Merilands

Filmler, Diziler ve Kitaplar Hakkında Bilgi Sahibi Olmak İsterseniz Doğru Adrestesiniz.

Bu Hikayenin Sadece İnanılmaz Tarafları Gerçektir; Fi | Kitap İncelemesi

Overall
5
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Fi, deneyimin içinde kaybolmak yerine korkmadan deneyime sahip olmanın yolculuğudur. İçinde bolca bulunan manipülasyon, seks, aldatma ve aldanma hikâyeleri belki herkesin dikkatini çekebilir ama gerçeklerden yola çıkılarak ulaşılmak istenen yerde sadece farkındalık vardır.

Fi güzelliğin lanetlendiği, zekânın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, içine doğduğumuz bu kutsal hayatı kutlamak için yazılmıştır. Kendi potansiyelini keşfetme cesareti gösterebilmiş gerçek kişilere, çatlama cesareti gösterebilmiş tohumlara adanmıştır.

Bir kişiye duyulan aşktan daha acımasız bir şey var mıdır?

  • Kitabın Günümüz Yayınevi: Everest Yayınları
    Kitabın Yazarı: Akilah Azra Kohen
    Sayfa Sayısı: 584
    Kategorisi: Romantik-Kurgu

İlk olarak kitabı keşfetme anımdan söz edebilirim sanırım. Ben, Azra Kohen’in, 2016 yılında çıkardığı Aeden kitabıyla seriye başlama kararı aldım. Aeden’i alma düşüncem de bir an da oluşmuştu. Kapağını gördüğümde, (o zamanlar destek yayınlarının çıkardığı kapaktı tabii ki, şimdi Everest’e geçti ve şimdiki kapaklar çok daha çarpıcı ve harika, her neyse.) almam gerektiğini düşündüm ve bu düşüncemin arkasına giderek hemen satın aldım. Şimdi iyi ki bunu yapmışım diyorum, çünkü bu sayede Azra Kohen’in kitaplarıyla tanıştım. Aeden’i okuduktan sonra, mutlaka Fi, Çi, Pi serisine de başlamam gerektiğini düşünerek hızla o kitaplarını da aldım, en kısa zamanda hepsini okudum zaten. Bir de kötü bir dönemden geçerken kitaplarını okumak, bana hem acımı dindirmemi, toparlanmamı sağladı hem de kitaplarıyla yol gösterdi.

Kitaplarını okuduğum zamanlar da dizisi yayınlanıyordu. Açıkçası, dizisini izlememekte epey tereddüt etmiştim. Azra Kohen’in de ilk zamanlar dizisine pek sıcak bakmadığını, ama sonradan önemli bir yönetmenle anlaşarak kitabına uygun çekileceğini duyduğumda biraz da olsa sıcak bakmaya başlamıştım. Sonrasında dizisi final yaptı, ama bence de uygun bir karardı. Dizisini final yaptıktan sonra izlemeye başladım. Ne kadar tereddütlerim olsa da, tıpkı kitabı gibi dizisi de garip derece de kendini izletiyor, merak duygularıyla insanı savaşa sürüklüyordu. Bölümler bir saat olmasına rağmen, peş peşe izlemeye başladım ve gerçekten de beğendim. Sanırım gerçek hayata yakın olması ve bir şekilde olanlar da gerçeğe dayanması her şeyiyle büyüleyiciydi. Kitap hakkında konuşmak için geldim, ama dizisine yöneldim. Kitap hakkındaki görüşlerim de bu yönde elbette. Nasıl oluyor bilmiyorum, ama gerek yazım tarzı gerekse kurgu açısından kitap kendini okutuyor, tıpkı bir film izliyormuş edasıyla sayfalar ardı ardına çevriliyordu. Bana göre bir kitap için muazzam bir durum bu.

Kitaptaki karakterler beni çok etkiledi. Özellikle de Bilge karakteri. Açıkçası Duru’dan çok Bilge’yi daha çok sevdim. Duru’yu da seviyordum, ama bilmiyorum ilerleyen zamanlarda pek sevmemeye başladım. Can Manay karakteri ise olaydı zaten. Şimdi burada hemen konusundan bahsetmek istiyorum. Ünlü psikolog Can Manay, ilk görüşte, konservatuvar öğrencisi balerin Duru Durulay’a aşık olur. Olaylar tam o an da değişmeye başlar. Can, Duru’yu elde edebilmek için Duru ve erkek arkadaşı Deniz’in hayatına bir arkadaş gibi sessizce sızar, bu sayede Duru’nun kalbini kazanmayı amaçlar. Bu durum, karşıdaki kişi için ürkütücü bir şey. İlk kitap boyunca Can’ın kendisinin olmayan bir kalbi, adım adım, yavaş yavaş nasıl elde ettiğini, nasıl kendi lehine çevirdiğini okuyoruz. Bununla birlikte yan karakterlerin hayatlarını da görüyoruz. Aslında İlk kitapta hepsi yan karakter olarak görünse de, tüm karakterler kocaman bir hayatın içerisinde kendi rollerini oynuyorlar. Yeri geldiğinde hepsi hikayenin ana kurgusuna dahil oluyorlar.

Ah, karakterleden bahsederken Özge karakterini unutuyordum. yaptığı bir şey sonucu, (onu burada söylemeyeceğim), Can yüzünden hayatı tümüyle alt üst olur ve çabalamak için artık tek başına kalmak durumunda bırakılır. Özge’nin kendi başına mücadelesi ve her şeye göğüs geren tavrı muazzamdı. Özge’yi dizisinde de çok sevmiştim. Açıkçası şuan ne söylersem spoiler olacak gibi hissediyorum. Keza Deniz karakteri de öyle, kitaptaki tüm karakterlerin, tüm hayatların kendi içlerindeki mücadelelerini görüyoruz. Daha ayrıntılı anlatmak istiyorum, ama dediğim gibi kelimeleri bulmakta biraz zorlanıyorum. En iyisi, siz hemen gidin, hala okumadıysanız kitapları okuyun. İnanın kaybetmekten çok, farkında olmadan daha fazla şeyler kazanacaksınız.

       Alıntılar;

🍃 Bir kişiye duyulan aşktan daha acımasız bir şey var mıdır?

🍃 İnsanlığımıza rağmen hayvanlığımız kadar etrafımızda saygı uyandırabilmemiz ne acıydı…

🍃 Bazen karşındakinin zekası aslında kendi zekanın aynasıdır.

🍃 Kendisi olabilmek için hep takması gereken maskeleri vardı..

🍃 Özgürleşemezsen deneyimleyemezsin, deneyimleyemezsen değişemezsin, değişemezsen asla senleşemezsin.

Next Post

Previous Post

Leave a Reply

© 2019 Merilands

Theme by Anders Norén