Article,  Film Kategorisi

Sıradan Bir Hayatta Da Her zaman Sırlar Vardır; Love, Simon | Film İncelemesi

Overall
5
  • Filme Verdiğim Puan
Sending
User Review
0 (0 votes)

Konusu

17 yaşındaki Simon’ın, tamamen sıradan bir hayatı vardır. En yakın arkadaşları, muhteşem bir ailesi ve okulundaki notları da oldukça iyidir. Sadece 13 yaşından beri sakladığı bir sırrı vardır, o da gay olduğudur. Bir gün, okulun internet sitesinde paylaşılan, Blue takma adında gizemli bir kişinin gay olduğunu açıklamasıyla cesaret toplar ve Simon harekete geçer, fakat yaptığı ilk hamlenin, başına tahmin etmediği işler açacağını düşünemez.

  • Çıkış Tarihi: 2018
    Ülke: ABD
    Orjinal Adı: Love, Simon
    Yönetmeni:  Greg Berlanti
    Süresi: 1 saat 50 dakika
    Kategorisi: Gençlik/Romantik
    IMDb Puanı: 7,8

Bu film hakkında kafam karmakarışık. Ne söylemeliyim de hangi tarafını doğru kelimelerle bağdaştırmalıyım da düşüncelerimi düzgün bir şekilde aktarmalıyım bilmiyorum. Aynı zamanda bu film, uzun zamandır gençlik filmi izlemediğimi hatırlattı bana. Bir süredir bilim kurgu, fantastik ve macera türlerinde filmler izlerken, (her ne kadar gençlik dizileri izliyor olsam da) film açısından Love, Simon bana gerçekten de çok iyi geldi. Gerek oyunculuk, gerekse kurgusu bakımından Simon’ın düşünceleri, hareketleri ve davranışları beni gerçekten etkiledi.

Kitap severler, Love, Simon’ın 35 yaşındaki Amerikalı yazar Becky Albertalli tarafından yazılan, uzun adı ‘Simon vs. the Homo Sapiens Agenda’ (Simon Homo Sapiens’e Karşıdan) uyarlama olduğunu da bilirler. Kitabın kapağında yazılı olan, Publishers Weekly’nin yaptığı kitaba dair yorum gerçekten de çok doğru. Hem okurlar hem de ilk önce benim gibi filmini izlemiş olan izleyiciler Simon’a bayıldılar. Açıkçası tam da sevdiğim davranışlar bir karakterde toplanmış, hem gay hem de Hufflepuff! Başka ne isteyebilirim ki! 🙂

Şimdi filmin bir gay karakterin hayatına dair olduğunu açıkladığımda bazılarınız burun bükebilir, ama eğer beni uzun süredir takip ediyor ve tanıyorsanız, benim gaylere karşı garip bir sempatim olduğunu bilirsiniz. Bilmiyorsanız da, izlediğim eşcinsel filmlerinde yaptığım yorumları okursanız fikirlerim doğrultusunda hemen anlayabilirsiniz. İki erkeğin aşkını her zaman çok saf ve masum bulacağım. Simon da film boyunca o kadar sempatikti ki onu sevmeyen insanı düşünemiyorum. Oyunculuk açısından bence güzel bir karar verdiklerini düşünüyorum. Diğer tatlış arkadaş da cabası. 🙂

Şimdi bu kadar gevezelikten sonra, hızla konusundan bahsetmek istiyorum. Simon’ın, filmin başında kendisinden bahsettiği üzere, tamamen sıradan bir hayatı vardır. En yakın arkadaşları, muhteşem bir ailesi ve okulundaki notları da oldukça iyidir. Sadece 13 yaşından beri sakladığı bir sır vardır, o da gay olduğudur. Bir gün, okulun internet sitesinde paylaşılan, Blue takma adında gizemli bir kişinin gay olduğunu açıklamasıyla cesaret toplar ve Simon harekete geçer, fakat bu yaptığı ilk hamlenin başına beklemediği işler geleceğini düşünemez.

Film başından sonuna kadar durmadan ilerliyor. Dakikalar ilerledikçe Simon’ın yazıştığı Blue’nun kim olduğunu merak etmekle filmi hiç sıkılmadan izleyebiliyorsunuz. Gençlerin mutlaka izlemesi gereken bir film. Hem farkındalık yaratıyor hem de ön yargıları köreltiyor. İlk başta Simon’ın sırf kendisini ortaya çıkarmamak için arkadaşlarına yaptığı haksızlıklar biraz rahatsız edici oluyor, ama Simon’ın tarafından bakıldığında aslında o kadar da kolay verilebilecek bir karar değil.

Günümüzde de, tıpkı bu filmde olduğu gibi zorbalıklar ve hakaretler devam ediyor. Sırf insanlar ne der kalıbına girildiği için hayatlarını, aşklarını doğru düzgün yaşayamayan insanlar hala var. İnsanların, neden sürekli olarak başkalarının hayatlarında, yaşadıkları aşklarında gözü olduğunu hiçbir zaman anlayamadım. İster kız-erkek olsun, ister erkek-erkek, isterse de kız-kız, her ikisi tarafta arasında da saygı ve sevgi olduğunda aşılamayan hiçbir engel olmadığını düşünen insanlardanım, her zaman da öyle oldum. Bu yüzden, lütfen sevgilerini yaşayan insanlara karşı biraz daha sağduyulu ve saygılı olun. Herkes sevebilir ve seviyor da. Biraz daha sevgiye dair kalplerinizi açın ve hayatın size getirdiklerine merhaba deyin. O zaman, Simon’ın hayatının aslında hepimizin hayatı olduğunu anlayacaksınız.

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir