İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hiçbir Şey Göründüğü Gibi Değildir; Aşk 101 | Dizi İncelemesi #7

Last updated on 8 Mayıs 2020

Merhabalar, bugün sizlere Netflix’in yeni dizisi Aşk 101 dizisinden bahsedeceğim. Çoğunuz biliyordur ki dizinin yayımlanacağı tarih belirlendiğinden itibaren diziyle ilgili hoş bulmadığım dedikodular ortaya atıldı. Dizinin konusuna geçmeden önce size şunu söylemek istiyorum ki, eğer siz de o haberleri duyup da izlemeyen bir insansanız, bir daha düşünmeniz gerektiğini öneriyorum. Son zamanlarda Netflix, Türk dizi yapımı açısından oldukça iyi yerlere geldi diye düşünüyorum. Tamam, o kadar da olağanüstü bir seviyeye geçmesek de bence yükseklere yaklaşmak için adım adım ilerliyoruz, bu da bir şeyleri zamanla daha güzel yapacağımızın göstergesi. Aşk 101 de, bu listeye adını, sezonları arttıkça daha fazla yazdıracak bir dizi diye düşünüyorum.

KONUSU

Aşk 101, ilk sezona göre beni oldukça etkiledi. Gerek karakterler, gerekse anlatım bakımından güzel bir gençlik dizisiydi. Aşk 101, 1998 yılında, birbirinden farklı beş liseli gencin hayatlarını konu ediniyor. Konu klişe gelebilir belki, ama gençlerin hayatlarının nasıl bir çerçeve de ilerlediğini ve bu dönemde ailelerin onlara yön vermesi açısından ne kadar da önemli bir rol oynadıklarını gözler önüne seriyor. Müzikler ve atmosfer insanı geçmişe götürüyor ve yaşanan hislerin gerçekliğini yansıtıyor. Aşk 101 dizisine başladığınız anda kısa bir sürede bitiyor ve devamını izlemek için içinizde tatlı bir merak oluşuyor.

İstanbul Tepebaşı Anadolu Lisesi’nde okuyan, 17 yaşındaki bu beş genci tanıdıkça, tavırlarının neden kaynaklandığını bölümler ilerledikçe fark edebiliyoruz. Beşinin de ortak özelliği aileleri… Hani diyorlar ya aileler bir çocuk yetiştirmek için en önemli faktör diye, bu dizi de bu durum o kadar güzel anlatılmış ki, bu beş gencin neden böyle olduklarını azıcık empati yapabilen herkes görebilir diye düşünüyorum.

Şimdi, bu beş gençten bahsetmek istiyorum.

*Eda (Alina Boz),
*Kerem (Kubilay Aka),
*Osman (Selahattin Paşalı),
*Sinan (Mert Yazıcıoğlu)
*Işık (İpek Filiz Yazıcı).

Işık hariç, bu dört genç okulun en kötüleri olarak adlandırılıyor ve yaptıkları olaylar çerçevesinde yargılanıyorlar. Eda, güzelliğinin farkında ve okulun en popüler kızı olma çabasında olarak hiçbir fırsatı kaçırmayan bir karakter. Kerem, öfkesini hiçbir şekilde kontrol edemeyen ve kendisine yan gözle bakan birisini dahi dövmekten çekinmeyen birisi. Osman, okulda para karşılığı her türlü bahis ve ödevleri yaptıran bir nevi girişimci ruhlu bir karakter. Aynı zamanda yediği fındıklar aşırı tatlıydı. J Sinan, grubun en alkolik ve melankolik karakteri. Ailesinden kalma bir yalıda yaşıyor olsa da, dizi de sadece babasını arada sırada eski yalıya gelerek Nihal adında bir kadının istediği şeyleri evden almasıyla görüyoruz ve aşırı sorumsuz bir baba. Aynı zamanda ikizlerinin de olduğunu öğreniyoruz.

Sinan neredeyse yarı ölü olan dedesine bakıyor, günlük olarak yemeğini veriyor. Saint Bernard cinsi tatlış bir köpeğe de bakıyor. Köpek, her sabah okula giderken Sinan’la birlikte evden çıkıyor, onu vapura bindiriyor ve Sinan gelene kadar da limandan ayrılmıyor. Akşam da birlikte eve gidiyorlar. Sinan evi sadece başını sokacak bir yer olarak görüyor. Aile özlemi ise cabası… Işık ise, annesinin baskıcı kuralları çerçevesinde büyüyen, aynı zamanda öğrenci başkanı ve çalışkan bir karakter.

GÖZ ATIN: Norveç’in Büyüsü Skam | Dizi İncelemesi #1

Işık’ın bu dört haylaz gençle kaynaşması da onların okuldan atılma korkularıyla başlıyor. Bir gün, okulda bir bilgi yarışması düzenleniyor ve her şey düzgün gitmesi planlanırken bu dört genç (Eda, Kerem, Osman ve Sinan) yüzünden kargaşa çıkıyor ve disiplin kuruluna sevk ediliyorlar. Öyle ki 12 öğretmenden sadece bir kişi onların okuldan atılmaması için oy kullanıyor. O da Müdür Yardımcısı Burcu öğretmen. Okul Müdür’ü ve diğer öğretmenler bu öğrencilerden bıkmış ve bir anda önce onları okuldan atmak isteseler de oy çoğunluğu 11’de kalınca yeniden öğrenciler atılmaktan kıl payı kurtuluyorlar. Bu sefer her zaman olduğundan daha çok bu konuda ciddi olduklarını fark ediyorlar ve o bir oyun kim tarafından verildiğini öğrenmeye başlıyorlar. Işık’ı baskı altına alarak oyun Burcu öğretmen (Pınar Deniz) tarafından verildiğini öğreniyorlar.

Gençler, hayatlarının Burcu öğretmen tarafından kurtulduğunu öğrendiklerinde biraz da olsa kendilerine çeki düzen vermeyi düşünürler, ama gelen bir haberle daha çok endişe içerisinde olurlar. Burcu öğretmenin tayini çıkmıştır ve okulların kapanmasına bir ay kaldığı için, okul kapanınca gidecektir. Bu durum Müdür Necdet’i sevindirmiştir, çünkü o gidince, en küçük hatalarında bu dört öğrenciyi rahatlıkla atabilmektedir. Burcu, bu durumunda farkında olsa da kafası oldukça karışıktır.

Işık ile birlikte bu dört öğrencinin şimdi yapması gereken tek şey Burcu’yu âşık edip, hatta okuldan birisiyle evlendirip gitmesini engellemektir. Aranan kan da kısa süre de bulunur tabii ki, eski basketbolcu, sakatlandıktan sonra takımı bırakmak zorunda kalan, şimdi de basket koçu Kemal öğretmen (Kaan Urgancıoğlu). Bu andan sonra işler eğlenceli bir hal alıyor ve bu sayede birbirlerini tanıyarak hayatlarını paylaşmaya başlıyorlar. Bu beş genç, okuldan atılmamak için verdikleri mücadele de hayatlarının nasıl da değişeceğini bilmeden hiç fark etmedikleri bir serüvene adım atarlar.

İlk bölümde bu karakterler kişilik özellikleri bakımından resmediliyor, ama bence ilk bölüm olarak bazı davranışlar biraz abartılmış diye düşünüyorum. Çünkü çoğu insan, birkaç dakikaya bakarak diziyi yorumluyor ve bırakabiliyor. Bu yüzden karakterleri tanımak açısından ilk bölümü atlattıktan sonra bölümlerin nasıl ilerlediğini fark edemeyeceksiniz. Yarım saatlik dahi bölümler olduğu için su gibi akıp gidiyor ve karakterlerle farkında olmadan bir bağ kurduğunuzu hissediyorsunuz. Aile yaşantıları, hisleri, davranışları, her şey neden bu şekilde diye yerli yerine oturuyor ve her bir karakterden geçmişe dair kendinizden izler buluyorsunuz. Bence bu konuda oldukça başarılı. Rahatsız edici bazı detaylara takılmamanız gerektiğini öneriyorum. Büyük resme bakarsanız hoş zaman geçireceksiniz.

Aynı zamanda, dizi de karakterlerin büyümüş hallerini de görüyoruz. Ama ilk sezonda şimdilik Işık (Bade İşçil) ve Eda’yı (Tuba Ünsal) görüyoruz. Bu da anlatım açısından hoş bir detay oluyor diziyi izlerken. Klişeler içerisinde çok güzel ve anlamlı bir diziydi Aşk 101. Genel konusu anlattığım gibi ilerliyor. Daha fazla detay verip de keyfinizi kaçırmak istemiyorum ki, şuana kadar anlattıklarım zaten diziye genel bir bakış. Yapılan çoğu videolar da bu yazdıklarım anlatıyor, o yüzden herhangi bir spoiler yemediniz merak etmeyin. 🙂

Yeni sezonları çıktıkça ben de burada olmayı planlıyorum, umarım en kısa zamanda çıkar. Keyifli seyirler sizlere.

⭐⭐⭐⭐

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.