Article,  Film Kategorisi

Seni Duyarlarsa Seni Avlarlar; Sessiz Bir Yer | Film İncelemesi

Overall
4.6
  • Filme Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

2 çocuklu bir aile, izole bir kırsalda sakin bir yaşam sürmektedir. Henüz büyüme çağlarında olan çocuklar da, ebeveynleri de hiçbir şekilde konuşmamakta, işaret diliyle anlaşmaktadır. Ancak bunun sebebi konuşamıyor olmaları değildir. Aile gıcırtı çıkaracak her türlü adımdan, ses yapacak her türlü hareketten uzak durmaktadır. Ancak günün birinde bu sakin hayat, küçük çocukların oyun oynarken bir lambayı devirmeleri ile tepetaklak olur. Durgun sessizliğin içinde çıkan bu ses, ailenin peşindeki varlığın dikkatini hemen çekecek ve aile sessizliklerini bozmanın bedelini ağır ödeyecektir.

  • Çıkış Tarihi: 2018
    Ülke: ABD
    Orjinal Adı: A Quiet Place
    Yönetmeni: John Karasinski
    Süresi: 1 saat 30 dakika
    Kategorisi: Korku/Gerilim/Bilim Kurgu
    IMDb Puanı: 7,8

Paranormal türünde olan korku filmlerinden hiç hoşlanmıyorum, onlar fazlasıyla gerçekçi geliyor ve izlememeyi tercih ediyorum. Örneğin Ruhlar Bölgesi gibi. Ah, ismi bile tüyler ürpertici… Ama canavar türünde, gerek zombi olsun, gerek hayalet olsun gerekse uzaylı türünde yaratıklar olsun onlar beni pek fazla korkutmuyor. Görüntüsü açısından iğrenç görünüyorlar, ama korku açısından geceleri uyutmayan tarzdan değiller, neyse ki. Birazdan incelemesini yapacağım film de, uzaylı türünde yaratıklar barındırıyor ve gerilim açısından kesinlikle on numara bir film olduğunu söylemeliyim. Uzun zamandır bu kadar gerildiğimi hatırlamıyorum.

Daha önce Stephen King’in O filminde sinemada aşırı derece de gerilmiş, palyaço Pennywise’a yeter artık gelme dediğimi hatırlıyorum, o derece rahatsız etmişti. İşte tıpkı o filmdeki rahatsızlık, Sessiz Bir Yer filminde de mevcut. Hatta söylemeden geçemeyeceğim, O filmindeki ilk sahnenin etkisini uzun bir zaman üzerimden atamamıştım, aynı üzücü sahne bu filmde de var. Hem de en başında… Hem sinir bozucu hem üzücü, insan o an nasıl hissedeceğini bilmeden bir süre kadar filmden kopuyor, odaklanması biraz zaman alıyor. O filminde de aynısı olmuştum, hakkında pek fazla fikrim yoktu, kitabını da okumamıştım. O ilk sahne beni mahvetmişti.

Her neyse, yeniden filmimize geri dönelim. Kısaca konusundan bahsetmek istiyorum. Film 89. günden başlıyor. İlk olarak beş kişiyle başlıyor ve sonrasında, korkunç bir olay yüzünden anne, baba ve iki çocuk kalıyorlar. Az önce bahsettiğim üzücü olay bu esnada gerçekleşiyor. Daha sonrasında 486. güne atlıyor. Film bu dört kişi arasında ilerliyor, aynı zamanda kadının da hamile olduğunu görüyoruz. Bulundukları bölgede yaratıklar var, aklınıza gelebilecek hiçbir şekilde ses çıkarmamaları gerekiyor. Konuşmak yasak, ayakkabıların zeminde çıkardığı ses olmamalı, çatal bıçakların çıkardığı sesler olmamalı, su sesi olmamalı, konuşmakla birlikte öksürmek dahi yasak, çünkü en küçük bir ses çıkartırlarsa yaratıklar geliyor.

O yaratıkların nereden geldiği bilinmiyor. Belki bu konuda da biraz bilgi verebilirlerdi. Yaratıklar körler ve sese duyarlılar. En ufak bir ses duyduklarında hızla oraya geliyorlar ve sesin çıkardığı her neyse onu bulup bir saniye dahi beklemeden öldürüyorlar. Sadece çok gürültülü bir alanda olduklarında konuşulabiliyor. Örneğin nehrin çıkardığı gürültülü su sesinde rahatlıkla hareket edebiliyorlar. Bu da avlanmak konusunda biraz da olsa işlerine yarıyor.

Belki orada yaşayabilirlerdi, ama onu da yapmamışlar, bir nevi nehir açık alanda olduğu için canavarlar sesi duymasalar da etrafta gezdikleri için üstlerini örtecek bir çatıları olmadığından açık hedef olabilirlerdi. Bulundukları yerde kendilerinden başka kimseleri yok, sadece dördü yaşıyorlar ve babası her türlü olanakları sağlamak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Neredeyse Dünya’nın sonu gelmesine rağmen, tipik aile sorunları yaşanmıyor değil.

Film, son yarım saatten sonra soluksuz ilerliyor, zaten ne olursa o zaman oluyor. Annesinin bebeği doğurma sahnesi inanılmaz etkileyiciydi, gerçekten o anı hala gözlerimin önünden çekemiyorum. İnanılmaz bir oyunculuk, her şekilde! Oyunculuk açısından konuşacak olursam, hepsi de hakkını vermiş diye düşünüyorum. O ortamdaki çaresizliği ve gerilimi çok iyi yansıtmışlar, bu açıdan gerçekten çok iyi. Ama konu açısından biraz eksik gibi. Yaratıkların ne olduğunu, nasıl bir şey olduklarını biliyoruz, ama nereden geldiğini bilmemek biraz havada kalmış gibi, yine de izlenmesi gereken bir film diye düşünüyorum. Size gerilim dolu bir bir buçuk saat yaşatacak. 🙂

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir