Ne Olursa Olsun Kendin Olmaktan Vazgeçme; Sierra Burgess | Film İncelemesi

Overall
3.5
  • Filme Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Lise gençliğinin standartlarına göre pek de güzel sayılamayacak, fakat zeki bir genç kız olan Sierra, kaderin cilvesi ile sürpriz bir aşk yaşamaya başlar. Hoşlandığı çocuğun kalbini kazanmak için ise, okulun en popüler kızı ile işbirliği yapmak mecburiyetinde kalır.

  • Çıkış Tarihi: 2018
    Ülke: ABD
    Orjinal Adı: Sierra Burgess is A Loser
    Yönetmeni: Ian Samuels
    Süresi: 1 saat 45 dakika
    Kategorisi: Romantik/Dram
    IMDb Puanı: 6,1

Netflix ülkemizde hizmete açıldığından bu yana gençlik filmleri daha yürürlükte olmaya başladı. Neredeyse her ay bir gençlik filmi çıkıyor ve benim gibi gençler açısından oldukça önemli bir gelişme diye düşünüyorum. Aslında ben pek fazla aşk filmlerinden hoşlanmam. Ama belki de Netflix’deki filmler, genellikle 1 saat 40 dakikayı geçmediği için bir nevi zaman geçirilmesi kolay ve sevilen yapımlar ortaya koyuyor, izlemesi de keyifli hale geliyor.

Bugün bahsedeceğim film de Ağustos ayında vizyona girdi ve filmi daha çok Noah Centineo için izledim diyebilirim. Noah, Jamey karakteriyle karşımıza çıkıyor. Yakışıklı ve iyi niyetli bir lise öğrencisi, aynı zamanda da okulun futbol kaptanı. Açıkçası, genel de filmlerde bu tür kişiler kötü karakterde olur, ama filmde tam tersi nitelikte ve ben bu şekilde olmasını gerçekten de seviyorum. Belki de içten içe filmi sevmemin detaylarından birisi sadece budur. Bununla birlikte, tatlı ve keyif verici olması da bir buçuk saatimin güzel geçmesine sebep oldu.

Filmin ana konusunu oluşturan kız, Sierra Burgess (Shannon Purser), görünüş itibariyle kendisini pek sevmeyen, ama zekasıyla ortama ayak uydurmaya çalışan bir lise öğrencisidir. Arkadaşı Dan ile sıradan lise hayatını yaşamaya çalışır. Bir gün, yakışıklı Jamey, Sierra’nın okulundaki popüler kız öğrencisi Veronica’ya (Kristine Froseth) arkadaşlık teklif eder. Veronica ise, burnu havada, havalı ve kendini beğenmiş bir karakter olduğu için, bu teklifin üzerine Jamey’e çekinmeden telefon numarası verir. Jamey, aldığı telefon numarası üzerine sevinirken, aslında o numaranın Sierra’ya ait olduğunu bilmez. Ve hikaye buradan sonra şekillenmeye başlar.

Öyle ki Sierra ansızın gelen mesajla neler olduğunu anlamaz, gelen mesajın kimden olduğunu sorduğunda yakışıklı futbol oyuncusu fotoğraf atarak kendisini gösterir. Sierra çekinmeden Jamey ile mesajlaşmaya devam edecektir. Jamey ise kendisine oynanan oyunun farkında olmadan kafede telefonunu aldığı kızla konuşmaya devam eder.

Film kötü değildi elbette, güzel ve keyifliydi. Tam anlamıyla gençlerin yaşadıklarını anlatmıştı. Karakter seçimleri açısından da başarılıydı. Bazı yerlerde Sierra’ya kızmadım değil, ama genel anlamda liseli gençlerin üzerindeki utangaçlık ve kendini küçük görme durumunun güzel yansıtıldığını düşünüyorum. Hangimiz zamanında Sierra gibi düşünmedik ki?

Yine de ne olursa olsun bir insanın kendinden ödün vermeden sevgisini göstermesi gerektiği kanısındayım. Karşıdaki insan eğer düşüncelerini değil de görüntüsünü sevmediği için ondan uzaklaşırsa bana göre eksik kalsın daha iyi. Yalnızlık bazı durumlarda çok daha iyi sonuçlar verebiliyor. 🙂

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir