Article,  Kitap Kategorisi

Mutluluk Bu Kadar Zor Olmamalı; Az Biraz Mutlu | Kitap İncelemesi

Overall
4
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

On altı yaşındaki Aaron Soto hayatını derinden sarsan bir aile trajedisinden sonra mutluluğun peşine düşer. Çabaları ve kız arkadaşı Genevieve’in desteğiyle mutluluğun nasıl bir duygu olduğunu hatırlamaya başlar ama geçmişini paylaşıp geleceğiyle yüzleşmesini yeni arkadaşı Thomas’a borçludur. Üstelik iki arkadaş yakınlaştıkça, Aaron yeni kavuştuğu huzuru tehlikeye sokacak gerçekleri keşfedecektir. Leteo Enstitüsü’nün başlattığı çığır açan bir hafıza değiştirme işlemi onu bu zorluktan kurtarmayı vaat etse de Aaron tüm anılarından vazgeçmeyi göze alabilecek mi?

  • Kitabın Yayınevi: Pegasus Yayınları
    Kitabın Yazarı: Adam Silvera
    Kitabın Basım Tarihi: 2017
    Sayfa Sayısı: 336
    Kategorisi: Dram

‘’Büyük acı çekmenin ne anlama geldiğini iyi biliyordum ama insanın hayatının her gününü bununla geçirdiğini hayal bile edemiyordum.’’

Kitapta, 16 yaşındaki Aaron Soto’nun kendisini bulmasını okuyoruz. Eşcinseliği anlatan bir kitap olduğu yazıyordu ki, bende buna istinaden okumaya karar verdim. Bundan ziyade kitabı ilgi çekici kılan bir şey de, Leteo Enstitüsü’nün başlattığı unutma deneyleri. Açıkçası kitabın beklentilerimi karşıladığını söyleyemem. Daha derinden bir konu bekliyordum, daha çok çocuklara yönelik bir kitap olmuş gibi, ama bunu söylemekte yanlış olabilir, çünkü içerisinde küfürler ve uygunsuz birkaç bir şey vardı. Çocuk demeyeyim de, tamamen Aaron yaştaki kişilerin okuyabileceği bir kitap diyelim. Bu kadar ses getirmesi de, kitabın 100 sayfası tamamlandıktan sonra bambaşka bir boyuta ermesi olabilir.

Bilmiyorum, tam olarak güzel diyemeyeceğim, ama kötü de demeyeceğim. Kitabın sonunda Aaron’a sarılmak istedim. Aslında, kitap boyunca bunu yapmak istedim. Yaşadıkları, küçük bir çocuk için hiç hoş şeyler değildi. Bunun üzerine annesinin, çocuğuna yaptırdığı şeyleri bir bakıma iyi karşıladım. Yine de kitap boyunca görüyoruz ki yaşadıklarımızı, ruhumuzda iz bırakmış bazı şeyleri sonsuza kadar unutamıyoruz. Bir şekilde, hayatımızın bir kısmında, bir tetiklemeyle bastırmış olduğumuz her şey gün yüzüne çıkıp, beynimizi daha fazla etkiliyor. Üstelik bu, ilk zamandakinden daha fazla acı veriyor.

Aaron’ın Genevieve’de kendi erkeklik duygularını araması son derece dokunaklıydı. Aslında Thomas gelmeden her şey yolunda gidiyordu, ama bir gün, insan avı dedikleri oyunu oynamaya başladıktan sonra Aaron Thomas’la karşılaşıyor. Thomas, Aaron’a saklanması konusunda yardım ediyor ve her iki karakter de o zamandan sonra nasıl olduğunu anlamadan birbirlerine yakınlık göstermeye başlıyorlar. Bu yakınlık ilişki boyutuna girmiyor elbette, tamamen arkadaşlık boyutunda, ama Aaron’ın açıklamakta zorluk çektiği duygularının ortaya çıkmasını sağlıyor ve düşüncelerini allak bullak ediyor. Bunun üzerine arkadaşlarıyla da arası açılıyor, başına çok kötü şeyler geliyor. 300 sayfalık kitabın, yarısından sonrasında heyecanlı ve bir o kadar belirsizliklerle geçiyor.

Hüzünlü müydü? Evet, tahmin ettiğimden daha hüzünlüydü. Keza sonunun böyle olmasını beklememiştim. Aaron’ın çok daha güzel bir hayatı hak ettiğini düşündüm hep. Thomas’ın ona iyi geleceğini, tüm olanlardan sonra her şey birlikte yoluna gireceğini hayal ettim, ama ne yazık ki öyle olmadı. Kitabını akıllardan çıkarmayan kısım da sonu olmalı diye düşünüyorum.

Bazı şeyleri göze alarak, beklenti içerisine girmeden okumanızı tavsiye ediyorum. Kitap, o zaman, sizin için daha tatmin edici olabilir.

Keyifli okumalar. ♥

🍃 Hayatında hiçbir yönü olmayan çocuk bana unutamayacağım bir ders vermişti: İzin verdiğiniz takdirde, mutluluk
yeniden hayatınıza girerdi.

🍃 “Gerçekten o kadar kötü müydü?”
“Evet.”Sırtüstü uzanıp gözlerim acıyana kadar güneşe baktım.”Hayat gözüme çok uzun göründü. Gitmek istedim.”

🍃 Körler müzikte mutluluğu buluyorsa, sağırlar renklerle keşfedebiliyorsa, ben de karanlıkta güneşi bulmak için her zaman elimden geleni yapacaktım çünkü hayatım tek bir hüzünlü sondan değil, bir dizi sonsuz mutlu başlangıçtan ibaretti.

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir