Article,  Kitap Kategorisi

Irkçılığa Karşı Verilen Savaş; Bülbülü Öldürmek | Kitap İncelemesi

Overall
4
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Amerika’nın güneyinde yaşanan ırkçılığı ve eşitsizliği bir çocuk kahramanın, Scout Finch’in gözünden anlatıyor.

Harper Lee, kullandığı yalın ama çarpıcı dil aracılığıyla adalet, özgürlük, eşitlik ve ayrımcılık gibi hâlâ güncel temaları, Scout’un büyüyüş öyküsüyle birlikte dokuyarak, iyilik ve kötülüğü hem bireysel hem de toplumsal düzeyde mercek altına alıyor.

  • Kitabın Günümüz Yayınevi: Sel Yayıncılık
    Kitabın Yazarı: Harper Lee
    Kitabın İlk Yazım Tarihi: 1960
    Orijinal Adı: To Kill A Mokingbird
    Sayfa Sayısı: 355
    Kategorisi: Dram/Dünya Klasiği

“İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.”

Harper Lee, aradan elli yıl geçtikten sonra Tespih Ağacının Gölgesinde kitabını 2015 yılında yayımladı. Bundan kısa bir süre sonra da hayata gözlerini yumdu. (Tespih Ağacının Gölgesinde kitabını da en kısa zamanda okuyacağım. Kitabı okuduğumda, ikinci kitabının neden bu şekilde olduğunu da anlamış oldum, bu yüzden ikinci kitabını okumak için sabırsızlanıyorum.)

Bülbülü Öldürmek kitabını, kitap okumaya sevdalı herkes, henüz okumasa da, elbet duymuştur diye düşünüyorum. Harper Lee’nin yıllarca adından söz ettirmesine olanak sağlayan meşhur kitabı. Kitabı okuduktan sonra kesinlikle konuşulmaya değer bir eser olduğunun kanıtına vardım. Açıkça söylemek gerekirse, bazı yerlerinde sıkılsam da okumayı bırakmayıp, sonuna kadar devam ettim. İnsan da, eğer herkes seviyorsa bir bildikleri vardır izlenimi bırakıyorlar ki doğru da. Kitabın sonuna gelebilmek güzeldi, çünkü yarısından sonra asıl konuya değiniliyor.

Kitapta, küçük kız Jean-Louise’in, yani Scout’ın, etrafındaki tüm olumsuzluklara rağmen abisi Jem ve babası Atticus ile büyüme sürecini okuyoruz. Aynı zamanda, Scout’a bakıcılık eden siyahi Calpurnia da Scout’un bu sürecinde ona yardımcı oluyor. Kitap, ırkçılığın ve eşitsizliğin bir hayatı nasıl etkilediğini konu alırken, tüm bunlar küçük kızın bakış açısı ile şekilleniyor. Yetişkinler arasında korkunç gösterilecek bir durum, küçük kızın gözünden bambaşka boyutlara erişebiliyor. Harper Lee, küçük bir kızın zihnine girerek onun bakış açısıyla yazma konusunda çok başarılı bir iş çıkarmış.

Scout, annesi, o çok küçük yaştayken vefat edince, babası Atticus ile hayatına devam eder. Bu sırada Scout ve Jem’in en yakın arkadaşı Dill de başka bir yerde yaşasa da, yaz aylarında birlikte vakit geçirirler. Atticus, kitapta sözü edilen masum siyahi adamın avukatıdır. Beni en çok etkileyen kısım da burası oldu. Şüphesiz, tüm okurların da burada etkilendiğini düşünüyorum. Tom Robinson adında masum, o dönemlerde ‘zenci’ olarak anılan siyahi adam, zengin bir kız tarafından iftiraya uğruyor. Ki kitabın asıl konusu da burada başlıyor zaten. Hayatı boyunca çocuklarına eşitliği, adaleti, doğruluğu, düzeni ve insanlara olan bakış açısını iyi bir şekilde aktarmaya çalışan Atticus, Tom Robinson olayında bambaşka bir duruma sürüklenir. Kitapta da söylendiği gibi, o dönemde beyazlar arasında olan siyahi birinin adalet için hiç de şansı yoktur.

Okuyacak olanların tadını kaçırmamak adına bu konudan daha fazla bahsetmeyeceğim, ama kitapta bu kısımdan etkileneceksiniz. Öyle ki, bu durum herkesin hayatını bir şekilde değiştirecektir. Bununla birlikte Scout’un düşünceleri, Jem’in büyümesindeki detaylar güzel bir şekilde aktarılmış. Harper Lee’nin dili de çok sade ve anlaşılır biçimde. Sayfalar boyunca yeri geldiğinde kızıyorsunuz, yeri geldiğinde müdahale etmek istiyorsunuz, yeri geldiğinde de mutlu oluyorsunuz. Aynı zamanda, kitabın siyah beyaz formatında bir filmi de mevcut, bilginiz olsun, onu da izleyeceğim. Filminin beni daha çok etkileyeceğini, kitaptaki detayları daha çok anlayacağımı düşünüyorum.

Jean-Louise’in okuyuculara verdiği izlenim çok güzel, sakin ve bir o kadar naif. Yine de kitabı çok daha sakin bir kafanız olduğunda okumanızı tavsiye ediyorum. Eğer çok yoğun ve rahatsız edici düşünceler içerisinde olursanız, her kitapta olduğu gibi bu kitap da size istediğiniz enerjiyi veremeyebilir.

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir