarco birbirinden çok farklı bir şekilde yetişmiştir. Haven bir köle olarak, çölün ortasında herkesten uzakta, her gün çalışarak ve tacize uğrayarak büyümüştür. Carmine ise zengin bir mafya ailesine, bir oğlan çocuğu olarak doğmuş ve bolluk içinde büyümüştür. Fakat bir gün hayatları çakışır. Bir dizi sır ve yalanla boğuşurken, ikisi de görünüşte birbirlerinden farklı olsalar da aslında birbirlerine düşündüklerinden daha çok benzediklerini öğrenirler. Kaosla dolu ve para ile güç tarafından yönetilen bir dünyada Haven ve Carmine özgürlüklerine kavuşmak için savaş verecekler. Cinayet ve ihanetin olağan olduğu bu hayatta hiçbir şey bedava değildi, özellikle de özgürlükleri. Fakat geçmişlerinden kaçabilecekler miydi? En önemlisi ise, özgürlük ne demekti?

  • Kitabın Günümüz Yayınevi: Yabancı Yayınları
    Kitabın Yazarı: J. M. Darhower
    Kitabın İlk Yazım Tarihi: 2012
    Orijinal Adı: Sempre
    Sayfa Sayısı: 512
    Kategorisi: Romantik/Macera

Sempre, birbirlerinden apayrı olan iki gencin zaman içerisinde sonsuz bir bağ ile birbirlerine bağlanmalarını konu almaktadır. Öyle ki, kitap boyunca Carmine ve Haven’in kendilerini bulmalarını, birbirlerine olan aşklarını anlamalarını okuyucu olarak bizlerde evreler halinde ikinci bir göz olarak izliyoruz.

Haven Antonelli, on sekiz yaşına gelene kadar köle tacirlerinin elinde çok kötü bir hayat sürüyor ve annesi yardımıyla yaşama tutunmaya çalışıyor. Carmine DeMarco ise, zengin bir mafya babasının oğlu olarak karşımıza çıkıyor. Öyle ki, Carmine’in babası Doktor Vincent DeMarco, Haven’i Antonelli’lerden alarak kendi himayesi altına alıp evine götürüyor. İşte bu olaydan sonra da, Haven ve Carmine için hayat hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır. Onlar, zaman içerisinde fark etmeden birbirleri arasındaki sonsuzluk iplerini örmeye başlayacaklardır.

Haven çok küçük yaşta köle olmaya zorlandığı için DeMarco’ların evine kolay uyum sağlayamaz. Kendisini aynı derece de satın alan Vincent DeMarco’dan da bir süre kadar kötü muamele görür.  İlk olarak adamın iyi davranacağınızı düşünmüyorduk elbette. Sonuçta o da bir mafya lideri. Haven, bu kadar şey yetmiyormuş gibi bir de annesinden ayrıldığı için de büyük bir hüzün içerisindedir. Bununla birlikte, Carmine’de annesini küçük yaşta kaybettiği için öfkesini dışa vurmaktan çekinmez. Sayfalar ilerledikçe, Haven ve Carmine’in arasındaki bu bağlılığın temel taşlarını, birbirlerini tanıdıkça, bu detaylar atacaktır.

Haven’in Carmine’e uyum sağlaması, aynı zamanda kardeşi Dominic ile aralarındaki dostluğun pekişmesi okuyunca insanın içini ısıtan detaylardı. Carmine, huysuz, çekilmez ve bir o kadar öfkeli olmakla birlikte, Haven’in masumluğu ve ortama ayak uydurma çabası ile birleştiğinde birbirlerini tanımaya, aşkın sıcaklığına dair duygulara kapılmaya başlıyorlar. Tüm bunlar yaşanırken, aynı zamanda da arka planda mafya ve köleliğin rahatsız edici detayları işlenmektedir.

Kitap boyunca nedense hep kötü bir şeyler bekledim. Carmine ve Haven’in kötü bir sona doğru ilerlediğini falan düşündüm. Kitabın kapağında, sonsuza kadar sözü vermelerinin bedeli hayatları olacak, derken hep diken üstünde okudum. Hatta öyle ki, bir ara bıraksam mı diye düşündüm, çünkü bu aralar mutsuz son görmeye dayanamıyordum. (Her ne kadar ben de mutsuz sonları yazmayı seven bir yazar olarak. Yine de bu aynı şey değil. 🙂 ) Neyse, işte, ama okumayı bırakmadım, aksine sayfalar ilerledikçe neler olacağını daha fazla merak ettim. Carmine’i daha çok sevdim, onu okumak beni mutlu etti. Carmine ve Haven fiziksel ve psikolojik yaralarıyla birlikte birbirlerini tam anlamıyla tamamlıyorlardı. Birbirlerini iyileştiriyorlardı.

Tüm bunlarla birlikte, bir mafya lideri olmaya aday olması beklenen Carmine’in bir köleyle birlikte olması da bazılarını rahatsız ediyordu. Neyse ki Carmine tüm bunları aşmasını bildi. Kitabın sonlarına doğru tüm gizli olanlar bir bir açığa çıkmayı başardı. İlk zamanlar insanın kafasında bazı soru işaretleri kalıyor, ama kitap tüm o soru işaretleri cevaplanmış bir şekilde son buluyor.

Henüz okumadıysanız okumanızı tavsiye ediyorum. Beğeneceğinizi ümit ediyorum. Kitabın kapağı da ayrıca çok zarif duruyor. Az önce gördüğüm kadarıyla, Yabancı yayınları kitabı yayınlarken üç kapak arasında karar kılınıp okuyuculara seçme hakkı tanımış, oradaki göl içerisindeki kız kapağı olsaydı da yine bu şekilde beğenirdim. Belki diğer baskısı olabilir, ama o zaman da ayrıca almam gerekecek her neyse, güzel bir seçim. 🙂 Ayrıca ben kitabı yavaş yavaş okuduğum için, altı gün de falan bitirdim, ama bence anlamak için uygun bir zaman dilimi. Carmine ve Haven’in hayatı ve birbirlerini tanıma süreçlerinden mahrum kalmamanızı öneriyorum. Okuyacaklar için keyifli okumalar diliyorum. ♥

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir