Başarısızlığın Faydaları ve Hayal Gücünün Önemi; Güzel Bir Hayat | Kitap İncelemesi

Overall
5
  • Rowling'in Konuşmasına Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Kitap, J. K. Rowling’in Harvard Üniversitesi’nin mezunları için yaptığı konuşmasını içermektedir.

  • Kitabın Günümüz Yayınevi: Doğan Kitap
    Kitabın Yazarı: J. K. Rowling
    Kitabın İlk Basım Tarihi: 2018
    Sayfa Sayısı: 78
    Kategorisi: Konuşma Metni

Söze nasıl başlamam gerektiğini bilmiyorum. Bu sefer okuduklarımdan inanılmaz derece de etkilenip anlatacaklarımı hangi kelimeler eşliğinde aktarmam gerektiğini bilmediğim için değil, tamamen şaşkınlığımdan kaynaklı bir durum yüzünden ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Beni sakın yanlış anlamayın, Rowling’in söylediklerinden etkilenmediğimi söylemiyorum. Bir Potterhead olarak kitaplarını sevdiğim kadar Rowling’i de sonsuz seviyor ve saygı duyuyorum, birazdan söyleyeceklerim bambaşka bir konu. Lütfen, bunları düşünerek okumaya devam edin ve bırakmayın.

Kitabı alıp okudum ve kesinlikle o kadar güzel detaylara değinmiş ki, eğer onu mezuniyet günümde canlı canlı izleseydim, muhtemelen ağlayabilirdim. Söyledikleri, gerek derinlik gerekse geleceğe yönelik planlara dair olsun tam da Harry Potter serisi çıkmadan önce, binlerce yayınevinden red yemiş bir yazarın söyleyeceği kelimelerdi.

Rowling, HP serisini yeniden yazmaya başlamadan önce, 30 yaşında, depresyondan intihar etmeyi düşünen bir kadındı. Yaşadıkları, bu yere kadar gelebilmesi kesinlikle kendi tırnaklarının eseri sonucunda gerçekleşti. Bunu, tüm kitapseverlerin bildiğini düşünüyorum ki Rowling bize çok fazla şey öğretti. Tıpkı Harry gibi bizi de büyüttü. Bu sayede bir konuda başarısız olduğumuzda hemen hayal kırıklığına uğramak yerine bir diğer adımı atmaya çaba harcıyoruz. Elbette üzülüyoruz, ama o üzüntü amaç olarak edindiğimiz değerlerin üzerini örtmüyor, bir süre olsun sadece durduruyor. Kendimize verdiğimiz o süreci aştığımızda ise, yeniden harekete geçerek amacımıza doğru ilerliyoruz, taa ki istediğimiz başarıyı elde edene kadar. Elbette, çoğu zaman o başarıyı elde ettiğimizde bir süre sonra çok daha fazlasını isteyerek başka başarıların peşinden koşuyoruz, üzülüyoruz. Bu muhtemelen herkese olmuştur, ama şimdi önemli olan hayalimizdeki başarının arkasından gidebilmek. Ve sonrasında da yeniden isteyebilmek, bunda kötü bir durum yok. Sadece eski başarılarımızı küçük görmemek.

Bence bu göz ardı edilmemesi gereken bir detay. Sanırım, bu konuşma daha çok itiraf edemediğim yanlarım doğrultusunda kendime yaptığım bir konuşma gibi oldu. Çünkü bu hataya fazlasıyla düşüyorum. Daha öncesinde kitabımı yayınlatmak için çok çaba harcamış, neredeyse bir yılımı kaybetmiştim, bir sürü red gelmişti. Tam ümidimi yitirdiğimde ise yeniden hayallerimin parlak yıldızını gözlerimin önüne yeniden getirebilmiştim. Şimdi dönüp baktığımda (Neredeyse 3 yıl olacak), başka başarılar, başka kitaplar arasında koşuyor, o uğraş verdiğim eserimi beğenmemeye başlıyorum. Ve anlıyorum ki bu yaptığım en büyük hata. Yıllar sonra beğenmediğim eserim için neler çektiğimi, hangi acılar içerisine girdiğimi unutuyor, önümdeki başka planlara odaklanmaya çalışıyorum, ama böyle yapmamam gerektiğini biliyorum. En azından bunu üç yıl sonra öğrenmiş olsam da bir yerden başlamış olduğumu görerek heyecanlanıyor, mutlu oluyorum. Çünkü her yazarın, yazdığı her kitabında, yazdığı her kelimesinde biraz daha büyüdüğünü, biraz daha olgunlaştığını, biraz daha geliştiğini düşünüyorum.

Konudan biraz saptım biliyorum, ama aklıma gelen bu düşünceleri paylaşmadan da duramadım, oysa ki bunları planlamamıştım bile. Sanırım yeni tanıştığım, Küçük Romancı diye bir kanaldan izlediğim videolardan azıcık etkilendim. O kadar naif, o kadar güzel anlatıyorlar ki yazarlık serüveniyle ilgili detayları, sesleri hala kulağımda çınlıyor ve ben de bana kattığı güzel duyguları az da olsa paylaşmak istedim. Yazmak için sonsuz ilham veriyorlar. Eğer hala duymadıysanız, mutlaka bakmalısınız. İkisi de kesinlikle çok tatlılar! Mutlaka tanışmak istediğim, ama karşılaştığımda da heyecandan ne söyleyeceğimi bilemem dediğim kişiler listesine iki kişi daha eklendi, hayırlı olsun. 🙂

Kısaca toparlamam gerekirse şimdi, yazımın başında hayal kırıklığı olarak belirttiğim şey Rowling’in konuşması değil, kitabı çıkan yayınevinin kısacık bir konuşmayı süsleyerek koca bir kitap haline getirmeye çalışması! Tamam, kimimiz bu konuşmayı belki bilmiyordu, ki ben de bilmiyordum, iyi güzel öğrenmiş olduk, ama o fiyat nedir çözemedim gitti. Kızdığım nokta da bu sadece. Kitabı aldığımda ne yazık ki pişman oldum. 78 sayfa olduğunu biliyordum, belki o tam sayfalar şeklinde, uzun uzun detaylı yazılarını olacağını düşünmüştüm, ama eğer toplasan 3 sayfa dahi etmeyecek bir konuşma olduğunu bilseydim kesinlikle almazdım. Tamamen israf ve para tuzağı olduğunu düşünüyorum. Muhtemelen, bu belki de 3 sayfa dahi etmeyecek metin İngilizce haliyle ve belki de video haliyle internette dolanıyordur. Her ne kadar Rowling bu kitabı 2015 yılında çıkarmış, dilimize henüz çevrilmiş olsa da, en azından denemeye göre fazlasıyla pahalı bir kitap. Keşke fiyatı o kadar uçuk olmasa, en azından çok daha faydalı olurdu.

Normal de bu kadar çabuk sinirlenen ya da insanların yaptığı şeyleri eleştiren bir yapıya sahip değilim, ama yayın evlerinin insanların durumlarından çok paraya değer vermeleri canımı sıkıyor. Tabii ki paraya değer verecekler, en azından bir kurum işletiyorlar ve bazı şeyler yapmaları gerekiyor, ama bunu yapmamaları gerektiğini düşünüyorum, haksızsam ise haksız olduğumu da söyleyebilirsiniz, saygılı bir şekilde tartışırız.

Her neyse, en başka hiçbir şey yazamayacağımı düşünmüştüm, ama şimdi baktım kocaman bir yazı oldu. Çoğu benim düşüncelerim, ama yazmak da her zaman olduğu gibi hafiflememe yardımcı oldu. Diyeceğim o ki, Rowling’in konuşmasına sonsuz puanlarım var, ama bunu ticarete döküp üstüne de kocaman paralar isteyen kitabı pek hoş karşılamadım. Baskısı muhteşem, ona da hiçbir sözüm yok. Zaten aldım, baskısına ve konuşmasına bakarak verdiğim parayı düşünmemeye çalışıyorum. Aslında o konuşmayı burada da yayınlamak isterdim, ama riske girmemek için pek karışmak istemiyorum. Siz sadece içinde Rowling’in yaptığı konuşmanın olduğunu bilin yeter. Araştırdığınızda internette, çeviri olmasa da orijinal dilinde mutlaka bulabilirsiniz diye düşünüyorum.

Bu sefer de böyle bir yazı oldu. Tamamen içimden geldi, söylemek istediklerimi aktarmaya çalıştım. Katılır mısınız bilmem, ama umarım saygı gösterirsiniz, ben de elimden geldiğince saygı çerçevesinde düşüncelerimi aktarmaya çalıştım. 🙂

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir