Evlerine Gidemezlerse, Evleri Onlar İçin Gelir; Dunkirk | Film İncelemesi

Overall
5
  • Filme Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Christopher Nolan’ın 2. Dünya Savaşı’nın kaderini belirleyen olaylardan biri olan Dunkerque Tahliyesi’ni konu edinen filmi, yüz binlerce İngiliz ve müttefik askerlerinin, düşman askerleri tarafından etrafının sarılması ile başlar. Arkaları deniz olan bir yerde sıkışan askerler, düşman saldırısına karşı çaresiz bir durumda kalırlar.

  • Çıkış Tarihi: 2017
    Ülke: ABD
    Yönetmeni: Christopher Nolan
    Süresi: 1 saat 45 dakika
    Kategorisi: Dram/Aksiyon/Tarih
    IMDb Puanı: 8,0

Film 2017 yılının yazında çıkmasına rağmen Dunkirk ile ilgili haberler 2016 yılının başından itibaren internette gezinmeye başladı. Bu durum, Nolan hayranlarını oldukça heyecanlandırdı. Filmin çekimlerine 2016 yılının Mayıs ayında başlanacağını da öğrenmiştik. Daha sonrasında filmin gösterim tarihinden bu zamana kadar bir sene olduğunu öğrendiğimizde çoğumuz üzüldü, ama zaten her zaman böyle olmuyor muydu? Ömrümüz hep güzel filmleri beklemekle geçiyor ve bu epey üzücü. Neyse, her şeye olduğu gibi buna da alışıyoruz işte.

Ben filmi ilk çıktığı zaman, yani geçen sene izlemiştim. İkinci kerede geçtiğimiz aylarda izledim. Filmin etkisi ben de beklemediğim kadar ağır oldu. Film, gerek görsel efektler gerek kurgu gerekse bütünlük açısından gerçekten de bir Nolan filminden  beklenilen kadar. Ben filmi ilk olarak kardeşimle sinemada izlediğimde sinemada kimse yoktu ve en arkadan tamamen filmin derinliğine girerek izledim. Zaten fazla konuşmalar olmadığı için kafanızı karıştıracak herhangi bir detay da olmuyor. Olaylar ve görsel efektler her şeyiyle insanı savaşın içerisindeymiş gibi hissettirmeyi fazlasıyla başarıyor. Savaş uçağının içerisindeymişsiniz gibi çekilen sahneler, uçaktan kuş bakışı görüntüler insanı ister istemez hem ürpertiyor hem de heyecanlandırıyor.

Bunun yanı sıra, aynı duyguları izleyiciye vermesiyle birlikte filmin konusu da, 2. Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren unsurlardan olan, Dunkirk tahliyesini konu almaktadır. Film, 2. Dünya Savaşı’nın başlarında Nazi Almanyası’nın üstünlüğü içerisinde başlar. 1940 yılının Mayıs ayında, 400 bin asker Alman silahlı güçler tarafından kuşatılmıştır. Bu askerlerin arasında, İngiltere, Kanada, Fransa ve Belçika’nın müttefik silahlı askerleri yer almaktadır. Fransa’nın İngiltere’ye çok yakın Dunkirk bölgesinde kıstırılan bu askerler kıyıda olmalarının dezavantajı ile havadan bombardımanla yok edilmeleri planlanmıştır. Bir süre sonra, İngiliz Başbakanı

Film boyunca askerlerin çaresizliği o kadar göz önündeydi ki sanırım savaştan çok bu çaresizlik ön planda olduğu için insanın yüreğini hayli burktu. Hepsi de gencecik çocuklardı, ben gerçekten çok etkilendim. Keşke hiçbir zaman savaş olmasa. Her kim olursa olsun, savaş ve ölümler insanı yıkan şeyler. Christopher Nolan bu konuda kesinlikle harika bir iş çıkarmış. Hatta askerlerin üzerindeki baskı öyle yoğundu ki, savaştan döndüklerinde dahi kendilerini çaresiz ve yenilmiş hissettiler. Ama halk, onlar döndüğü için çok mutluydu. Ne olursa olsun önemli olan sapasağlam dönebilmekti. Nolan bu ana fikri izleyiciye çok iyi vermiş. Bazıları filmi beğenmemiş olabilir, ama ben çok beğendim. İçerisinde verdiği mesajlar oldukça yerindeydi. Bir de filmde karakterlere dair bakış açılarında gösterilen sahneler vardı. O anlar biraz kamaşık gelebilir, ama dikkatli bir izleyici bu detayları kaçırmayacaktır diye düşünüyorum.

Her detayıyla birden fazla izlenmesi ve bakış açıları gözetmeksizin ders alınması gereken bir film. Eminim bir izlediğinizde daha başka detayları yakalayacak, filmin derinliğini ve yarattığı etkiyi her defasında hissedeceksiniz.

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir