Article,  Kitap Kategorisi

Gözlerini Açarsan Ölürsün!; Kafes | Kitap İncelemesi

Overall
4.6
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.
Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları ortak hayat… Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?

  • Kitabın Günümüz Yayınevi: İthaki Yayınları
    Orijinal Adı: Bird Box
    Kitabın Yazarı:
     Josh Malerman
    Kitabın İlk Basım Tarihi: 2015
    Sayfa Sayısı: 336
    Kategorisi: Distopya/Korku/Gerilim

2014 yılında yayımlanan Kafes, Türkçe çevirisiyle 2015 yılında yayımlanmıştı, ilk çıktığı zamanlarda alıp okumuştum ve herkeste yarattığı etkiyi bende de yaratmıştı. Tam olarak hatırlamasam da, sanırım iki günde bitirmiştim. Korku türünden çok, gerilim türü olduğunu söylemeliyim. Her sayfasında neler olacağına dair gerginlik artarken, hızla diğer sayfaya geçmek istiyor, olacakları bir an önce kesinleştirmek istiyorsunuz. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen çok iyi bir iş başardığını söylemeden geçemeyeceğim. Sonrasında da film haklarının Universal Studios tarafından alındığını öğrendiğimde açıkçası şaşırdım. Kitapta bahsedilen canavarı nasıl işleyeceklerini, 2018 yılı oldu hala merak ediyorum. Filmi hakkında bazı görseller yayınlanmaya başlandı. Baş karakter Malorie’yi Amerikalı güzel oyuncu Sandra Bullock canlandırıyor.

Kitabı okumaya başladığınızda bir anda gerilim dolu bir atmosfer ile karşılaşıyorsunuz. Yazarın akıcı dili ve anlatımı kitabın son sayfasına kadar sizi, film etkisinden çıkmanıza izin vermiyor. Kitapta en dikkat çekici, unutmanızı engelleyen özellik, baş kahramanımız Malorie’nin çocukları ile birlikte yalnız olduğu ve dışarıya çıkarken gözlerini bağlaması gerektiği. Çünkü dışarıda görüldüğü anda insanların delirmelerine sebep olan bir şey var. Bu şey, tam olarak tasvir edilmese de, bir canavar olduğu söyleniyor, nasıl olduğunu kendi hayal gücümüze bırakıyor. Bu yüzden filminde nasıl işleneceği merak konusu, umarım sağlıklı bir yaklaşım yapabilirler.

Malorie’nin gözleri bağlı hayatla, tek başına mücadele etmesini izlemek insanı hem geriyor hem de üzüyor. Çaresizliği gerçekten de güzel yansıtılmış. Her ne kadar yanında iki tane çocuğu olsa da her bakımdan Malorie yalnız bir karakter. Hatta bazı anlar oluyor ki çocuklarının kendisine yük olduğunu dahi hissedebiliyor ve o canavara bakmasa da psikolojik olarak delirme seviyesine yükselebiliyor, neyse ki bu durumları atlatması zor olmuyor. Belki de, yazarın anlatmak istediği delirme konusu fiziksel bir şeyden çok zihinsel bir yaklaşım da olabilir, ama o zaman da daha farklı yerlere gidebilir. Yine de tam olarak olmasa da zihinsel bir delirme yaklaşımı da mevcut olduğunu düşünüyorum. Tabii anlatımlarda da evet bir canavar var, hatta yanlış hatırlamıyorsam kitabın bazı kısımlarında o şeyin sesini dahi duyabiliyor, o kadar yaklaşıyor canavara.

Burada yazımı sonlandırmak istiyorum. Yazım biraz kısa ve duygusuz olmuş olabilir, ama inanın bana anlatım açısından sizleri oldukça doyuracak cümleler var içerisinde. Ben sadece yazımda daha ne söyleyeceğimi bilmediğim için sonlandırmak istedim, ilerlersem spoiler verebilirim ve bunu istemiyorum. Çok büyük beklentiyle okumayabilirsiniz kitabı herkesin kendi tercihi, ama bana sorarsanız bir uzun yolculukta zamanınızı geçirmenizi sağlayacak, film tadında, okurken asla sıkılmayacağınız bir distopya romanı, okumazsanız da çok şey kaçırabilirsiniz, benden söylemesi. 🙂

Keyifli okumalar, okuduğunuzda, her zamanki gibi sosyal medya hesaplarımdan isterseniz bana düşüncelerinizi iletebilirsiniz, hakkında seve seve konuşabiliriz. ♥

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir