Article,  Kitap Kategorisi

Makineye Hapsolmuş Bir Kız; Donmuş (Soğuk Uyanış Serisi 1) | Kitap İncelemesi

Overall
3.8
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Lia Khan, geçirdiği bir kaza sonucunda ölmesi gerekirken gözlerini hastanede açar. O artık bir insan değil, meka-kafadır ya da daha iyi bir deyişle o artık bir makinedir.

  • Kitabın Günümüz Yayınevi: Martı Yayınları
    Orijinal Adı: Frozen
    Kitabın Yazarı:
     Robin Wasserman
    Kitabın Basım Tarihi: 2011
    Sayfa Sayısı: 368
    Kategorisi: .Bilim Kurgu/Dram

‘’Makinenin içindeki bir hayalettim.’’

Lia Khan, hastanede gözlerini açtığında hissettiği tek şey acıdır. Aslında eğer insan olsaydı hissedeceği tek şey acı olacaktı. O, hiçbir şey hissetmemektedir. O artık geçmişinde var olduğu ve bir şekilde duymaya yatkın olduğu acı, mutluluk, öfke ve heyecan gibi hisleri sadece tahmin edebilir. Geçirdiği kazada aslında ölmüş olması gerekmektedir, ama babasının vermiş olduğu bir kararla bedeni tamamen deforme olmuş olsa da, Yükleme sayesinde, ona en yakın benzeyen makine bedenine hapsolmuştur. O artık bir insan değil makinedir. Meka-kafa ya da deri yüzücü…

İkisi de kulağa korkutucu gelse de Lia, kendisine söylenen tüm bu kelimeleri yok sayarak zihnine tutunur. Makine olmayı reddeder. Hiçbir şey hissetmese de, bedeni Lia’ya benzemese de, geçmişiyle ve zihniyle teknoloji çağında o hala Lia’dır, sadece anılarıyla makineye hapsolmuştur.

Lia bu durumu bir türlü kabullenemez. Bir şekilde ruhunda bir yerlerde ölmüş olmadığı için şükrediyor olsa da, etrafındaki insanlar, arkadaşları, ailesi, hatta sevgilisi bile ona sırt çevirir. Bir şekilde, öyle ya da böyle olduğu şeyi kabullenmelidir başka çaresi yoktur.

*

Robin Wasserman’ın Soğuk Uyanış Serisi Üçlemesinin ilk kitabı. Açıkçası kitap hakkında başka ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Can alıcı spoilerlarda vermek istemiyorum açıkçası. Bir seri olduğu için kısaca ilk kitaptan bu şekilde bahsedebilirim. Kitap çabuk okunuyor. Ben sekiz günde bitirdim, ama o benim yoğunluğumdan kaynaklıydı sadece. İsteyen bir günde de üç günde de bitirebilir. Bir de şu durum var, ilk sayfaları Lia’nın makinenin içinde uyandığındaki düşünceleri epey heyecan verici ve merak uyandırıcıydı, ama ondan sonra, yaklaşık olarak 200. sayfaya kadar biraz sıkıcı ilerliyor diyebilirim. (Ve evet kitap zaten 363 sayfa) Ki bana göre karakterleri bir şekilde tanımak için gerekli bir yöntem.

Öyle ya da böyle o sayfaları bitirdiğinizde kitap son 150 sayfasında daha da akıcı bir hal alıyor. O sayfaları bir günde bitirdim ve ikinci kitaba başlayacağım. İlk kitabında mekânlar ve işleyiş tarzı açısından pek fazla detaya girmemiş. Sadece arka kapak yazısında da anlayacağımız üzere, Dünya artık bildiğimiz gibi değil. Ülkeler yanmış, nükleer saldırılar Ortadoğu’yu yerle bir etmiş. Artık tamamen teknoloji çağıymış. İkinci kitapta bu konular hakkında, söylediği Yükleme hakkında daha fazla detaylar vereceğini ve bilgiler sunacağını düşünüyorum.

Yine de sonu itibariyle ikinci kitabı okumak için sabırsızlanıyorum. Alanlarınız için şimdiden keyifli okumalar.

      Alıntılar;

🍃 “Yeterince istersen her şey mümkündür.”

🍃 “Asla hazır hissedemeyebilirsin. Bazen sadece risk alıp kendi gücümüze inanmamız gerekir.”

🍃 “Eğer bir şeyi hatırlayamıyorsan, o gerçekten olmuş mudur?”

🍃 ”İnsani içgüdü, diye düşündüm, ama söylemedim. Bilgisayarlar düşünür, insanlar hisseder.”

🍃 ”Bazı şeyleri bilmemek daha iyiydi. Çünkü bir kere öğrenirseniz, fazla seçim şansınız yoktu. Başa çıkmak zorundaydınız.”

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir