Kaptan America: İç Savaş | Çizgi Roman İncelemesi #2

 

SENİN TARAFIN HANGİSİ?

Merhaba arkadaşlar! Şubat ayını yavaş yavaş geçirirken bir diğer çizgi roman incelemesi ile karşınızdayım. Öncelikle, umarım keyifler yerindedir. Kış aylarının her zaman soğuk geçmesine alışmışken, tam aksine gökyüzünün pırıl pırıl güneş ile çevrelenmesi beni o kadar da etkilemiyor. Ama bu konuda tek taraflı da düşünmek istemiyorum. Zira kar yağmadığında havadaki mikroplar da hiçbir şekilde kaybolmuyor, bunun yüzünden de birçoğumuz hastalanıyoruz. Umarım, bu ay bitmeden kar yağışı ile karşılaşabiliriz. Yine de, güneş gibisi yok. Diyerek verdiğim küçük Şubat ayı hava durumundan sonra incelemeye geçmek istiyorum. 🙂

Civil War, Türkçe ismiyle İç Savaş, Marmara Çizgi tarafından 2013 yılında basılmıştır. Bu baskı içerisinde, 1-7. bölümler toplanarak tek bir cilt haline getirilmiştir ve 212 sayfadır. Marvel evreninden uyarlanan bu çizgi roman, Mark Millar tarafından yazılıp, Steven McNiven tarafından çizimleri gerçekleştirilmiştir. Konu dağılmadan kendi görüşümü belirtmem gerekirse eğer, çizimleri kesinlikle fevkalade olmuş.

Çizgi romanın asıl konusuna değinecek olursak eğer size fazla spoiler vermeden kısa bir şekilde bahsetmek istiyorum, gerçi bu yazıyı spoiler vermeden gerçekleştirmek zor, ama yine de can alıcı noktalarına değinmekten kaçınacağım. Bir de şunu söylemek istiyorum ki, bildiğiniz üzere İç Savaş aynı zamanda Mayıs 2015 yılında filme uyarlandı. Ben, çizgi romanını filmden sonra okudum ve fark ettim ki, -hoş her zaman kitaptan uyarlanan filmler farklı oluyor- İç Savaş’ın filmi de, konusu haricinde kitabından oldukça farklı. Yine de, okurların bildiği bir şey var ki, ikisininde keyfi bambaşka oluyor.

İç Savaşın Konusu;
Bir gün, tecrübe sahibi olmayan birkaç kahramanın hatası yüzünden, Stamford bölgesinde bulunan bir okul, kocaman bir patlama sonucu yok olur ve geriye enkazdan ve ölümlerden başka hiçbir şey kalmaz. Ve bu olayın suçluları dünyaca üne kavuşmuş süper kahramanlarımızın üzerine atılır. Bir süre sonra işler, halk tarafından daha da rahatsız edici bir hal almaya başlayınca devlet, süper kahramanlar için bir yasa çıkartmak ister. Bu yasanın adı da, Süper Kahraman Kayıt Yasası’dır. Bu yasanın amacı, tüm süper kahramanların kimliklerini açığa çıkartarak, onların devlet için bir ücret karşılığı çalışmasını sağlamaktadır. Tabii, bu durum bazı süper kahramanlarımız için, hemen kabul görecek bir yasa değildir.

Hemen, bu asıl olayın, filmde nasıl işlendiğini açıklamak istiyorum. Filmde, Afrika Bölgesi’nde bulunan Wakanda’nın kralı, T’Chaka’nın konuşma yaptığı sırada, Kaptan Amerika: Kış Askeri filminde görülen Crossbones’un, kendisini canlı bomba olarak kullanması sırasında kocaman bir patlama gerçekleşir ve çok sayıda ölüme sebep olur. Bir süre sonra bu patlamanın, Kaptan Amerika’nın arkadaşı olan ve Kış Askeri filminde ortaya çıkan Winter Soldier, yani Bucky’nin üzerine atılır. Yine aynı yasa çıkar ve Kaptan, arkadaşının tarafında kalır, zaten en başından beri bu yasadan hoşlanmamıştır. Aynı zamanda, bu patlamada Black Panter’in ortaya çıkmasını sağlayacak ağır bir sebep de gerçekleşir. Filmi izlemeyenler için, bu sebebi söylemek istemiyorum. Açıkçası, ben filmi izlerken Black Panter’e âşık olmuştum. Oyunculuk açısından oldukça çekici bir seçim olmuş. 🙂

Yeniden çizgi romana dönecek olursak eğer, çıkarılan bu, Süper Kahraman Kayıt Yasası’ndan sonra, düşünüldüğü gibi olur ve Steve Rogers, yani Kaptan Amerika, bu yasayı kabul etmez. Tony Stark, Iron Man ise, devlet için çalışmayı ve kendisini ifşa etmeyi kabul eder. Bununla birlikte, sonu gelmesi zor bir iç savaş ortaya çıkmaktadır.

Kaptan, devletin boyunduruğu altında olmak istemediği için bu yasayı kabul etmezken, Iron Man ise, her şeyin bu şekilde sağlıklı olacağını ve kimsenin ölümüne neden olmayacaklarını dilediği için yasayı kabul eder. Öyle ki, Iron Man’in bu fikrindeki en büyük etken de, hem film hem de çizgi romanda, patlama sonucu ölen bir çocuğun annesinin kendisine gerçekleştirdiği muameledir. Bu fikrin, yüksek bir yüzde oranında masum canlara zarar gelmemesini düşündüğü için. Belki de, zorluk çıkarmamak için kabul etmiştir kim bilir. Filmde de, yukarıda bahsettiğim gibi, arkadaşı Bucky’nin tamamen suçsuz olduğunu kanıtlamak için arkadaşlarına karşı savaş açmaktadır.

Çizgi romanda, her iki tarafta da birçok kahramanın yer aldığını ve bununla birlikte herkesin bir tarafının olduğunu görüyoruz, o yüzden bu tarafları teker teker saymak mümkün olmayabilir, ama filmde bu tarafların en aza indirgenmiş bir şekilde karşımıza çıktığı için, bunları saymak mümkün. Ben sizlere, film sırasında, havaalanında gerçekleştirilen karşılıklı savaşta kahramanlarımızın taraflarını söyleyeceğim.

  • Kaptan Amerika tarafında;
    *Bucky Barnes (Kış Askeri, hala kötü güçler tarafından bir takım sözcükler aracılığı ile zihniyle oynuyorlar, ama kendi içerisinde savaşmaya da devam ediyor.)
    *Clint Barton (Hawkeye olarak bilinirken, çizgi romanlarda ilk başta olduğu gibi, Kaptan Amerika’nın peşinden ayrılmayacaktır.)
    *Wanda Maximoff (Kızıl Cadı olarak bilinen Wanda, Stark’ı sevmemesinin üzere Kaptan’ın tarafında olması kaçınılmaz olur.)
    *Sam Wilson (Falcon olarak bilinir.)
    *Soctt Lang (Ant Man, filmde Kaptan Amerika tarafından çağrıldığı için, Kaptan’ın tarafında bulunur.)
  • Iron Man’in tarafında;
    *Natasha Romanoff (Kara Dul, ilk olarak Tony’nin tarafında olsa da, sonradan Kaptan’ın tarafına geçmiştir.)
    *Peter Parker (Spider-Man, tıpkı Natasha gibi sonradan Kaptan Amerika’nın tarafına geçer. Çizgi romanında bahsedilse de, bu durumdan filminde bahsedilmemiştir. Zaten, bana göre, filmde henüz kendisini yeni yeni bulmaya çalıştığı bir de taraf değiştirmesi beklenemezdi. Aynı zamanda, bu savaş, Spider Man’i de büyük ölçüde etkilemektedir. )
    *Black Panter (Wakanda’nın kralı T’Chaka’nın oğlu T’Challa, filmde patlamada gerçekleşen olay ve yaşadıkları yüzünden Iron Man’in tarafında olması tabii ki kaçınılmaz olacaktır. Çünkü onlara göre de bu durumun suçlusu Bucky’dir ve Black Panter’e göre onun cezasız kalmaması gerekmemektedir.)
    *Vision (Her ne kadar Wanda’ya bir takım duygular beslese de, bu durum onu, Iron Man’in tarafında durmasına engel olmayacaktır.)
    *James Rhodes (Savaş Makinesi olarak bilinirken, kendisinin asker olması Iron Man’in tarafında kalmasının büyük bir avantajı olacaktır.)
* * * * *

Yazımı bitirmeden önce, tarafımı belli etmek istiyorum ki, ben her zaman Kaptan Amerika tarafında oldum ve sonuna kadar onun haklı olduğunu düşündüm, filmin ya da çizgi romanın sonunda da bu kararımdan hiçbir zaman vazgeçmedim. Benim görüşüm, zaten ne olursa olsun süper kahramanların kendilerini ifşa etmeleri ve halk arasına öylece karışmaları gibi bir durum olmamalıydı ve devlet tarafından yönetilmemeleri gerektiğini düşünüyorum. Onlar süper kahraman! Eğer, kayıt yasasına uysalardı, özgürlüklerine son verip bir köle olarak yaşamaları gerekecekti ve ne olursa olsun süper kahramanlık statüleri sarsılacaktı bana göre. Bu yüzden, her zaman Steve Rogers’ın arkasındayım! Çizgi romanda, belki Rogers’da benim gibi düşünerek devlete bağlı kalmak istememiştir, ama film de, tamamen arkadaşına olan sadık yönünden ve ona inancından dolayı yasalara karşı gelmiştir. İşte bu yüzden, Kaptan Amerika’yı seviyorum! 🙂

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir