Merilands

Filmler, Diziler ve Kitaplar Hakkında Bilgi Sahibi Olmak İsterseniz Doğru Adrestesiniz.

İntikam Herkes İçin Aynıdır; John Wick | Film İncelemesi

Overall
4
  • Filme Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Emekliye ayrılmış, arabalara düşkün, eski bir tetikçi olan John Wick, karısıyla birlikte emekliliğinin tadını çıkarmaktadır, fakat karısının hastalığı nüksettiğinde John onu kısa sürede kaybeder. Ondan geriye, karısının ona hediye ettiği minik bir köpek kalır. Bir gün, üç gangster arabasını çalmak için evine girer ve karısından hatıra tek şey olan köpeğini öldürüp çok sevdiği arabasını çalarlar. Bu andan sonra John Wick’in intikam dolu hikâyesi, New York sokaklarında başlayacaktır.

  • Çıkış Tarihi: 2014
    Orjinal İsmi: John Wick
    Yönetmeni:  Chad Stahelski, David Leitch
    Süresi: 1 saat 40 dakika
    Kategorisi: Aksiyon/Suç
    IMDb Puanı: 7,3

Filmi izlerken aklıma gelen tek şey, John Wick için Keanu Reeves’in kesinlikle çok havalı bir seçim olduğuydu. Film vizyona gireli neredeyse beş yıla yaklaşıyor, ama ben henüz izleyebildim. Filmi, şimdiye kadar izlemememin nedeni, aksiyon filmlerinden o kadar da fazla hoşlanmıyor olmam, ama dayımın sayesinde izlediğim bu film, kesinlikle gerek görsel gerekse anlatım açısından son derece muazzam bir film.

John Wick’in intikam duygusu izleyicilere öyle güzel yansıyor ki onun yaptıklarının doğru olduğunu sezebiliyor, onun yerinde olsanız siz de aynısını yapacağınız düşüncesine kapılıyorsunuz. Bu da filmin, aksiyon içerisindeki duygusallığının son derece yerinde olduğu görüşüyle sabitleniyor.

Filmin ilk sahnesi oldukça duygusaldı. Konusunda bahsettiğim ve spoiler olmayacak detaylar arasında, o tatlı köpeğin öldürülüşünden sonra ben de aşırı sinirlendim. Bu durum karısı öldükten sonra, onun yasını tek başına tutmak istemeyen John için ikinci bir yıkım kaynağıydı. Bahsettiğim, John Wick’in yerinde olsanız, siz de aynısını yaparsınız sözü tam olarak bundan kaynaklanıyor. John Wick’in siniri, öfkesi, kızgınlığı, ruhunda yaşadığı her detay etrafında öldürdüğü her bir kişiyle yavaş da olsa azalıyor. Ama bu, köpeğini öldüren ve arabasını çalan kişiyi öldürmeden hiçbir zaman son bulmuyor. En azından John Wick, emekliliğinin sonlanmasına neden olan adamı öldürmeden hiçbir şeyin sonlanmayacağını düşünüyor. Tabii, her zaman olduğu gibi, hiçbir şey planlandığı gibi gitmiyor.

John Wick’i John Wick yapan detaylar arasında kesinlikle onu neredeyse tüm dünyanın tanıması değil, evet tüm dünya, neredeyse tüm New York tanıyor, ama John Wick’in imzası resmen öldürdüğü adamların beynini patlatmak…  İlk önce göğsüne sonra alnının tam ortasına… İlk önce dizlerine, sonra alnının tam ortasına… Ah bu gerçekten bir aksiyon filminden çok, bazen fazla rahatsız edici olabiliyor.

Bazı detaylar vardı, son derece akılda kalıcıydı. Örneğin, John Wick’in kaldığı otel Continental Otel’i. O otelde olan herkes üyelik içerisinde orada bulunuyorlar. Otelin sahibi Bay Winston’ın kuralları içerisinde otel içerisinde hiçbir cinayet işlenmemesi ve sükûnetin bozulmaması yönünde çok katı bir kural var. Eğer içeride herhangi bir cinayet işlenirse cinayeti işleyen kişi her kim olursa üyeliği iptal ediliyor. Komple dünya gezegeni üyeliği de dâhil… 🙂

Diğer bir detay da, film boyunca neredeyse tüm tetikçiler şaşırtıcı derece de centilmenliğinden, havalı görünümlerinden hiçbir zaman ödün vermiyorlar. Bulundukları yerler, her türlü alışveriş yaptıkları mekânlar, giyimlerine kadar son derece havalı ve yüksek kesimin bulunduğu yerler… Sanırım filmi, diğer aksiyon filmlerinden ayrıdan kısım da bunlar. İzlerken, insan ister istemez kendisine bir çeki düzen veriyor, tetikçi adam öldürüyor, ama havasından hiçbir şey kaybetmiyor. Reeves gibi diğer oyuncular da kesinlikle ince eleyip sık dokuyarak seçilmişler.

John Wick’den sonra favori karakterim kesinlikle Continental Otel’inin girişinde duran, Otel Yöneticisi siyahi Charon abimiz. Gerek aksanı gerekse ne olursa olsun son derece havalı, sakin davranışlarıyla gönlümde taht kurdu.

Her neyse, aksiyon severleriniz için son derece muazzam bir film. Ve film boyunca görüyoruz ki, eğer belalı bir tetikçiyseniz ne zaman olursa olsun bela gelip sizi buluyor, ondan kaçarınız olmuyor. Konusu itibariyle klişe bir kurguya sahip demeyin, sadece izleyin, bana hak vereceksiniz.

Next Post

Previous Post

Leave a Reply

© 2019 Merilands

Theme by Anders Norén