Article,  Film Kategorisi

Günü Tekrar Tekrar Yaşamak; Bugün Aslında Dündü | Film İncelemesi

Overall
4
  • Filme Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Özet

Bir hava durumu spikeri olan Phil Connors, yapımcısı ve sevimli kameramanı ile birlikte Pennsylvania’daki Punxsutawney kasabasına geleneksel Groundhog Day şenliklerini görüntülemek için gönderilir. O gün, belki de Phil’in hayatının en kötü günüdür, ama bundan beteri de vardır: Phil’in karabasanı, her gün tekrarlanır. Artık her gün, onun için Groundhog Day yeniden yaşanmaktadır. Phil, o gün olacak her şeyi bildiği için bunun avantajlarını kullanmayı zamanla öğrenir. Ama, hayatının kadının kalbini kazanması için daha yapması gereken çok şey vardır

  • Çıkış Tarihi: 1993
    Ülke: ABD
    Yönetmeni: Harold Ramis
    Süresi: 1 saat 41 dakika
    Kategorisi: Romantik Komedi/Fantastik
    IMDb Puanı: 8,0

Bu tarz 25 yıllık filmleri uzun zamandır izleme fırsatım olmuyordu. Sanırım, 21. yüzyılın filmleri, bu aralar beni daha çok cezbediyor ve eski filmleri izleme fırsatı yakalayamıyorum, ama Bugün Aslında Dündü filmi tesadüf eseri, internette gezinirken karşıma çıktı, ben de dedim ki neden olmasın. Filmin sonunda da, iyi ki de izlemişim diyorum, hatta bu zamana kadar izlemediğim için kendime kızmıyor değilim. Şimdilerde 67 yaşında olan Bill Murray’nin 25 sene önceki filmini izlemek çok güzel bir histi. Hatta film, benim doğum yılıma denk geliyor. 🙂 Bu tarz filmleri ayda bir kez de olsa izlemeyi düşünüyorum. Hem bakış açısı yönünden insanlara güzel şeyler öğretiyor hem de rahatlatıcı oluyor.

Şimdi, biraz filmden bahsetmek istiyorum. Filmin asıl adı, Groundhog Day, bu şekilde bakıldığında filmin adı, ‘Dağ Sıçanı Günü’ olmalıydı, ama şöyle düşünüldüğünde, Türkçeye çevrilirken, Bugün Aslında Dündü, güzel bir seçim olmuş, çünkü Dağ Sıçanı Günü filmde her gün her gün yaşanıyor. Böyle söylediğimde bir şey anlamamış olabilirsiniz, yazının devamında ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Bir hava durumu spikeri olan Phil Connors, her yıl düzenlenecek olan Dağ Sıçanı günü etkinliği için Pennsylvania’daki Punxsutawney kasabasına gitmesi gerekmektedir. Bu düzenlenen törende yaşadığı yerden çıkarılan Dağ Sıçanının özelliği, kışın ne kadar uzun ya da ne kadar kısa geçeceğini belirliyor olmasıdır. Her ne kadar, bu durumun doğruluk payı tartışılır olsa da, orada yaşan halk tarafından bu gün özel kabul edilmektedir. Phil de, ekip arkadaşı Rita ile oraya gitmektedir. Filmi izlemeye başladığınızda Phil’in nasıl bir karaktere sahip olduğunu hemen anlayabilirsiniz. Öyle ki, Bill Murray her şekilde güzel bir oyunculuk çıkarmış.

Phil, kendini beğenmiş, kimse tarafından sevilmeyen ve etrafındakiler tarafından tamamen sinir bozucu birisi olarak nitelendirilmektedir. Ekip arkadaşı Rita ise, onun tam tersidir. Aynı zamanda da, yanlarında da kameramanları Larry vardır. Rita, iyimser, güler yüzlü ve etrafındakileri güzelliği sayesinde olduğu gibi, kalbiyle de büyüleyen birisidir. (Aynı zamanda, zaman içerisinde Phil de, onun büyüsüne kapılıp aklına gelmeyecek şeyler yapacaktır. Burası spoiler olmasın, izlediğinizde göreceksiniz. 🙂

Gerçekleştirilen bu Dağ Sıçanı Töreni sonlandığında, kasabadan ayrılmak için planlar yapıp yola çıkarlar, ama işler düşündükleri gibi gitmez. Yaklaşan fırtına ve bununla birlikte sıkışan trafik nedeniyle bir gün daha orada konaklamak durumunda kalırlar. İşte, o günden sonra huysuz Phil’in başına gelmeyen kalmayacaktır.

Saat her sabah 06:00’ı bulduğunda, çalar saatte,  Sonny and Cher’den I Got You Babe şarkısı çaldıktan sonra her gün aynı cümleleri söylemeye başlar. ‘Pekala kampçılar, kalkın ve ışıldayın! Bot giymeyi unutmayın, dışarıda hava çok soğuk!’ diyerek konuşmalarına devam eder. İlk başta, her şey yolunda gitmektedir, ama sonrasında tüm bunların dün yaşandığına dair şüpheleri başlamaktadır. Her gün ve her gün aynı günü yaşamaya başlar.

Phil, ilk başta bu durumdan oldukça memnundur. Farkına vardığında günlerini yaşamaya devam eder, aynı zamanda da Rita’ya beslediği garip duyguları gün yüzüne çıkmaktadır. Onu elde edebilmek içinde her türlü numarayı yapmaya başlar. Filmin tadı da burada çıkmaya başlar. Sonrasında olaylar çok daha farklı bir hal almaya başlar. Bakalım, Phil sadece bir gün gidip gelmeyi düşündüğü Punxsutawney’de eski hayatına dönmeyi nasıl başaracak?

* * * * *

Filmde, bunu öğrenme süreci asıl eğlenceli ve sizi filme çeken tarafı. Aynı zamanda da hayata ve aşka dair kişisel iradeye güzel bir gönderme yapılmış. Filmin sonunda, huysuz ve aksi Phil Connors’un harika bir adama dönüşmesinin nasıl da mümkün olduğuna şahit oluyoruz. Filmi hala izlemediyseniz, bu yazıdan sonra mutlaka izlemelisiniz. Hayata ve aşka dair oldukça güzel zaman geçireceğinize inandığım bir film. Haydi, koşun izleyin. Keyifli seyirler.

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir