İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Merlin 4. Sezon 3. Bölüm ”Acı Gün” | Dizi İncelemesi

Arthur’un yaş günü gelip çatmıştır. Camelot halkı vakit kaybetmeden hazırlıklara başlamıştır. Bununla birlikte etraftan eğlence için bir sürü yabancı insan Camelot’a gelmiştir. Arthur’un yaş günü için büyük bir ziyafet verilecektir. Hatta Uther bile oğlunun doğum günü eğlencesini kaçırmamak için iyileşmiş, ruhundaki yaraları bir gün de olsa kapatma girişiminde bulunmuştur. Bu Arthur’u fazlasıyla mutlu eder. Tabii her zaman olduğu için Arthur’un düşmanı sadece Morgana değildir. Camelot’un başka düşmanları da bu andan fırsat bilerek planlarını uygulamaya başlar.

Akşam olup, eğlence başladığında bir cüce ve soytarı kral ve oğlunu eğlendirirken Arthur’a bir oyun oynarlar. Bu oldukça tehlikeli bir oyundur. Yuvarlak bir çarka Arthur’u bağlarlar, ağzına da bir elma tıkarlar ve sonrasında çarkı döndürmeye başlarlar. Çark Arthur ile beraber dönerken hançer ustası soytarı da Arthur’a isabet ettirmeden ağzındaki elmayı vurmaya çalışır. (Açıkçası fazlasıyla saçma bir sahneydi… Onca yaşanan şeye rağmen nasıl olur da hala yabancılara inanıyorlar anlamıyorum.) Her neyse adam üçüncü denemesinde neyse ki Arthur’a zarar vermeden elmayı tam ortasından vurur, ama planladıkları başka şeyleri vardır. Arthur neşeyle bağlandığı yerden kaldırılırken yediği elmada uyuşturucu olduğunun farkında değildir.

Gecenin sonunda eğlencenin sarhoşluğuna vurularak Merlin bile Arthur’un üzerindeki yorgunluğun farkına varmaz. Arthur, her an bayılacak halinde bile yatmak yerine babasının yanına gitmesi, Arthur’u öldürmeyi düşünen hain adamın işine yarar ve kralın odasına girmeye cür’et ederek Arthur’a saldırır. Arthur çeviktir, ama ilacın etkisiyle o kadar da gücü yoktur artık. Tam öldürüleceği sırada babası devreye girer ve oğlunu kurtarır, ama hain adam ölmeden önce Uther’a ölümcül bir bıçak darbesi saplayacaktır. Bu, her şeyin dengesini alt üst eder. Uther, kalbinden bu sefer fiziksel bir yara almıştır ve ölüm döşeğindedir.

Halk kısa sürede bunu kabullenmeye, kralın ölümüne kendilerini hazırlamaya başlar, ama Arthur babasının ölümüne henüz hazır değildir. Bunu kabullenemez ve bir şeyler yapması gerekmektedir. Çaresizliğinin üzerine Merlin’e büyüyle babasını iyileştirebileceğini düşünür. Bu fikir kulağına hem korkunç hem de bir umut olarak dolmaktadır. Merlin ona bildiği, yardım edebilecek bir büyücünün olduğunu söyler. İkisi birlikte o büyücünün yanına gideceklerdir, ama Arthur, bilmediği, ölümcül bir hata yaparak büyüye başvuracağını dayısı Lord Agravaine’e söyler.

Arthur, Merlin ile büyücüyü kısa sürede bulur. Tabii ki o büyücü Merlin’in yaşlanmış halidir. Çaresiz kalan Arthur umutla büyücü ile konuşur ve onunla gizlice babasının odasına getirmek için anlaşır. Merlin hevesle ilacı yapmaya hazırlanır, öyle ki eğer yaptığı büyüyle Uther iyileşirse Arthur gelecekte kral olduğunda büyüye dair daha ılımlı ve nazik yaklaşacaktır. Bu sözü de yaşlı büyücüye vermiştir.

Agravaine ise bu sırada vakit kaybetmeden olanları Morgana’ya yetiştirir. Morgana’nın planı hazırdır. Ölümcül bir tılsım hazırlayacaktır ve bu tılsım, Uther’ın boynuna yerleştirildiğinde, ardından kendisine iyileştirme büyüsü yapıldığında tam tersi etki edecek bir şekilde tılsımlanmıştır. Morgana, babasının büyü yüzünden ölmesinin üzerine Arthur’un kendisini suçlayacağını ve ruhsal olarak yıkılacağını biliyordur. Planları tıkır tıkır işleyecektir. Yaşlı Merlin, hevesle Uther’a ilacı içirdiğinde onun iyileşeceğini düşünüyordur. Uther bir an için gözlerini açar, oğluna gülümser, ama bir dakika geçmeden fenalaşır ve oracıkta can verir. Arthur dehşet içinde kalırken yaşlı Merlin ne yapacağını bilemez. Bunun böyle olmaması gerektiğini biliyordur sadece. Oradan kaçarak uzaklaşır, hızla eski haline gelir, ama bir şeyler yapmalıdır. En azından bunun mantıklı bir açıklamasını bulmalıdır.

Uther’ın na’şının Gaius tarafından incelenmesinden sonra ölümü onaylanır. Gaius, Uther’ın boynunda tılsımlı kolyeyi bulmuştur. Bunu Merlin’e gösterdiğinde Morgana’nın başının altından çıktığını tahmin eder. Merlin, her şeyin kendi suçu olduğunu düşünüyordur hala, ama artık Arthur’un yanında eskisinden daha da fazla kalması gerekecektir. Zira Arthur artık Kral Arthur ünvanına kavuşmuştur ve babasının yasını tutmasının ardından halkına hizmet etmek için geleceğe emin adımlarla ilerlemelidir. Artık Kral Arthur dönemi tam anlamıyla başlamıştır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme by Compete Themes.