Merilands

Filmler, Diziler ve Kitaplar Hakkında Bilgi Sahibi Olmak İsterseniz Doğru Adrestesiniz.

Mücadele Edersen Karşılığını da Alırsın; Ölümcül Oyuncaklar 6 – Cennet Ateşi Şehri | Kitap İncelemesi

Overall
5
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Clary, sevdiği adamı nihayet Lilith’in mühür hapsinden kurtarmıştır, ama bu da tahmin ettiği gibi sonuçlar doğurmamıştır. Jace, Sebastian’ın yükümlülüğünden kurtulmuş olsa da, Melek Raziel’in kılıcı Glorious Jace’in bedenine etki etmiştir. Jace Ligthwood, bir süre bedeninde dolanan Cennet Ateşi’yle yaşamaktadır.

  • Kitabın Günümüz Yayınevi: Artemis Yayınları
    Kitabın Yazarı: Cassandra Clare
    Orijinal Adı: The Mortal Instruments 6 – City of Heavenly Fire
    Yayınlanma Tarihi: 2014
    Sayfa Sayısı: 800
    Tür: Fantastik/Gençlik

KONUSU

‘’Eğer cennete ulaşamıyorsam cehennemi çağırırım.’’

Yaşananlar New York Gölgeler Dünyası’nı etkilemiştir. Jace’in Sebastian’la kurduğu ittifak çok fazla soruna yol aşmıştır ve Jace şuan onun hükmünden kurtulmuş olsa da, yapması gereken çok fazla şey vardır. Sebastian, tek başına kalmış olsa da, elinde Cehennem Kupası olduğu sürece hiçbir zaman tam olarak yalnız kalmaz. Los Angeles’a yaptığı küçük bir ziyaretten sonra Blacktorn ve Carstairs’ları zor bir duruma sokar ve ailelerinin yok olmasına sebebiyet verir.

Sebastian’ın Los Angeles’a yaptığı saldırıdan sağ kurtulan Emma Carstairs, Julian ve küçük kardeşleri, vakit kaybetmeden Alicante’ye giderek olanları Meclis’e anlatır. Sebastian’ın amacı, tüm gölge avcılarına elindeki Cehennem Kupası’ndan içirerek ruhlarını öldürüp kendi sahfasına çekmektir. Aynı zamanda kız kardeşi Clary’i de istemektedir. Bu da dengeleri bir hayli bozacaktır. Sebastian’ın içindeki iblis gücü sandıklarından da büyüktür.

Tüm bunları duyan New York Gölge Avcıları vakit kaybetmeden Alicante’ye, yani Camlar Şehri’ne yol alır. Ne gerekiyorsa yapıp Sebastian’ı durdurmaları gerekmektedir. Ebastian, dur durak bilmeden her ülkeden Gölge Avcısı Enstitülerine gidiyor, işine yarayarak olanları dönüştürüp, işine yaramayacakları öldürüyordur. İblisler de her zaman olduğu gibi Sebastian’a yardım eder. Sebastian’ın rotasında sadece gölge avcıları yoktur. Kurt adamlar da görüş alanının içerisindedir ve bu durum Jordan Kyle’ın başına da geri dönülemez bir sorun açacaktır. Sebastian, her zaman olduğu gibi üç adım öndedir.

Seelie Sarayı Kraliçesi’yle yaptığı anlaşmayı kimse bilmez ve gölge avcılarını tuzağa düşürür. Luke, Jocelyn, Magnus ve Raphael, periler kraliçesiyle Sebastian’ın alehine anlaşma gerçekleştirmek için görüşmeye gittiklerinde beklemedikleri bir tuzağa düşerler. Sebastian, yakaladığı bu fırsatla onları alıp Edom’a, Cehennem Şehri’ne kaçırır. Aynı zamanda başka bir boyut, Edom’da oldukları süre boyunca takip edilme şansları da ortadan kalkar. Luke, Jocelyn, Magnus ve Raphael’i kurtarmak Clary ve arkadaşlarına düşecektir.

Jace, yüce cennet ateşi bedeninde dolaşırken Sebastian’a karşı bir galibiyetinin olduğunu fark eder ve bunu lehinde kullanmaya karar verir. Clary, Jace, Isabelle, Alec ve Simon’ın Cehennem Şehri Edom’a gitmekten başka çareleri yoktur. Ya sevdiği insanları kurtaracak ya da Sebastian’ın şehri ele geçirmesine izin vereceklerdir? ‘Sıradan’ bir çocuk olan Simon’ın da kaderi, Edom topraklarına adım attığı anda değişecektir.

YORUMUM

Son kitaba geldiğime hala inanamıyorum. Konusu hakkında daha bir sürü detay söylemek istiyorum, ama spoiler olmasını istemiyorum. Çok, çok, çok fazla konuşmak istiyorum, ama ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Gerçekten çok güzeldi. Clary&Jace’in, Alec&Magnus’un aşklarına veda edebilecek olmak aşırı mutsuz ediyor. O kadar güzel bir seriydi ki… Cennet Ateşi Şehri’yle muazzam bir final yaptığını düşünüyorum. Bitirmek hem hedeflerime yaklaşmamı sağlıyor hem de buruk bir hüzün duymama neden oluyor. Tıpkı her seriyi, her kitabı bitirdiğimde hissettiğim duygular gibi; hem güzel hem de hüzünlü.

Ölümcül Oyuncaklar serisinin altıncı ve son kitabı Cennet Ateşi Şehri’ni yaklaşık olarak on gün civarında okudum. 800 sayfalık bir kitabın bu kadar hızlı bir şekilde bitmesi muazzam bir duygu. Seri, gerek konusu gerekse yaşattıkları bakımından gerçekten etkileyici bir seriydi benim için. Harry Potter’dan sonra unutmayacağım ve bir süre sonra yeniden okuma isteği duyabileceğim bir seri. Başka ne diyeceğimi bilemiyorum açıkçası. Jace, Clary, Alec, Magnus, Isabelle, Simon, Maia, Jordan… Hepsi harika karakterlerdi. Kitapta geçen tüm karakterleri sayıp onlar hakkında hislerimi yazmamak için kendimi zor tutuyorum.

Şöyle düşündüğümde hiç boş, içi doldurulmamış, ortada sırıtan bir karakter yoktur. Hepsi o ya da bu şekilde hikâyenin içerisine dâhil oluyor, hikayeyi zenginleştiriyordu. Bu seri hakkında, güzel kelimelerden başka ne söyleyebilirim ki? Yazım tarzı, anlatım, hikâye, akıcılık, her şey harikaydı. Yeniden, keşke ben de böyle güzel şeyler yazabilsem diye imrenmeden edemedim.

Gölge Avcılarıyla ilgili, diğer kitap serilerini de okumak istiyorum, ama bunu ilerleyen zamana saklıyorum. Eğer hala Gölgeler Dünyası’na adım atmadıysanız mutlaka bu seriyle adım atın, asla pişman olmayacaksınız.

         Alıntılar;

🍃  ‘’Bazen umut devam etmemizi sağlayan tek şeydir.‘’

🍃  ‘’Kahramanlar her zaman kazanan kişiler olmak zorunda değildirler. Bazen kaybedenlerdir de. Ama savaşmaya devam ederler, geri dönerler. Pes etmezler. Onları kahraman yapanda budur işte.‘’

🍃  ‘’Demek ilk Gölge Avcısı sevgilinim, öyle mi?‘’ dedi Alec, nihayet birbirlerinden ayrıldıklarında.
‘’Öyle çok şeyde ilksin ki Alec Ligthwood,‘’ dedi Magnus.

🍃  ‘’Seni kurtarmam gerek, Alec,‘’ dedi Magnus. ‘’Seni ve sevdiğin herkesi. Sonuçta tüm bunlar için küçük bir bedel sayılır, öyle değil mi?‘’
‘’Sevdiğim herkesi değil,‘’ diye fısıldadı Alec.

🍃  ‘’Öyle büyük bir kaybın çığlığıydı ki söyleyecek tek kelime yoktu. Tepenizde ki gökyüzünün, ciğerlerinizdeki havanın sonsuza dek elinizden alındığı, kelimelerle kifayetsiz bir yakarıştı bu.‘’

Keyifli okumalar. ♥

Next Post

Previous Post

Leave a Reply

© 2019 Merilands

Theme by Anders Norén