İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Preacher 2. Sezon 3. Bölüm ”Küçük Hanımlar” | Dizi İncelemesi

”Eugene, neredesin? Sana ihtiyacım var. Lütfen, hemen gel.”

Bölümün başlangıç sahnesinde Eugene’nin bir çağrıyla Tracy’nin evine gittiğini görüyoruz. Aynı zamanda Eugene eski halinde son derece de yakışıklıymış. Eugene, Tracy’nin kendisini, yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyerek çağırmasının ardından evine gidiyor. Tracy, erkek arkadaşının onu aldattığını ve yaşanan her şeyi Eugene’e anlatıyor. Sonrasında da babasının tüfeğini alarak intihar etmek isteğini belirtiyor. Eugene, çok geçmeden konuşmalarıyla kızı ikna ediyor ve yaşamaya devam etmesini ağlıyor, ama yapmaması gereken bir hata her şeyi yeniden berbat ediyor.

Tracy, arkadaşı olarak gördüğü Eugene’nin omzunda kendine gelmeye çalışırken Eugene anlık bir kararla Tracy’i öpüyor. Bu, her şeyin çıkmaza girmesine sebep olan bir soruna yol açıyor. Eugene, son derece masumca yaptığı hamle karşısında bir karşılık beklerken Tracy beklenmedik bir şekilde yüzünü buruşturuyor ve hızla arkasına koyduğu tüfeğe sarılarak tetiği çekiyor. Eugene, Tracy tetiği çektiği esnada tüfeği yukarıya itiyor ve Tracy’nin kafasının üst kısmının parçalanmasına sebep oluyor. Bir anda yatak odası kanlar içerisinde kalıyor.

Eugene dehşet içerisinde olanları toparlamaya çalışırken annesi eve gelerek kızına sesleniyor. Eugene daha fazla telaşa kapılıyor. Bir şeyler yapması gerektiğini biliyor, ama ne yapacağını bilmiyor. Çareyi kaçmakta buluyor, ama kızın odasının penceresi bir türlü açılmıyor. Annesi de kilitli kapıyı zorlamaya, kızına bir şey yaptığını sanarak dehşetle kapıyı açmaya çalışıyor. Eugene pencereyi açamayacağına karar verdiğinde bir seçenek daha görüyor önünde; o da tüfekle kendini vurmak… Bir an bile düşünmeden tetiğe bastığında tetik anlık bir tutukluk yapıyor ve sonrasında Eugene’in ağzında patlıyor. (Burada da Eugene’in neden bu hale geldiğini öğrenmiş oluyoruz ki onun olaylarla hiçbir suçu yokmuş, hepsi o sürtük kız yüzünden…)

Her neyse, sonrasında bu anın tekrar tekrar yaşandığını görüyoruz. Sürekli olarak aynı şeyler başa sararak tekrar ediyor ve hızlı hızlı ilerliyor. Sonunda ekran kararıyor ve Eugene’ni gri, kasvetli bir hücrede görüyoruz; cehennemde… Hücresinin kapısı açılıyor ve bir kadın gardiyan gelerek tüm birimlerin Eugene’nin hücresine gelmesini söylüyor. Sonrasında kadın gidiyor ve Eugene’in kıpırdamadan beklemesini emrediyor. Zaten nereye gidecekse?

Jesse Custer ve arkadaşları ise New Orleans yolunda, tabiri caizse Tanrı’yı arama yolunda ilerlemeye devam ediyorlar. Onlara, yol boyunca A Walk to the Peak caz şarkısı eşlik ediyor. Caz, söylentilere göre Tanrı’nın en sevdiği müzik ki, bu şarkı da en sevdiği şarkı. Jesse, Tanrı’yı arama yolunda son derece kararlıyken Tulip’in endişeleri başka bir açıdan fazladır. Hayır, sorun Mumbai Sky Tower’da tam evlenecek sırada dönmeleri değildir, eski patronu Viktor’un başına beklenmedik bir iş açmasıdır. New Orleans da, patronunun olduğu, Tulip gideceği son yer olmalıdır, ama bunu Jesse’ye söyleyemez. Cassidy bir şekilde Mumbai’de yaşanan, Viktor’un peşine taktığı adamı öldürme sekansını görmüş olsa da tam olarak neler olduğunu bilmiyordur. New Orleans da son derece tehlikelidir.

Tulip olanları Jesse’ye anlatmak ister, ama Jesse’nin Tanrı’dan başkası gözü görmez. Sürekli olarak onu arama peşindedir ve bunun için her şeyi yapmaya hazırdır, öyle ki beklenmedik bir anda Tanrı’yı bilen bir kadınla karşılaşır. Vakit kaybetmeden onunla konuştuğunda her şey yolundadır, ama sonradan kadının beyaz takım elbiseli adamlar tarafından kaçırılmasıyla Jesse’nin kahraman mertebesine erişmesi gerekmektedir. Jesse, çok geçmeden kadını kurtarır ve başındaki belayı anlatır. Kadın kaçması Jesse’yi ikna ederek, bununla birlikte içindeki gücü söylemesine neden olacak güçlü bir yalan söyler ve Jesse hakkında her şeyi öğrenir. Kel kafalı, beyaz takım elbiseli adam da yeniden gizemli bir şekilde ortaya çıkarak neler olduğunu merak etmemize sebep olur.

Tulip ise Cassidy’nin tanıdığı Denis adında garip bir adamın evinde kalır. Viktor hakkındaki endişelerini kontrol altına almaya çalışır, ama bu oldukça güçtür. Buraya kadar gelmesi, yaklanmasına an meselesi kaldı demektir ki çok geçmeden de bir markette yakalanır. Şimdi Tulip ve Viktor’un yüzleşme vaktidir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme by Compete Themes.