Article,  Dizi Kategorisi

Peaky Blinders 2. Sezon 1. Bölüm | Dizi İncelemesi

‘’Onu unutmanın vakti geldi?’’
‘’Kimi unutayım?’’

İlk sezonun sonunda, gitmeden önce, Dedektif Campbell’a karşı karşıya gelen Grace, Campbell’dan önce davranıp silahını çeker ve onu vurur. Bu olaydan sonra aradan iki yıl geçer. Ada’nın eşi Freddie Thorne vebadan ölmüştür. Ada ise Shelby ailesinden tamamen kopmuş durumdadır. Defin işlemleri sırasında Shelby ailesi cenazede bulunurken, Small Heath’de Thomas’ın çok sevgili Garrison Barı’na saldırı düzenlenir, bar bombalanır. İlk olarak kim tarafından yapıldığını bilemeyen Thomas, sonrasında İrlandalıların bu işin içinde olduğunu öğrenir. Bunun için de, kimseye haber vermeden Small Heath’den Black Lion’a gider. Orada, işin içerisinde olan kişiler tarafından tutsak edilir ve şantaja maruz kalır.

Thomas, her şeye rağmen onlardan korkmadığını belli etse de, İrlandalıların Thomas’tan istediği bir şey vardır. Yapması gereken şey, İrlandalı bir muhalifi öldürmektir. Bu Thomas’ı çıldırtsa da istedikleri şeyi yapar ve bir gece yarısı adamı öldürür. Bu durum, Thomas’ın başına beklemediği sonsuzlukla sorunlar açacaktır ki, sadece bu da değildir.

Thomas, Shelby Limiteti büyütmeye kararlıdır. Bunun için de, Londra’ya adım atması gerektiğini bilir. Arthur ve John ile birlikte, Newmaket gününde, İtalyan çete lideri Charles Darby Sabini’nin kulübüne gidip orada kendilerini, Peaky Blinders’a yaraşır bir şekilde takdim ederler, ama orada istenmemektedirler. Bir tahrik sonucu kavga başlar ve kulübü dağıtırlar, ama buraya düşman olmaya değil, barış yapmaya geldiklerini de söylerler, fikirlerini sunup giderler. Fakat bu olay hem Thomas’ın ölesiye dövülmesine neden olacak hem de Ada’nın kaçırılmasına neden olacaktır.

Tüm bu olaylar çerçevesinde, Dedektif Campbell’ın Binbaşı rütbesine atandığını, kurt başlı bir bastonla topallayarak gezdiğini görüyoruz. Yine Campbell yüzünden, geçmişin hayaletleri iki yıl sonra Thomas’ın başına üşüşecektir. Campbell, eskisinden daha acımasız ve şanlıdır. Kimseyi incitmekten çekinmez, ama bir şekilde Thomas’ı Sabini’nin adamlarının elinden ölümden kurtarır, tabii bunda da kendi payına düşecek planları vardır.

‘’Annen hep derdi. Seni öldüren zekân olacak.’’

*

Güzel bir sezon başlangıcıydı. İlk sezonun aksine, çok fazla olay yaşanmış gibi görünse de aslında tek bir olay çerçevesinde hareket ediliyordu. Bu yüzden diziye dair yazım kısa oldu, ama Thomas her zamankinden de güzeldi. Aradan iki yıl geçse de Grace’i unutamamasının verdiği izleri gördük Polly sayesinde. Lizzie’yle olan yakınlaşmaları sinir bozucuydu, ama onun hakkında da bazı planlarının olduğunu anlıyoruz. Acaba yıllar sonra Grace’e düşkünlüğünü Lizzie’yle mi yok edecek ilerleyen bölümlerde göreceğiz.

İlk sezonun son bölümünde Ada küçük bebeğiyle henüz aileye katılmıştı ki, iki yıl sonra Freddie öldükten sonra bile, yeniden aileyle düşman olduğunu görüyoruz. Ada, hem Shelby hem de Thorne olmadığını, artık özgür bir kadın olduğunu belirtiyor, ama bölümün sonunda yine Shelby ailesinin üzerindeki damgasını atamıyor. Polly teyze de gördüğü bir rüya sonucu kimsenin haberi olmadığı çocukları hakkında bilgi sahibi olmak için bir topluluğa katılıyor, ama sonradan John’un eşi Esme sayesinde onların sahtekâr olduğunu öğreniyor. Bu durum Polly’i epey yıkmış olsa da sanırım ilerleyen bölümlerde Polly’nin çocuklarını da görebiliriz.

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir