Geçmişin Gölgesinde; Ölümcül Oyuncaklar 2 – Küller Şehri | Kitap İncelemesi

Overall
5
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Clary, Jace’in abisi olduğunu öğrendikten sonra duygularını kontrol etmeye çabalar. Aynı şekilde bu durum, Jace için de çok zordur. Clary’nin annesi de hala komadadır. Her şey rahatsız edici bir şekilde ilerlerken Valentine, Ölümcül Oyuncaklar’dan ikincisi olan Kılıç’ı da ele geçirmiştir ve hain planlar içerisindedir.

  • Kitabın Günümüz Yayınevi: Artemis Yayınları
    Kitabın Yazarı: Cassandra Clare
    Orijinal Adı: The Mortal Instruments  2 – City of Ashes
    Yayınlanma Tarihi: 2008
    Sayfa Sayısı: 480
    Tür: Fantastik/Gençlik

KONUSU

‘’Daha önce hiç denemediysen yapamayacağını nereden biliyorsun?’’

Clarrisa Fray, Jace’in abisi olduğunu öğrendiğinde, ona karşı olan duygularını kontrol etmeye çalışır. Aynı şey, Jace için de geçerlidir. Öyle ki, yıllardır Ligthwoodlar dışında bir ailesi olmadığını düşünen genç adam, bir anda hem babasının hem de kız kardeşinin olduğunu öğrenir. Bu durum, onu, büyümenin de verdiği bir süreçle beklemediği bir çıkmaza sürükler.

Kız kardeşi olduğunu bildiği kıza âşıktır, babası olduğunu bildiği adam (Valentine) ise son derece tehlikeli ve korkunç birisidir. Topladığı ölümcül oyuncaklarla kendisine bir iblis ordusu kurmayı planlar ve bununla birlikte Merkez’i alaşağı etmeyi amaçlamaktadır. Clary’nin annesi ise hala komadadır ve bununla başa çıkarken aynı zamanda Gölge Avcılarıyla Valentine’i durdurmak zorundadır.

Güçlerini yeni yeni kazanmaya çalışan Clary, bu esnada diğer Gölge Avcılarında olmayan bir yeteneğinin olduğunu keşfeder. Aynı zamanda Jace’de tıpkı Clary gibi kimsede olmayan bir yeteneğe sahiptir. Sorunlarla baş etmeye çalışırken Clary’nin en yakın arkadaşı Simon’ın başına beklemediği talihsiz bir olay gelir ve bu, zaten sallantıda olan hayatını tümüyle etkileyecektir.

Alec de kalbinin sesini dinlemeye başlayacak, her şeye rağmen ruhunun götürdüğü yere gidecektir.

YORUMUM

Küller Şehri’ni toplamda beş gün gibi kısa bir zamanda okudum. Arada bir süre okuyamadım, ama yarısından sonra hızlı bir şekilde kitap akıp gitti. Aksiyon anlamında pek fazla bir olay yaşanmadı, ama bence duygusal anlamda karakterlerin gelişimi ve dünyaya uyum sağlamak açısından güzel bir kitaptı. Karakterlerin gelişimi, yaşadıkları olaylar, Jace ve Clary’nin birbirleri arasındaki uyumu çok hoştu. Bazı zamanlar Clary’e sinir olsam da, bir şekilde kendimi onun yerine koyduğumda ben de muhtemelen onun verdiği tepkileri verebilirdim. Her ne kadar onlar kurgu karakterler olsa da, Cassandra Clare’in kelimeleriyle canlanıp vücut bularak önüne seriliyorlar. Bu sayede karakterlerin bazılarına gıcık oluyor, bazılarına âşık oluyoruz.

Söylediğim gibi, Jace ve Clary’nin arasında geçen sorunlar yaşanabilir detaylar. Abi-kardeş olduklarını bilmeden önce kısa bir sürede birbirlerine duygusal anlamda bir bağ kurdular ve kan bağları olduğunu öğrendiklerinde bu durumu görmezden gelmek ikisi için de işkence halini aldı.

Sanırım kitapta, hayatında iyi şeyler olmaya başlayan sadece Alec oldu. Magnus’la olan yakınlaşmalarına bayıldım. Çok fazla anlatılmayıp, yüzeysel olarak geçilse de bu bile beni aşırı mutlu etti. Alec, dizisinde de sevdiğim bir karakterdi. Onu okurken, gözümde dizisindeki gibi, uzun boylu, yakışıklı, utangaç ve son derece düşünceli bir karakter canlanınca onu daha çok seviyorum. Bu kitaptan sonra Camlar Şehri’ne olan merakım daha çok arttı. Okumak için sabırsızlanıyorum.

        Alıntılar;

🍃  ‘’Asla bir yere ait olduğumu hissetmedim. Fakat sen bana ait olduğumu hissettiriyorsun.‘’

🍃  ‘’Aslında genellikle dikkat çekecek derecede iyi huyluyumdur. Çıkmaz ayın son çarşambası gör beni birde.‘’

🍃  ‘’Bana insan geriye dönüp baktığında ve bir şeyleri farklı yapmış olmayı dilediğinde gerçekten büyümüş olabileceğini söylediğini hatırlıyorum. Sanırım artık büyüdüm. Sadece…‘’

🍃  ‘’En çok değer verdiğin insanlara gerçekleri söyleyemiyorsan zaman içinde kendine de gerçekleri söylemeyi bırakıyorsun.‘’

Keyifli okumalar. ♥

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir