İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Merlin 3. Sezon 8. Bölüm ”Anka Kuşunun Gözü” | Dizi İncelemesi

Arthur Pendragon, gelecekteki Camelot kralı olma unvanını layığıyla yerine getirmek için bir görev, yani onun güçlü ve güvenilir olduğuna dair bir kral olacağına dair arayış seçmesi gerekmektedir. Seçtiği bu arayış, Balıkçı Kral diyarına gidip gizemli Altın Mızrak’ı almaktır. Bunun için bu görevi tek başına, hiçbir ardım almadan yapması gerekmektedir.

Bu efsanevi Balıkçı Kral’ın hikayesi de oldukça ilginçtir. Yüzyıllar önce yaşamış bu büyücü, efsaneye göre bir savaşta yaralanmıştır ve hastalık kapan sadece yarası değil, bütün toprakları olmuştur. Büyük krallığı bir bataklığa dönüşüp günümüze kadar öyle kalmıştır. Uther’ın endişesi de bu kralın yaşadığına, güçlerinin onu ölümden koruduğuna dair duyduğu dedikodulardır. Bu da Arthur’un görevini olumsuz etkilemesine kadar gidebilmektedir. Ve kuzeyliler o bölgeye ‘Amansız Diyar’ demektedir ve gidenlerden çok azı geri dönebilmiştir.

Merlin, Arthur için endişelenirken onunla gitmeyi teklif eder, ama Arthur’un görevi tek başına başarması gerektiği için bu teklifi kabul edemez. Bu görev yüzyıllarca bu şekilde sürüp gitmiştir. Bir hizmetkarın isteği üzerine değiştirilmesi de mümkün değildir.

O sırada Arthur’un düşmanları da bu durumdan faydalanmaya çalışır. Ona en yakın düşmanları Morgana ve onun korkunç kardeşi Morgause’tan başkası değildir. Morgause, yaşlı kılığında saraya gider ve Morgana’ya Arthur’u zayıflatması için tılsımlı bir bileklik verir. Bu bileklik takıldığı andan itibaren kişinin gücünü yavaşça emer ve onu korkunç bir yangının içine sürükler. Arthur öldüğünde Morgana vakit kaybetmeden tahtın varisi olarak başına geçecektir. Morgana, Arthur göreve gitmeden önce vakit kaybetmeden ona bilekliği hediye eder. Şimdi tek istediği Arthur’un cansız bedenidir.

Bu korkunç plandan ikisinden başkasının haberi yoktur. Gwen bir şeylerden şüphelenmeye başlar, ama korkunç şeyler olduğunu ispat edemez. Bundan sadece Gaius’a söz eder ki o da Morgana’nın artık daha da güçlü bir cadı olduğunu inkar etmez. Merlin’in gizli de olsa bir an önce bir şeyler yapması gerekmektedir yoksa korkunç diyardan Arthur sağ çıkamayacaktır. Bileklik oldukça güçlüdür. Arthur, başına gelen bu musibetlerden haberi yoktur.

Merlin, Arthur’un ardından yola çıkar. Öncelikle ilk yapması gereken yanına güçlü bir yoldaş bulmaktır. O da bir süre önce Camelot topraklarından sürülen Şövalye Gwain’den başkası değildir. Merlin onu, yine hanlarda başının dertten kurtulmadığı yerlerde arar ve yine başı dertte bir şekilde bulur. Neyse ki tam zamanında yetişmiştir. Onu oradan kurtarır ve Arthur’un peşinden, Amansız Diyar’a doğru yola koyulurlar.

Arthur, bilekliğin onun gücünü emdiğinden habersiz ilerlerken sonunda kaleye ulaşır. Kaleyi iki tane kocaman wyvern adında yaratık koruyordur. Bu yaratıklardan kurtulması gerekecektir. Zor da olsa onlardan kaçmayı başardığında kalenin içine girer, ama bileklik çok güçlüdür. Arthur’u sonunda etkisiz hale getirdiğinde yaratığın onu alt edeceği sırada Merlin imdadına yetişir. Merlin ejder diliyle konuşarak onları saf dışı bırakır ve vakit kaybetmeden Anka Kuşunun Gözü adındaki bileziği alır. Arthur hemen kendine gelir. Merlin’i orada görmesi şaşırmasına sebep olurken ardından Gwain’i görmesi daha da büyük şok olmasına neden olur, ama öyle ya da böyle görevini yerine getirmelidir. Kalenin içerisinde üçü birlikte Altın Mızrak’ı aramaya koyulurlar.

Kalede, Merlin bir taht odası bulduğunda bir geçit açmış olur ve odada tek başına kapana kısılır. Gwain ve Arthur içeriye girmenin bir yolunu bulurken Merlin, tahtta oturan gerçekten de hayatta olan Balıkçı Kral ile karşılaşır. Kral ona, gerçek adı olan Emrys diye seslenmiştir. Kral elinde mızrakla yıllardır onunla karşılaşmayı bekliyordur ve sonunda gelmiştir. Aslında bu arayış Arthur’un değil, Merlin’in bir arayışıdır. Cesaret ve güç, yani Gwain ve Arthur olmadan buraya kadar gelemezdi. Ve Balıkçı Kral’ın istediği tek şey acısının son bulmasıdır.

Arthur, ödülün altın mızrak olduğunu sanıyordur, ama ödül çok daha büyük bir şeydir. Avalon Gölü’nden bir su… Balıkçı Kral, bu suyu bunca yıldır doğru kişinin alabilmesi için sapasağlam tutmuştur. Ve bu kişi Merlin’dir. Seçilmiş kişi. Merlin kralın sözleri karşısında dehşet içinde kalır, ama kral açıklama yapmaya devam eder. Albion’un yakında yardıma ihtiyacı olacağını ve o zaman geldiğinde Merlin güçlü olmalıdır. Çünkü onu sadece Merlin kurtaracaktır. Güçleri oldukça yücedir, ama yardıma ihtiyacı olacaktır. Kral’ın verdiği bu su sayesinde her şey karanlık göründüğünde bu su yolunu aydınlatmasına yardımcı olacaktır. Şimdi kralın ölmekten başka bir amacı yoktur. Merlin, büyülü bileziği kralın koluna takar ve onu sonsuz yolculuğuna uğurlar.

O sırada Gwain ve Arthur içeriye girmeyi başarırlar. Arthur Altın Mızrak’ı görevini başarıyla getirmesinin sonucunda alıp babasına teslim ederken Merlin de geleceğe dair öngörüler eşliğinde Avalon Gölü’nden olan gizemli suyun sahibi olmuştur. Yakında Camelot’u zor günler bekliyordur, ama şimdi Arthur kral olma yolunda ilerlemeli, Merlin de onu korumaya devam etmelidir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme by Compete Themes.