Article,  Kitap Kategorisi

Ne Kadar Kaçarsan, O Kadar Yakalanırsın; Aşk Seni Bulursa | Kitap İncelemesi

Overall
4
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Özet

Uzaklaşmak isteyen güzel bir kadın.
Uzakta onu bekleyen yakışıklı bir erkek.

Kışkırtıcı bir aşk hikayesi…

Sadece ‘gitmek’ istediğiniz bir zaman oldu mu hiç? Yaşadığınız şehirden, yoğun işinizden uzaklaşmak, yeni bir hayata başlamak istediğiniz bir zaman… Bunu kaçımız başarabiliriz ki?

  • Kitabın Yayınevi: Nemesis Kitap
    Kitabın Yazarı: Rachel Gibson
    Kitabın İlk Basım Tarihi: 2011
    Orijinal Adı: The Trouble with Valentine’s Day
    Sayfa Sayısı: 249
    Kategorisi: Aşk/Spor

Kitabı ne zaman aldığımı hatırlamıyorum, ama parayla satın almadığımı düşünüyorum. Muhtemelen, bir dergi aldığımda yanında hediye olarak vermiş olmalılar ve aradan beş seneden fazla bir zaman geçtiğini düşünüyorum ki, kitabın tarihi de 2011 yılında. (Öyle ki, bende olan kitabının kapağında olan resmi de bulamadım. Mecburen beğenmediğim bu resmi koymak zorunda kaldım. İlk kapağı, kızıl saçlı kızlı kapağı daha güzelmiş.) Benim de bu zamanlarda elime ulaşmış olmalı. Her neyse, kitabı o zamandan beri okumadığımı fark ettim, kitaplığımın derinlerinde kalmış. Fazla sayfa sayısı olmadığını görünce de, neden olmasın diyerek okumaya başladım. Yine, yoğunluğum sebebiyle üç gün civarında bitirdim kitabı. Kendime, bir kitap için, uzun-kısa olsun, en fazla bir hafta süre verdiğim için, rahatlıkla okudum kitabı.

Kitabı okuduktan sonra, kimler yorum yapmış, kitap hakkında neler söylemişler diye araştırırken kitabın Chinooks Hokey Takımı serisinin üçüncü kitabı olduğunu öğrendim ve açıkçası buna üzüldüm, elimde olsaydı eğer baştan başlamış olurdum, ama bir de şu var, hiçbir yer de bu serinin, diğer kitaplarla bağlantıları var mı göremedim, bu yüzden bu konuda bir fikrim yok. Okurken de, hiçbir şekilde kafam karışmadı. Bu nereden geldi ya da bu kim diye rahatsızlık duymadım. Umuyorum ki, bu kitapların birbirleriyle bağlantıları, sadece Hokey’dir. 🙂 Ben size şuan üçüncü kitabından yorum yapacağım. (Aynı zamanda bu kitabın basımı durduruldu mu bilmiyorum, ama almak isteyenler için, ne yazık ki her yerde tükenmiş.) Ben bu kitabı çok beğendim. Aşk Seni Bulursa kitabı da zaten, birazdan değineceğim gibi Kate Hamilton ve Rob Sutter arasında geçiyor.

Şimdi, kitabın konusuna değinecek olursak eğer, Kitapta, özel dedektif Kate Hamilton ve profesyonel hokey oyuncusu Rob Sutter arasında geçen kışkırtıcı bir aşk hikayesi anlatılıyor. Kitapta beni etkileyen kısım, bu iki kişinin, daha önce birbirleri hakkında hiçbir şey bilmiyor olmaları ve ikisinin de yaşadıkları trajik olaylardan sonra sürdürdükleri hayattan kaçarak aynı kasabaya gelmeleri. Öyle ki, kitabın ilerleyen sayfalarında birbirleri hakkında gerçekleri öğrenmelerini ve bu sayede birbirlerinden ne kadar kaçarlarsa kaçsınlar, birbirlerine bir o kadar bağlandıklarını görüyoruz. Bu kısım da, aşkta aranan özelliklerden değil mi zaten?

* * * * *

Yorumlara baktığımda, diğer kitaplarda daha çok hokey sporu ile ilgili detaylar verildiğini okudum, ama bu kitapta birkaç yerde bahsediliyor o kadar. Yine de, benim diğer kitaplardan ayrı olarak değerlendirmem gerektiği için, o şekilde yorumuma devam etmek istiyorum. Kitabı okuduğum süre zarfında, yazarın akıcı dili ve konusu beni etkileyen yanlardı. Ben, aynı zamanda, aşka dair tesadüflere ve kaderin, birbirlerini seven insanları ne olursa olsun bir araya getirdiğine inanan birisiyim. Aşk Seni Bulursa kitabı da, kesinlikle ismine yakışır bir tonda yazılmış bir kitap. İçinizi ısıtıyor ve bir o kadar da eğlendiriyor. Arada sırada kızdırdığı da oluyor, ama Kate ve Rob’un geçmişlerinde yaşadıklarını öğrendiğinizde, yaptıkları olayların doğru bir seçim olduğunu göreceksiniz. Öyle ki, onlar da birbirleri hakkında bilgi sahibi oldukça, birbirlerine kopmaz bir bağ ile kenetleniyorlar. ♥

       Alıntılar;

🍃 Kapının üstündeki zil çaldı ve herkesin gözü içeri giren ve botlarındaki karı temizleyen adama çevrildi. Beresini çıkardı ve cebine sokuşturdu. Yanakları kızarmıştı ve yeşil gözleri parlıyordu. Saçını düzeltmek için elini başına götürdüğünde tavandaki ışık, elindeki gümüş yüzüğün parlamasına sebep oldu. Aynı anda hem büyük, kötü adam olmayı hem de sevimli bir genç görünmeyi başarıyordu. (Syfa 63)

🍃 Biraz daha Rob’un üzerine doğru eğildi, neredeyse sol yanağının yanındaydı. ”Çenen nasıl?”
”Çok ağrıyor, ama yaşayacağım…”
”Dayak yediğin için üzgünüm. Eğer bir şeye ihtiyacın olursa bana haber ver.”
”Ne gibi?”
”Buz torbası.” (Syfa 97)

🍃 Evin ışıkları Rob’un üzerine düşüyordu ve bu akşam Kate onun yüzünü ilk defa açık bir şekilde görüyordu. Kahverengi saçları alnına düşmüş, kaşlarına kadar uzanmıştı. Kate ona bakan yeşil gözlerine baktı. Daha sonra Rob’un bakışları Kate’in dudaklarına doğru kaydı. ”İyi geceler Kate.” (Syfa 204) 

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir