Dumbledore’un Ordusu; Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı | Kitap İncelemesi

Overall
5
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Harry, her yıl olduğu gibi bu yıl da, tatilini geçirdiği Dursley’lerde, Hogwarts’ın bir an önce başlaması için gün sayıyordur. Bir yaz günü, Privet Drive, Little Whinging’de bir parkta otururken ansızın kuzeni Dudley, arkadaşlarıyla ona sataşır, ardından orada olmaması gereken iki Ruh Emici parkta belirir. Harry, kuzeni ve kendisini korumak için patronus büyüsü yapar. Bu durum, Harry’nin başına gelen henüz ilk kargaşadır.

  • Kitabın Günümüz Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
    Orijinal Adı: Harry Potter and The Order of The Phoenix
    Kitabın Yazarı:
     J. K. Rowling
    Kitabın Basım Tarihi: 2003
    Sayfa Sayısı: 975
    Kategorisi: Fantastik

KONUSU

“Sınır tanımayan bir zekâ, en büyük hediyedir insana.”

Henüz okula gitmeden, Harry, Hogwarts’ta geçireceği beşinci yılının sorunlarıyla baş etmeye başlamıştır. Little Whinging’de karşısına çıkan iki ruh emiciyi savuşturması nedeniyle Hogwarts okul kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle okuldan atılma mektubu alan Harry, hayatının en kötü gününü geçirmiştir. Neyse ki, Dumbledore bu durumun Sihir Bakanlığı mahkeme heyetince yürürlüğe girmesini sağlamıştır, Harry’nin imtihanı asıl şimdi başlayacaktır. Henüz on beş yaşında olmasına rağmen bu sefer yetişkinlerin azınlıkta olduğu bir mahkemeye çıkacaktır ve bu durum Harry’i fazlasıyla rahatsız eder. Aynı zamanda ergenliğin verdiği sorunlar etrafındakilerle iletişimi de güç bir duruma getirecektir.

Biraz güç de olsa Hogwarts’tan atılma durumunun kıyısından dönmüştür. Okul başlamadan önce, Zümrüdüanka Yoldaşlığı Karargâhı kapsamında, vaftiz babası Sirius’un kendisini gizlemek için kullandığı ve aynı zamanda Black ailesinin evi olan karargâh, Grimmauld Meydanı 12 Numara’ya misafir olur. Burada, Yoldaşlığın içerisindeki sevdiği ve Voldemort’un dönüşüyle ilgili kendisine inanan herkesle iletişim halinde olur. Bu durum da, okula gitmeden önce olabilecek bazı detayları ve sorunları az da olsa göğüs gerebilme kabiliyeti sağlayacaktır, ama her zaman olduğu olaylar hiçbir zaman istediği gibi gitmez. Voldemort’un yeniden doğumuyla işler çok daha farklı bir hal almıştır.

Harry, okula döndüğünde rahatlamak yerine, çok daha başka problemlerle karşılaşır. Bu yıl okula, Sihir Bakanlığı’ndan, Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Dersinin Profesörü, yeni atanan Dolores Umbrige, fark etmedikleri bir anda söz sahibi olup, okulu himayesi altına alacaktır. Bununla birlikte, dördüncü yılında gerçekleşen Üçbüyücü Turnuvası’nda başına gelen talihsiz olay yüzünden arkadaşı Cedric’i kaybetmesi ve bunun üzerine Voldemort’un geri geldiğine dair söylemlerine sihir bakanı dâhil kimse inanmamaktadır. Bu durum, Harry’i tüm okul yılı boyunca tahmin etmediği derece de zorlayacak, arkadaşlarından bazılarıyla sürtüşmelere yol açacaktır. Ergenliğinin verdiği sinir krizleri ve Voldemort’un zihnini kontrol ettiğine dair sorunlar da bununla bitlikte su yüzüne çıkacaktır. Hiçbir sorunu yokmuş gibi bir de, beşinci yılına özel S.B.D (Sıradan Büyücülük Düzeyi) sınavlarına girmek zorundadır.

Yeni, Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü, Dolores Umbrige, dönem boyunca kötü güçlere dair savunma dersleri vermek yerine, tamamen teorik bir anlatım diline sahip olacaktır. Bununla birlikte, Karanlık Lord’un döndüğüne dair söylentiler beşinci sınıfları zor duruma düşürür. Bunun üzerine, bir süre sonra Hermione’nin önermesiyle ve Karargâhta konuştukları üzerine, kendilerini savunmak için büyü öğrenmek isteyen öğrencileri bir araya toplarlar ve Harry’nin liderliğiyle bir grup kurarlar. İsmini Dumbledore’un ordusu koyacaklardır.

Kendileri adına son derece masum olan bu grup, bir süre sonra beklemedikleri bir durumla karşılaşır ve kendilerini aşmaları gereken çok daha büyük bir engel karşısında bulurlar. Harry, Voldemort’un zihnine yaptığı garip yolculuklarla başa çıkmaya çalışırken, Sihir Bakanlığı, Esrar Dairesinde, Karanlık Lord’un merakla aradığı bir şey olduğunu fark eder ve bunu alabilmek için her şeyi göze alabildiğini görür. Harry, hayatını çok daha başka bir boyutlara erdirecek bu serüvenin arkasından arkadaşlarıyla giderken, geçmişinin verdiği rahatsız edici sorunlarıyla da karşı karşıya kalacaktır.

YORUMUM

975…

Ah, hakkında ne söylemeliyim ki?

Hayatımda okuduğum en uzun kitaplardan birisiydi. 975 sayfa nasıl geçti, nasıl oldu anlamadan, bir haftada bitirdim kitabı. Ve bir kez daha, kitabının filminden çok daha inanılmaz olduğunu anladım. Yukarıda, bazı şeyleri atlamadan ve spoiler vermeden konusundan bahsetmeye çalıştım, epey zorlandım. Eminim bazı detayları atlamışımdır, ama bir yandan da keyfinizi kaçırmak istemedim.

Demek istediğim, harika bir kitaptı, gerçekten!

Kitap ve filmleri birbirine tutmuyor elbette, ama filmi, kitabına bakıldığında fazlasıyla sığ kalmış. Tabii, 975 sayfayı filme uyarlamanın zor olacağını düşünerek kitabını ve filmini ayrı kefede tutmamız gerektiğini de düşünüyorum, ama yine de, kitaptan uyarlama filmlerinin azıcık daha üzerine düşülmesi gerektiğine inanıyorum. O kadar bariz değişiklikler vardı ki, nasıl olur da bu kadar değiştirebildiklerini anlayamadım, biraz da üzdü. Yine de filmi, görsellik açısından izlenebilir, en azından ben öyle izliyorum ve kitabı okuduğumda gözümde canlandırmakta zorlandığım detaylar olmuyor.

Ah tabii, Dolores Umbrige’e aşırı sinirlendim. Filminde olduğu gibi, kitabında da çok daha fazla irite ediciydi.

Kitapta olup da, filminde olmayan detayları burada sıralamak isterdim, ama eminim bu fazla zamanımı alarak yazının bütünlüğünü bozabilir. Belki sonra, bu konuda başka bir yazı daha yazabilirim, belli olmaz.

Kitapta, öğrencilerin S.B.D’lere teker teker girmesi çok güzeldi, beşinci sınıf boyunca yaşadıkları zorlukları ve süreçlerini tamamen içerisinde hissettim. Kitapların büyüsü de buradan kaynaklanıyor. 975 sayfa nasıl bitecek diye düşünmeyin sakın, nasıl olduğunu anlamadan hemen bitiveriyor bile. Harry Potter’ın beşinci kitabını, diğer kitaplarından çok daha fazla seveceksiniz.

        Alıntılar;

🍃  İnsanlarla birlikte olmayı isteyip istemediğine karar vermek ona zor geliyordu; birileriyle olduğu zaman uzaklaşmak istiyordu, yalnız olduğu zaman da yanında birilerinin olmasını.

🍃  ”Hissettiklerinin utanılacak bir yanı yok, Harry,” dedi Dumbledore’un sesi. ”Tersine… böyle acı hissedebilmen senin en büyük gücündür.”

🍃  ”Fred ve George’la birlikte büyümenin şöyle bir yanı var,” dedi Ginny düşünceli düşünceli, ”yeterince cesaretin varsa, gözüne her şey mümkünmüş gibi görünmeye başlıyor.”

🍃  Ne yazık ki, zihninin gerisi artık eskisi gibi güvenli bir yer değildi.
🍃  “Eh, kimse izlemiyor sandığı zaman kurtarabiliyor,” dedi Fred , gözlerini devirerek. “Yani tek yapmamız gereken, bütün seyircilere, cumartesi günü Quaffle onun tafaına doğru gittiğinde arkalarını dönüp kendi aralarında konuşmalarını söylemek.”
🍃  “Snape’le fazladan ders mi?” dedi Ron, afallamış halde. “Bana kalsa, kabus görürdüm daha iyi!”

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

2 thoughts on “Dumbledore’un Ordusu; Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı | Kitap İncelemesi

  1. Ben bu kitabını okumadım ama sana katılıyorum. Kitapları kesinlikle daha iyiydi. Filmler kâr amacı güttüğünden ve film süresine sığdırılmaya çalışıldığından maalesef kitaptaki kadar etkileyici ve cazip olmuyor. Belki oğluma alıp bende okuyabilirim. Çok teşekkürler 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir