Gölgeler Dünyasına İlk Adım; Ölümcül Oyuncaklar 1 – Kemikler Şehri | Kitap İncelemesi

Overall
5
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

On beş yaşındaki Clarrisa Fray, beklemediği bir anda, sıradan hayatından sıyrılıp Gölge Avcılarının, karanlık ve gizemli hayatına adım atar.

  • Kitabın Günümüz Yayınevi: Artemis Yayınları
    Kitabın Yazarı: Cassandra Clare
    Orijinal Adı: The Mortal Instruments  1 – City of Bones
    Yayınlanma Tarihi: 2007
    Sayfa Sayısı: 580
    Tür: Fantastik/Gençlik

KONUSU

‘’Yaptığın şeyle ilgili nelerin çirkin olduğunu inkar etmeyi sürdürürsen hatalarından asla ders alamazsın.‘’

Resim yeteneğini annesinden alan, on beş yaşındaki Clarissa Fray, annesiyle birlikte New York’ta yaşamaktadır. Annesinin söylediklerine göre, Clary çok küçükken babası bir trafik kazasında ölmüştür ve annesi Clary’i Luke adında bir dostlarıyla birlikte büyütmüştür. Aynı zamanda en yakın arkadaşı Clary’le aynı yaşlarda, tabiri caizse inek denilebilecek bir görüntüsü olan Simon’la da güzel bir yaşamı vardır.

Bir gün Clary, Simon’la birlikte gittiği Pandemonium Kulüp’te beklemediği bir olayla karşılaşır. Savaşçı kıyafetli üç kişi, ellerinde silahlarıyla bir adama eziyet etmektedir. Clary, tesadüf eseri karşılaştığı bu olay karşısında sessiz kalamaz ve yapmaması gereken bir şey yaparak onlara müdahalede bulunur. Fakat Clary’nin bilmediği şeyler vardır. İlki, bir sıradan olarak görmemesi gereken şeyler görmüştür, ikincisi de eziyet ettiği adam sıradan birisi değildir.

Clary, karşılaştığı bu üç kişinin (Jace, Alec ve Isabella) aslında bir Gölge Avcısı (İblis Avcısı), adamın da İblis olduğunu öğrenir. Bu zamana kadar söyledikleri bu tür şeyler hakkında hiçbir fikri olmayan Clary, o andan sonra bir sıradan olmadığını, Gölge Avcısı soyundan geldiğini ve tanıdığı herkes hakkında daha birçok gizemli detayı şaşırtıcı bir şekilde öğrenecektir.

YORUMUM

Kemikler Şehri, aslında birkaç günde okunabilecek bir kitap, ama ben bu süreyi biraz aşmış gibi görünüyorum. Araya birkaç şeyler girince, yirmi bir gün gibi uzun bir sürede bitirebildim kitabı. Normalde, bu süre zarfında, ara verdiğimde bir kitaptan rahatlıkla kopabilirim, ama bu kitabın, hem dizi hem de filmini izlediğim için kopabilmem mümkün olmadı. Bunun üzerine de, ara versem de devamını rahatlıkla getirebildim. Her ne kadar okurken filmi ve dizisinden görüntüler zihnimde canlansa da, bunu bir süre sonra aşabildim.

Aşabildim diyorum, çünkü her zaman olduğu gibi, kitaplardan uyarlamalar, hiçbir zaman kitabının aslını yansıtamıyor. Bunun için de, görsel bir alandan çok, yazılı alana odaklanmayı sevdiğim için, kitabını okumak bana daha çok keyif verdi. Olaylar, bir süre film/diziyle aynı gideceğini düşünsem de, zamanla bunu toparladım. Sadece, karakterlerin görünüşleri gözümde beyaz perdeye uyarlandığı şekilde kaldı. O da o kadar sorun olmadı benim için.

Bu seriyi okumak için neden bu kadar geciktim bilmiyorum. Sanırım, okuma alanımda, bir süre serilere odaklı yaşama sorunum vardı ve bunu Harry Potter serisini okuduktan sonra aşmış olduğumu hissediyorum. Ondan sonra daha birçok seriyi bitirdim ve Ölümcül Oyuncaklar Serisi’ne de başlamam gerektiğini düşündüm. Aynı zamanda, seriye başlamamın büyük bir nedeni de, birçoklarının sevmediği, Netflix’de çıkan dizisinde, (şuan final yaptı) Alec ve Magnus’un aşkıydı. Kitapta nasıl işlediklerini merak ettiğim için başlamak istedim. Bir arkadaşıma sorduğumda, kitapların Jace&Clary aşkına odaklandığını, Alec&Magnus aşkının, yan kitap olan, Bane Günlükleri’nde daha ayrıntılı anlatıldığını söyledi. Yine de, ayrıntılı bir şekilde vermeseler de, genel olarak okumak da keyif verecektir. Bane Günlükleri’ni, seriden sonra okuyabilirim.

Yazarın dili aşırı iyiydi. Okurken hiçbir yerinde sıkılmadım. Belki de, söylediğim gibi, film/dizilerinden oluşturduğu bu dünyaya alışık olduğum ve fantastik eserler sevdiğim için bana hiçbir şeyi yabancı gelmedi. Devam kitaplarının, bazı detayları daha ayrıntılı bir şekilde açıklayacağını düşünüyorum ve bu da, film/dizilerde vermediği tadı sonuna kadar verecektir. Zaten film hakları olarak ilk kitabın film haklarını alıp yapmışlardı. Diğer kitapları hakkında hiçbir fikrim yok. Ondan sonra dizisine odaklanmışlardı, ama dizisi de istenildiği gibi bir etki yaratmayınca final verdiler. Yine de ben, İngilizce öğrenmem açısından, dizisini de tekrar tekrar, İngilizce altyazılı olarak izliyorum. Oyuncuların çok temiz dilleri var ve anlaşılması da oldukça kolay. İleride yapabilirsem, İngilizce hakkında bazı önerilerimden bahsederken dizisinden de bahsedebilirim.

Yazımı sonlandırmam gerekirse, okumayanlar için spoiler vermeden genel hatlarıyla kitaptan bahsetmek istedim. Umarım yararlı olmuştur. Devam kitaplarını okudukça yorumlarını girmeye devam edeceğim.

       Alıntılar;

🍃  ‘’Çoğu kimse üzüldüğünde veya korktuğunda değil, hayal kırıklığına uğradığında ağlar.‘’

🍃  ‘’Mutsuz değilim,’’ dedi Jace. ‘’Sadece amacı olmayan insanlar mutsuzdur. Benim bir amacım var.‘’

🍃  ‘’Kendini kurtarmadan başkalarını kurtaramazsın.‘’

🍃  ‘’Bütün efsaneler gerçektir.‘’

Keyifli okumalar. ♥

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir