İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Merlin 2. Sezon 8. Bölüm ”Babanın Günahları” | Dizi İncelemesi

BÖLÜM ÖZETİ

Camelot’a Arthur’a meydan okumak için gizemli bir savaşçı gelir ve amacı oldukça tehlikelidir, fakat bunu kimse bilmemektedir. Savaşçı, beş muhafızı öldürerek sarayın salonuna kadar gelir, zırh eldivenini yere atar ve Arthur’un düelloyu kabul etmesinin üzerine kaskını çıkartır. Bir kadındır, ismi, Morgause’dur. Arthur’un onunla savaşmaktan başka çaresi kalmaz. İlk başta bir kız olduğu için onunla dövüşmek istemez, ona olan gücünü rahatlıkla gösteremeyecektir, aynı zamanda da ona zarar vermek istemez. Prens olduğu için geri çekilme gibi bir lüksü de yoktur. Merlin’den onu geri çekilmesi için konuşmasını ister, ama kadın hiçbir şekilde geri çekilmez. Arthur’u yenmeye kararlıdır. Nitekim öyle de olur. Arthur, tüm çabalarına rağmen Morgause’a yenilir, bu sırada da ondan söz ister. Arthur, canının bağışlanması karşılığında üç gün sonra onunla buluşmalıdır. Bunu kabul eder. Morgause saraydan ayrılmadan önce Arthur onu nasıl bulacağını bilemez, ama Morgause farkında olmadan Arthur’un atını büyüler. Zamanı geldiğinde at ona yol gösterecektir.

Morgause, Morgana’ya garip bir şekilde tanıdık gelmektedir. Ona karşı bir çekim hisseder. Morgana, sorularının cevaplarını alabilmek için Morgause’a uğrar. Morgause, onu tanımadığını söyler, ama saraydan ayrılmadan önce Morgana’nın baş ucuna onun rahat uyuyabilmesi için büyülü bir bilezik koyar. Öyle ki, Morgana bileziği Morgause’un kolunda görüp beğenmiştir. Bunu onun koymuş olduğunu düşünür. Bölümün sonunda Gaius’dan öğreneceğiz ki, aslında Morgause, Morgana’nın üvey kardeşidir. Herkes, Uther bile onun yangında öldüğünü düşünmüştür, ama Gaius, onun kaçması için yardım etmiştir. Bu zamana kadar söylememesinin nedeni de kadim dine dair söz vermiş olmasıdır. Yıllar sonra ise Morgause başlarına dert olmuştur.

Arthur, babasına Morgause’e verdiği sözden bahseder. Uther bu sözü yerine getirmesini asla kabul etmez. Nasıl bir görev vereceğine dair hiçbir fikri yoktur. Ne olursa olsun yapması gerektiğini biliyordur. Arthur, babasının sözlerini kabul etmese de elinden bir şey gelmez. Öyle ki, muhafızlarla odasında kilit altında tutulur. Bir süre buna itaat etmiş gibi görünse de Merlin’le çabucak plan yaparlar. Merlin, Gaius’a bile belli etmeden odadan kaçmalarını sağlayarak malzemeleri alıp Arthur’un yanına gelir. Biraz çabanın sonucunda sabaha saraydan ayrılırlar.

Arthur, Morgause’un vereceği görev konusunda endişelidir, ama sözünden de dönemeyeceğini biliyordur. Tüm bunlara rağmen atın yol göstericiliği sayesinde Morgause’un yerine ulaşırlar. Sabah olduğunda ise Arthur’un Merlin’le birlikte gittiğini öğrenirler. Uther, vakit kaybetmeden muhafızlarına arama emirlerini verir.

Arthur ve Merlin, Morgause’un gizemli mekanına geldiğinde Morgause onun sadakatini sınar. Bu sadakat sınavından da geçtiğinde sıra Arthur’un, kalbinde en çok arzuladığı dileğe gelir. Arthur, annesini hiçbir zaman görememiştir ve yaşadığı zamanı hep onun özlemiyle geçirmiştir. Onunla hiçbir anısı olmamıştır. Morgause’un dilek hakkına karşılık annesini bir kez olsun görebilmeyi ister, ki Morgause saraydan ayrılmadan önce Arthur’a annesini tanıdığını söylemiştir. Bu sözler, Arthur’u daha da çok meraklanmıştır. Fakat bu düşündüğünden de zor bir süreç olacaktır.

Diğer yandan Uther Arthur’un başına gelecekler konusunda endişelidir. Morgause’un aslında kim olduğunu öğrenmiş, Arthur’a geçmişi hakkında sözler söyleyerek ona zarar verebileceğini düşünüyordur. Aynı zamanda geçmişte annesinin başına gelenleri Uther ve Gaius’dan başka kimse bilmemektedir. Bunun açığa çıkmasından da korkuyordur. Eğer bu açığa çıkarsa büyüye ve annesine dair her şey Arthur’un gözünde bir yalan haline gelecektir.

Arthur, Morgause’un büyücü olduğunu fark eder, ama ona hiçbir şey yapmaz. Aksine ona iyilik yaptığını düşünerek, her büyücünün kötü olmadığını söyleyerek ruhunu rahatlamaya çalışır. Bu sözleri Merlin’in de içini ferahlatacaktır. Morgause, büyü yardımıyla Arthur’a annesini gösterir. Arthur ve annesi özlemle birbirlerine kavuşurlar. Arthur, yıllardır annesinin ölümünden kendisini sorumlu tutmuştur. Bu da annesine özür dileme fırsatı hiçbir zaman yaratmamıştır. Elinden geldiğince ona bu özrü sunarken bilmediği şeyler öğrenir. Annesi, aslında nasıl öldüğünü, babasının ona ihanet ettiğini, kendisini üzmemesi gerektiğini, onun bir suçu olmadığını Arthur’a söyler ve ortadan kaybolur.

‘’Bir varisin olmasını öyle istiyordun ki büyüden yararlanmaya hazırdın. Annemin ölüm sebebi, senin bencilliğin ve küstahlığındır. Ellerinde onun kanı var.’’

Arthur dehşete düşer. Bu konularda ne yapacağını bilemez. Saraya geldiğinde nefretle babasına karşı koyar. Annesinin ölümüne karşılık onu öyle suçluyordur ki, karşısında babası değil artık bir düşmanı vardır. Onu öldürmek için her şeyi yapar bir hale gelir. Birbirleriyle savaşırlar. Arthur, nefretle babasının göğsüne kılıcını dayadığı anda onu Merlin kurtarır. Merlin, Morgause’un söylediklerinin yalan olduğunu, büyüyle kafasının karıştırıldığını söyler. Bu yapmalıdır, çünkü eğer Arthur babasını öldürürse kendisini her zaman suçlu hissedecektir ve bunu asla istemez.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.