Article,  Film Kategorisi

Sıcacık Kalbi Olan Bir Adam; Edward Scissorhands | Film İncelemesi

Overall
5
  • Filme Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Özet

Bir zamanlar yüksek bir tepedeki kalede, en büyük icadının adı Edward olan bir mucit yaşıyordu. Edward, dayanılmaz bir çekiciliği olmasına rağmen, mükemmel değildi. Mucidin ani ölümü onun yarıda kalmasına yol açtı, elleri yerine uzun, keskin metal parçaları vardı. Edward, merhametli bir Avon hanımefendisinin, onu, ailesiyle beraber yaşamak üzere evine götürene kadar karanlıkta yalnız yaşadı. Böylece Edward’ın Suburbia isimli pastek cennetteki fantastik maceraları başladı.

  • Çıkış Tarihi: 1990
    Türkçe İsmi: Makas Eller
    Yönetmeni: Tim Burton
    Süresi: 1 saat 45 dakika
    Kategorisi: Dram/Fantastik
    IMDb Puanı: 7,9

Filmi ikinci kez izleyişim ve ikinci izlediğimde dahi, ilk kez izliyormuş gibi tatlı bir etki bıraktı üzerimde. Zaten bir Johnny Depp hayranı olarak, canlandırdığı diğer karakterler ile birlikte Edward’ı beğenmemek kesinlikle haksızlık olurdu diye düşünüyorum. Öyle ki, Edward’ın çaresiz halleri, etrafını anlamaya çalışan bakışları ve uyum sağlamaya yönelik her özelliği izleyiciyi filme daha da çok çekiyor. Depp, 1990 yılında, Tim Burton’un yönetmenliğini yaptığı filmde oyunculuğunu yine olağanüstü bir şekilde konuşturmuş. Edward’ın tatlılığı ve aynı zamanda herkesten farklı olması filmi izlerken bir sürü duyguya kapılmama neden oldu. Canı yandığında onunla üzüldüm, mutlu olduğunda onunla sevindim ve bu durum beni Edward’a daha çok yaklaştırdı.

Film’de, bir mucit tarafından yapılan Edward’ın, yapayalnız hayatından çıkarak insan hayatına adapte olmaya çalışmasını izliyoruz. Film boyunca Edward’a üzülürken aynı zamanda onun için sevindim. Başardığı her hamlede onun gibi gülümsedim, başaramadığında yüzündeki hayal kırıklığı ile birlikte aynı zamanda kendisini iyi hissetmesini istedim. Edward’ın yeni hayatına alışmasında yaşadığı komik halleri de beni çok güldürdü.

Edward, kendisini yaratan mucidi, ona tam ellerini hediye edecekken ani bir şekilde hayata gözlerini yumduğundan bu yana, Suburbia isimli rengarenk kasabanın tepesinde, tam aksine, görenleri dehşete düşürecek kapkaranlık bir şatoda yaşamaya mahkum bırakılmıştır. (Aynı zamanda bu kent, meraklı kadınlar ve sadece işe gidip gelmekten başka hiçbir şey yapmayan kocalarla doludur.) Mucit öldüğünde yalnız kalan Edward, bir gün, aşağıda yaşayan Peg Boggs (Dianne Wiest) adındaki Avon satıcısı tarafından bulunur ve Peg, onun yalnız yaşamasına izin vermemek adına Edward’ı evine götürür. Olaylar, bundan sonra başlayacaktır.

Peg’in ailesi dört kişilik bir ailedir. Bu aile, tıpkı Peg gibi, elleri yerine keskin makaslar olan Edward’ı hayatlarına dahil etmekten çekinmezler. Bu sırada Edward aileye ve insan yaşamına alışmaya çalışır. Kıyafetler giyer, yemek yemeye çalışır ve şatodaki yalnız hayatının aksine işler burada bir süre için daha iyi gitmektedir. Bu alışma süresinde Edward’ın çaresizliği beni çok üzdü.

Aynı zamanda da insanların ona tavırları açısından kızdırdı. Aile onun bazı şeyleri yapamadığını gördüğü halde hiçbir müdahalede bulunmayarak ona yardım etmedi. Orada, küçük bir çocuğun yaşaması için yapması gereken şeyleri kendi kendine yapmasını izlemek gibi bir durum söz konusuydu. Açıkçası beni burası kızdırdı. Sonuçta Edward bir çocuk değil ve yeri geldiğinde ona yardım edilmeliydi. Bir de bir şeyler yapmak için mahalledeki insanların onu kullanmaları ve kendi istediklerini yapmadığında onu görmezden gelmeleri beni aşırı kızdırdı.

Aynı zamanda Edward, evin büyük kızı Kim’e (Winona Ryder) görür görmez aşık olmuştur ve Kim ne derse onu yapmaya başlar. Bu durum da, bir süre sonra işlerin başkaları tarafından rahatsız edici bir hale dönüşmesine neden olur.

* * * * *

Makas Eller, Edward’ın hayatına dahil olmak isteyenler için olağanüstü bir film. Film, izleyenlere hem görsel şölen sunuyor hem de farklı olmanın insanın hayatına her zaman etki ettiğini gösteriyor, ama şu, hiçbir zaman unutulmamalıdır ki, farklı olmak her zaman güzeldir. İnsanların ne söylediğine bakma, sadece kendin ol!

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir