Peaky Blinders 2. Sezon 3. Bölüm | Dizi İncelemesi

‘’Kafam almıyor Tom. Zamane çocukları işte!’’
‘’Savaş görmediler, bu yüzden farklılar. Çocuk kalıyorlar.’’

Patch’te, bir sokak gösterisinde, İrlandalı bir adam öldürülür. Binbaşı Campbell, boğarak öldürülen adamın cesedini gördüğünde, bu ölümün, IRA sempatizanlarından birisi tarafından gerçekleştirildiğini fark eder. Aynı zamanda Campbell’ın, Polis memuru Moss’la yaptığı bir konuşmada, geçmişte, Grace’le yaşadığı olayları da unutmadığını fark ediyoruz, ama bu durumu insanlara nefret ve öfkeyle göstermeye çalışıyor.

Thomas Shelby, her zaman olduğu gibi yine bir işler peşindedir. İçişleri bakanı, yasa dışı kumarla ilgili kayıt toplamaktadır ve Tommy de, adli suç kotasının dolması için polislere tutuklanacak adam sağlamaktadır. Bugüne kadar hiçbir sabıkası olmayan, Digbeth Kid lakaplı Harold Hancox, Tommy’nin aradığı adamdır. Tommy, adama, ilk cezası olduğu için bir hafta yatacağını, bunun karşılığında ödeme olarak da beş pound alacağını söyler. Adam bu teklifi hiç düşünmeden kabul eder. Fakat Sabini yüzünden adamın sonu, ne yazık ki, ölüm olacaktır.

Digbeth Kid lakaplı Harold Hancox’la anlaşma

Polly ise, yıllar önce elinden alınan oğlu Michael’la iletişim kurmaya başlamıştır. İlk başta bu durum, her iki taraf için de zor olsa da, Tommy ve diğerleriyle tanıştığında zaman içerisinde yoluna girecektir.

 ‘’Seni bana Tanrı gönderdi, insanlar elimden aldı.’’

Tommy, Camden Town’da, Alfie Solomons’un fırıncı şirketinde çalışmak için, Black Country’den Onbaşı Billy Kitchen’la iletişime geçer. 100 adam vereceğini ve ona, bu adamları bazı konular için eğiteceğini teklif eder, nedenini de uygun bir dille açıklar. Eğer bu anlaşmayı gerçekleştirirlerse, Billy Kitchen Tuğgeneral unvanına sahip olacak ve bu sayede, Shelby’ler de, mallarını gemiler aracılığıyla geçirirken herhangi bir saldırıya uğramayacaklardır. Adamın teklifi kabul etmesi üzerine, Black Country ve Birmingham gençleri tek cephe halini alır ve bu haber herkese yayılır.

Tommy, Shelby ailesinin durumundan haberdar olan Michael’ın reşit olmadan eve dönmesi için teklif sunar. Ne de olsa, Tommy’nin gözünde Michael, on yedi yaşına gelinceye kadar temiz ve sağlıklı bir ailede büyümüştür ve onun bu masumiyetini elinden almak istemez. Fakat Michael, kalmak için kararlıdır.

Polly’nin oğlu Michael Gray

‘’Yaşadığım köyde bir dilek kuyusu vardı. Beyaz tuğlayla örülmüş, çimenliğin tam ortasında. Herkes oraya hayrandır. Ama size yemin ederim, o köyde bir gün daha kalırsam o kuyuyu dinamitle patlatırım. Belki kollarım parçalanır, ama buna değdi derim. Tek arzum, o bembeyaz tuğla parçalarının güzelim çimenliğe saçılması olur.’’

Arthur Shelby ise, döverek öldürdüğü oğlanın annesi tarafından tehdit edilir, ama bu girişim pek bir işe yaramaz. Arthur, oğlanın annesine yardımda bulunacaklarını teklif etse de, kadının bu gibi palavralara gözü kapalıdır.

Bir yandan da Sabini, Tommy’i öldürme planları yapmaya devam etmektedir. Buna ilk önce, Tommy’nin tuttuğu adam, Harold Hancox’u öldürtmekle başlar. Bu öldürülme olayı çok geçmeden Thomas’ın kulağına gider ve çözmek için hemen harekete geçer. Çünkü biliyordur ki, hapiste adamların can güvenliği olmadığı öğrenilirse adamlar onlar için çalışmayacaktır.

Açık arttırmada gerçekleşen çatışma

Bu esnada Tommy, Dancoster Blood’taki açık arttırmada, safkan bir çeyrek Arap atı almak için çok yüklü bir harcama yapacağını şirket haznedarı Polly’e söyler. Bunu almaktaki amacı, Sabini’nin yarış parkurlarına girip onun bölgesine giriş bileti kazanmak ve derbiye katılıp Sabini’nin yarışlarda üstünlüğünü ellerinden almaktır. Polly bu durumu kabul etmek istemez, ama başka çaresi yoktur.

Tommy, açık arttırma sırasında at yetiştiricisi May Carleton’la karşılaşır. Tommy atı satın aldıktan sonra May, atı almak istediğini söyler, ama Tommy tabii ki de bu teklife yanaşmaz. Sadece iletişim halinde kalabilmeleri için kadının kartını alır.

Kadınla girdiği diyalogdan sonra eve gitmek için yola çıktığında Sabini’nin adamı tarafından öldürülmeye çalışılır, ama son anda Arthur’un müdahalesiyle kötü bir şey olmadan olayı atlatır.

🔙 2. Sezon 2. Bölüm İncelemesi.

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir