Geçmişin Peşini Asla Bırakmaz; 23 Numara | Film İncelemesi

Overall
4.3
  • Filme Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Walter Sparrow, kendi yaş gününde karısını almaya gecikir. Agatha, bir kitapçıda kan kırmızısı kapağı olan bir roman bulur. Bu kitaptaki hikaye, numeroloji ile ilgili bir cinayet gizemini içerir. Yirmi üç sayısı etrafında döner her şey. Kitaptaki hikaye Walter’ı fazlası ile etki altına alır. Hayal kurmaya başlar. Hayatında “23” sayısı ile yorumlayabileceği olaylara dikkat kesilir. Kitabın yazarının peşine düşer. Bir otelde 23 numaralı odada kalır ki burası hikayede olayların geçtiği mekandır. Bunun üzerine Walter bunun aslında bir roman olmadığına inanmaya başlar. Karısı ve oğlu onu korumak için kendisine yardım etmek isterler. Yavaş yavaş kendisini ve ailesini tehlikeye sokan Walter, gerçeğe doğru yaklaşmaktadır.

  • Çıkış Tarihi: 2007
    Orjinal Adı: The Number 23
    Ülke: ABD
    Yönetmeni: Joel Schumacher
    Süresi: 1 saat 38 dakika
    Kategorisi: Gizem/Gerilim
    IMDb Puanı: 6,4

Çoğunuzun bildiği üzere Jim Carrey, 90’lı yılların en popüler komedi filmi aktörlerinden bir tanesi. Aranızda en az bir tane de olsa filmini izlemeyen yoktur diye düşünüyorum. Ben neredeyse her filmini izledim. Çoğunuzda onu Hayvan Dedektifi Ace Ventura ile tanır, çoğunuz da Maske filmleriyle, ben on yaşımdayken izlediğim Yalancı Yalancı filmiyle tanıyorum. Carrey’nin izlediğim ilk filmiydi ve o kadar eğlenmiştim ki. Yine izlesem, filmin çıkmasından bu yana aradan yirmi yıl geçmesine rağmen aynı eğlence ile izlerim. Jim Carrey’nin komedisi bambaşka bir seviyede ve sinema sektörüne onun gibi birisi geldiği için, çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Tabii ki onu sevmeyenler de olabilir, buna saygı duyuyorum. Her neyse, bugün incelemesini yapacağım film ise, komedi filmlerinde olduğu gibi gizem ve gerilim türlerinde de kendisini kanıtlamış olan filmi 23 Numara olacak.

23 Numara, benim epey zaman önce izlediğim bir filmdi, açıkçası hakkında hatırladığım tek şey, aslında gözümde canlandırdığım tek şey posteriydi. 23 Numara’nın lanetini simgeleyen bir baş yapıt. Tıpkı gerçek hayatta bazı kişiler için 13 numarasının insana uğursuzluk getirdiğini düşünenler gibi, 23 Numara da bunun gibi bir şeydi. Tam filmi yeniden izleyebilirim diye düşünürken, hafta sonu annemle film kanallarını gezerken, bir kanal da rastladık ve izlemeye başladık. Gerçekten de film hakkında çoğu şeyi unutmuştum. Baştan izlediğimde filmin daha çok içine girdim ve beni oldukça etkiledi. Jim Carrey oyunculuğuyla yine göz dolmuştu. Fakat bu sefer ne yazık ki güldürmüyor, aksine epey üzüyordu.

Filmde Walter adında bir adamın hayatına konuk oluyoruz. Walter bir hayvan yakalayıcısı ve çoğu kişi gibi işini pek sevdiği söylenemez. Aynı zamanda işten birkaç kişiyle de arası iyi değil. Zaten film tam o anda başlıyor ve Walter bir anlatıcı olarak devreye girerek hayatının değişmesine olanak sağlayan olayların o an başlamadığını söylüyor. Daha filmin ilk başında, olasılıklardan bahsediyor. Yaşanan tüm olayların öyle ya da böyle bir nedeni olduğunu söylüyor. Walter’ın hayatı da tam olarak bu düşünce de şekilleniyor.

Tam mesai bitiminde, işinde kavgalı olduğu arkadaşı onu sorunlu bir köpeğin yanına görev olarak gönderiyor ve köpek onun kolunu ısırıyor, bu yüzden de eşi Agatha ile buluşmasına geç kalıyor. Elinde pasta ile Agatha, kitapçının önünde beklerken aniden kitap raflarında 23 Numara isimli bir kitabın onun ilgisini çekmesiyle kitabı okumak için içeriye giriyor. Bu sayede kocasını beklerken zaman geçireceğini düşünüyor. O an da hayatlarındaki her şeyin beklenmedik bir şekilde değişeceğini bilmeden kitabı okumaya başlıyor ve beklenildiği gibi kitabı çok seviyor ve kocası geldiğinde ona da tavsiye ediyor. Fakat kitap Agatha için sıradan kurgu romanı olarak gelse de içten içe Walter’a çok tanıdık gelmeye başlıyor ve Walter farkında olmadan birinci bölümden sonra kitabın içine sürükleniyor.

Ah, işte Walter kitabı okumaya başladığı andan itibaren hayatı artık eskisi gibi olmayacaktır. Kitap onda hayatına dair tanıdık detaylar vermeye ve sanki kendi geçmişinden koparılıp da yazıldığına dair ipuçları vermeye başlar. Walter o anda kitabı bırakıp okumamak ister ve 23 Numara’nın laneti onu yeniden esir almıştır. Artık her yer de 23 numarayı görmeye başlar. İçtiği suda, yediği yemekte, doğum tarihinde, saatlerde, adı ve soyadında akıllara gelebilecek her şey de 23 olduğunu fark ediyor ve rakamın gizemi, kitabın gizemiyle birleşerek Walter’ın hayatını zindana çeviriyor. Geçmişinden kaçışı yoktur ve geçmişi onu kitap sayfalarında kapana kıstırmıştır.

Daha fazla detaylara girip de spoiler vermek istemiyorum, ama zaten filmi izlediğinizde film sizi etkisi altına alacak ve sonunda ne olacağını, tıpkı Walter’ın kendi hayatında hissettiği gibi, merakı iliklerinizde hissedeceksiniz. 23 Numara ile ilgili söyledikleri heyecan verecek, gerçekten böyle bir şey var mı diye düşüneceksiniz. Tabii ki filmde sevmediğim bazı detaylar vardı, sizinde olacak, ama bir filmi kötü bulmak için izlemiyoruz değil mi? Önemli olan kurgu ve anlatılmak istenen detaylar. Elbette kötü filme kötü diyeceğiz, ama bu film kötü değil, gerçekten de hayata dair bazı şeyleri sorgulamaya iten bir film. Filmi izlemeyen bir Jim Carrey hayranıysanız mutlaka izleyin, hatta adamı sevmiyorsanız bile kurgusu için izleyin, pişman olmayacaksınız. Sonunda inanılmaz şaşıracaksınız. İnsanın hayatını, geçmişte yaşadıklarını sorgulamasına neden olacak etkileyici bir film.

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir