Bir Gecelik, Hayatın Akışına Uymak; Gece Bitmeden | Film İncelemesi

Overall
4
  • Filme Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Eşiyle beraber yaşadığı Boston’a dönmek üzere gece 1:30 trenine bileti olan Brooke Dalton (Alice Eve) New York garına giderken soyguna uğrar ve cüzdanını çaldırır. Bu sırada treni kaçırır, fakat eşi eve dönmeden eve dönmesi gereklidir. Durum epey bir kötü görünürken garda trompet çalan sokak müzisyeni Nick ile (Chris Evans) tanışır. İlk başlarda Nick’in ona kötü niyetli düşüncelerle yaklaştığını sanan Brooke, saatler geçtikçe Nick’i daha fazla tanır ve onun hakkındaki düşünceleri değişmeye başlar.

  • Çıkış Tarihi: 2014
    Orjinal Adı: Before We Go
    Ülke: ABD
    Yönetmeni: Chris Evans
    Süresi: 1 saat 35 dakika
    Kategorisi: Drama/Komedi/Romandi
    IMDb Puanı: 6,8

Çoğu insan Chris Evans’ı Kaptan Amerika filmiyle tanıdı. Elbette, ilk fantastik kurgu filmi Kaptan Amerika değildi. İlk olarak, 2005 yılında çıkan, ilk Fantastik Dörtlü filminde Alev Adam rolünde oynamıştı. Evans, bana göre, görünüş açısından tam olarak kahraman görünümü verse de, romantik filmlerde de iyi bir iş başarıyor. Yakışıklılık olarak da çok iyi bir kombinasyon olduğunu düşünüyorum, tabii bu tamamen benim fikrim katılmayanlar olur belki. Ah, bir de ben Fantastik Dörtlü filmini küçükken izlemiştim ve o zamanlar bile Chris’i gözüme kestirmiştim. 🙂

Her neyse, benim Gece Bitmeden filmini izleme nedenim, Chris Evans’ın oynamasıydı. -Hehe bu da biraz ayrımcılık gibi gelebilir size, ama ne yapayım adam yakışıklı. :)- Çoğu kişi gibi ben de Evans’ı sadece kahraman filmlerinden biliyordum. Romantik filmde nasıl bir performans sergileyeceğini de ayrıca merak etmiştim, bu nedenle filmi izledim, beğendiğimi de söylemek istiyorum. Kurgu olarak yumuşak ve pek etkileyici bir kurgusu olmasa da, yine de genel anlam da, acaba böyle bir şey benim başıma gelse ben neler yaşarım edasıyla izlendiğinde hoş bir film olmaya başlıyor.

Şimdi, kısaca konusundan bahsetmek istiyorum. Filmde Evans, sevgilisinden altı ay önce ayrılmış, kafası karışık bir caz trompetçisi Nick karakterini canlandırıyor. Kadın karakterimiz ise, aynı derece de kafası karışık, sevgilisiyle sorunları olan ve bu sorunları bir nebze de olsa aşmak için New York’ta bulunan Brooke karakteri (Alice Eve). Nick, bir sonraki gün yapılacak olan seçmeler için gününü trompet çalarak geçirirken, kafasındaki sorunları atmaya çalışır. Aynı zamanda bundan sonraki hayatında ne yapacağı hakkında hiçbir fikri yoktur. Brooke ise o anda tam bir umutsuz vaka konumundadır. Treni kaçırmıştır, çantası çalınmıştır ve tüm bu mutsuz edici durumun içerisinde telefonu da kırılmıştır. Her şey Brooke’un ruh sağlığı için rahatsız edici bir sinire yol açarken, trompet çalan Nick ile karşılaşır. Tüm bu olumsuzlukların içerisinde iki karakter tesadüf eseri birbirlerini bulurlar. Bu karşılaşmadan sonra da olaylar, sabahın ilk ışıklarına kadar ikisi arasında ilerlemektedir.

İlk olarak ikisi de birbirlerine yabancı oldukları için bir mesafe içerisinde olurlar, ama gecenin ilerleyen saatlerinde fark etmeden kendilerinden, sorunlarından ve yaşadıklarından bahsetmeye başladıkça aralarında garip bir çekim ve yakınlaşma oluşur. İki kafası karışık insan, bir gece de fark etmeden birbirlerini iyileştirmeye başlarlar. Bu durum da, gecenin sonunda ikisinin hayatına da unutamayacakları anılar bahşetmelerine neden olur. Gününüzün geçmesine ve aşka dair azıcık da olsa umudunuzun filizlenmesine neden olacak sıcacık bir hikaye.

Aşk ve arkadaşlık bir arada olurken, iki yabancıyı kısa süre de birbirine bağlıyor ve unutulmayacak bir gece geçirmelerine neden oluyor. Gece, tahmin edildiği gibi bitecek mi yoksa her ikisini de geldikleri yollara, ama farklı düşüncelerle mi gönderecek? Bunun cevabını izledikten sonra anlayacaksınız.

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir