Article,  Kitap Kategorisi

Sayfalarca Hayatın Önemini Anlamak; Veronika Ölmek İstiyor | Kitap İncelemesi

Overall
4.3
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Özet

Veronika, her istediğine sahip görünen, renkli bir yaşam süren, yakışıklı erkeklerle gezip tozan genç bir kadın olmasına karşın, mutlu değildir. Yaşamında bir şeylerin eksikliğini hissetmektedir. Başarısız bir intihar girişiminin ardından, kendine geldiği zaman bir akıl hastanesindedir. Üstelik çok kısa bir ömrü kaldığını öğrenir. Zaten ölmek isteyen Veronika bu süreçte, başka dünyaların insanlarını tanırken kendisini de keşfetmeye başlar.

  • Kitabın Günümüz Yayınevi: Can Yayınları
    Kitabın Yazarı: Paulo Coelho
    Kitabın İlk Basım Tarihi: 1998
    Orijinal Adı: Veronika Decide Morrer
    Sayfa Sayısı: 213
    Kategorisi: Roman/Çağdaş Dünya Edebiyatı

Öncelikle söylemeliyim ki, bu kitap, benim Coelho’dan okuduğum ilk kitap. Kitabı, bazı işlerim nedeniyle hemen bitiremedim, ama işlerimin yoğunluğunu da sayarsak eğer 4 gün civarında bitirmiş olmalıyım. Kitap gerçekten de insana hayatının ne kadar da güzel ve önemli olduğunu gösteriyor. Bazı zamanlar, biz de tıpkı Veronika gibi, monoton yaşadığımız hayatın artık her zamanki gibi geçmemesini, daha farklı şeyler olmasını diliyoruz, ama sonrasında aslında hayatın ne kadar da anlamlı olduğunu anlıyoruz. Çoğu zaman bunu geç fark ediyoruz. Çoğu zaman da, aslında kıymetini bilmediğimiz ne kadar da çok şeyin olduğunu öğreniyoruz. Veronika’nın hikayesi de tam da bu şekilde başlıyor aslında.

Dışarıdan bakıldığında 24 yaşında genç bir kadın olan Veronika’nın hayatında her şey yolundaydı. Yakışıklı erkeklerle gezip tozuyor, istediği her şeyi yapıyor ve hayatında hiçbir şey kötü gitmiyordu. Ama kişinin hayatında işler, hiçbir zaman dışarıdan bakıldığı gibi olmuyordu.  Veronika mutsuzdu. Tüm bu olanlar artık onu tatmin etmiyordu. Yaşamında bir şeylerin eksikliğini hissediyor, bu durum onu içten içe yiyip bitiyordu. Ve bir gün, aşırı dozda ilaç içerek ölmeye kalkıştı, fakat aradan geçen saatlerin ardından gözlerini açtığında kendisini akıl hastanesinde buldu. İşler buradan sonra tahmin etmediği bir şekilde değişiklik gösterecekti.

Veronika, günler geçtikçe bulunduğu yere ayak uydurmaya çabalarken hiç tahmin etmediği bir durum ile karşılaşır. İçtiği ilaçlar kalbine hasar vermiştir ve bu yüzden birkaç gün ömrünün kaldığını öğrenir. Aslında, ölmek isteyen Veronika için bu durum o kadar da üzücü olmamalı, ama asıl şimdi hayatın anlamını derin bir şekilde idrak etmeye başlar. Öyle ki, artık ölmek istememektedir. Bununla birlikte akıl hastanesinde kaldığı zamanlarda bir sürü arkadaşlar edinir ve aynı zamanda da aşık olur. Aşk, onun hayatını tümüyle değiştirecek ve bakış açısını genişletecektir.

* * * * *

Kitapta yapılan betimlemeler ve anlatılmak istenenler gerçekten de çok iyi yazılmış. Paulo Coelho’nun bu eşsiz kitabı, konusu ve akıcılığı ile sizin hayata bakışınızı değiştirecek. Ölüm bir kurtuluş olmadığını, yaşamın düşündüğünüzden çok daha anlamlı ve güzel olduğunu hatırlatacak. Her sayfasında, Veronika’nın duyguları içerisinde kendinizi bulacak, onun tecrübesi ile nasıl da şekillendiğinizi göreceksiniz. Okumadıysanız eğer kesinlikle bir an önce okumanız gereken bir kitap. Sonunda oldukça güzel bitiyor, benden söylemesi.

        Alıntılar;

🍃 ”Yüzüme bak, gözümün içine bak, şimdi söyleyeceklerimi hiç unutma. Yalnızca iki yasak vardır, biri insanların, öteki ise Tanrı’nın koyduğu yasaklardır. Hiç kimseyi cinsel ilişkiye zorlama, çünkü buna ırza geçmek denir. Hiçbir zaman çocuklarla cinsel ilişkiye girme, çünkü bu en kötü günahtır. Bunların dışında özgürsün. Senin istediğinin tıpkısını isteyen birisini mutlaka bulursun.” (Sayfa 143.)

🍃 ”Korkmuyorum, ama kayıtsız da değilim. Yaşamak istiyorum, ama bunun yeterli olmadığını biliyorum. Yani, kaderime razı olmuş durumdayım.” (Sayfa 145.)

🍃 ”Yeniden yaşamaya başlamak istiyorum Eduard. Hep yapmak istemediğim, ama cesaret edemediğim hatalar yapmak… Panik ataklarım geri gelebilir, ama artık başarabilirim, çünkü o yüzden ölmeyeceğimi öğrendim. Yeni arkadaşlar edinmek, bilge olabilmek için deli olmak gerektiğini onlara da öğretmek isterim. Doğru davranışların el kitabını olduğu gibi izlemek yerine, yaşamlarını, istediklerini, serüvenlerini keşfetmelerini YAŞAMALARINI söylerdim onlara.” (Sayfa 158.)

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir