Aşk, Fedakarlık Gerektirir; Ölümcül Oyuncaklar 5 – Kayıp Ruhlar Şehri | Kitap İncelemesi

Overall
5
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Jace Ligthwood, yüce iblis Lilith’in, oğlu Jonathan Morgenstern’ı geri getirme ayininden kurtulamaz ve ruhuyla birlikte ona bağlanır. Artık Jace, nefret ettiği adama ruhuyla bağlanmıştır ve Sebastian’ın ölümü, Jace’in de yok olmasına neden olacağı için Gölge Avcıları çok dikkatli olmalıdır.

  • Kitabın Günümüz Yayınevi: Artemis Yayınları
    Kitabın Yazarı: Cassandra Clare
    Orijinal Adı: The Mortal Instruments 5 – City of Lost Souls
    Yayınlanma Tarihi: 2012
    Sayfa Sayısı: 634
    Tür: Fantastik/Gençlik

KONUSU

‘’Kıymetli bir şeyi kaybedip de onu tekrar bulduğunuzda, genellikle bıraktığınız gibi bulmama ihtimaliniz çok yüksektir.’’

Gölge avcıları, yüce iblis Lilith’in kötülüklerinden kurtulmuştur. Clary, sevdiği adama kavuştuğunu sanırken beklenmedik bir şekilde onu kötülüğün ellerine teslim eder. Jace, kalbinin üzerinde bulunan Lilith’in mührü yüzünden kötülüğün dünyasına adım atarak Jonathan’a kanıyla hayat verir. Lilith, Simon’ın alnında yer alan Kabil’in Mührünün yarattığı güç sayesinde yok olsa da Jace’in zihnine geçirmekten vazgeçmez. Jace artık, Valentine’ın gerçek oğlu Jonathan Morgenstern’le birlikte kötülüğün safhasına geçmiştir.

Gölge avcıları Jace’in ve Jonathan’ın nereye kaybolduğunu bulamaz. Clary, Alec, Isabelle ve Simon, artık hiçbir haber alamadıkları Jace’in öldüğünü düşünmekten kendilerini alamazlar, ama bir yandan da bunu düşünmemeye çalışırlar. Çünkü Alec’in parabatia mührü hala etkisini göstermektedir. Alec, parabatia’sı ölürse eğer onu hissedeceğini söyleyerek arkadaşlarını rahatlatır. Alec’in hissettiği tek şey bir eksiklik duygusudur Bu da, bir şekilde Jace’in yaşadığını düşünmelerine yol açar.

Clary, elinden geldiğince sevdiği adam Jace’i bulmak için bir şeyler yapmaya çalışır, ama bu sandığından kolay olmaz, çünkü iblis Lilith yüzünden yaşanan olaylardan sonra Meclis, bazı şeylere sınırlama getirmişlerdir. Jace ve Jonathan’ı (Sebestian) bulma görevi Meclis’in sorumluluğu altındadır. Gölge Avcıları, bunun üzerine bir süre üzerinde durmayarak zor da olsa beklemeye çekilir, ama Meclis’in başka görevleri de vardır. Jace’i bulamayan Meclis, önceliklerini düşünmeye başlayarak onu aramaktan kısa sürede vazgeçer. Bu durum da, Clary’i çileden çıkartır. Artık oturup beklemeyecektir.

Simon ise, annesi yüzünden zor zamanlar geçiriyordur. Artık annesine yalan söylemekten bıktığı için ona gerçek benliğinden söz edip, vampir olduğunu itiraf etmiştir, fakat beklediği tepkiyi almamış, aksine bir sürü canavar ithamlarında bulunarak evden atılmıştır. Bu durum karşısında dehşete düşen Simon, annesine, vampir güçleri sayesinde yaşadıklarını unutturmuş, sonrada evden ayrılmıştır. Lilith’le yaşadıklarından sonra cesaretini toplayıp evine yeniden gider, ama annesine yaptığı unutturma gözbağı etkisini kaybetmiştir. Annesi her şeyi hatırlamaktadır ve hiçbir şey değişmez. Simon, sonsuza kadar annesini kaybettiğini düşünür.

Yaşadıkları, her zamanki gibi kontrol etmesi zor olaylar olsa da arkadaşlarının yanında olmalı ve Jace’i bulmaya çalışmalıdır. Tüm bunlar, biraz olsun annesini düşünmemesine yardımcı oluyordur.

Clary, Meclis’in Jace’i aramayı ikinci plana atmasından sonra harekete geçer. Ne olursa olsun sevdiği adamı geri almalıdır. Bu yüzden, hiçbir zaman yapmam dediği şeyi yaparak Seelie Kraliçesi’ne gider ve ondan yardım ister. Tabii ki bu kolay olmayacaktır. Kurnaz kraliçenin Gölge Avcılarına yardım etmek için birçok isteği vardır. Clary, sevdiği adamın hayatı pahasına olsun kraliçenin isteğini kabul ederken, başına geleceklerden habersizdir.

Jace’in yaşadığını öğrenir, hatta kendi gözleriyle bunu görür. Jace yaşamakla kalmamış, tıpkı eski Jace Wayland gibi kahkahalar atıyor, espriler yapıyordur. Özellikle de bunu, nefret ettiği adam, Clary’nin ağabeyi Jonathan Morgenstren’le yapıyordur. Clary, tüm bunlar karşısında dehşete düşer ve hızla bir plan yapar ve bunu sadece Simon’a açıklar. Simon, ilk başta bunu kabul etmese de, Clary’nin kararlılığı karşısında elinden başka bir şey gelmez. Clary’nin planı, Seelie’lerin iletişim yüzükleri sayesinde Jace ve Jonathan’ın yanına gidip onlara bir nevi casusluk yapmaktadır. İletişimlerini de, diğer teki Simon’da olan yüzüklerle yapacaklardır. Bu sayede iyi olduklarını da birbirlerine söyleyebileceklerdir.

Clary, Jace’in kendisini alacağından emindir çünkü birkaç gün önce Jonathan’la birlikte Luke’la yaşadıkları eve gelmiş, onu almak için harekete geçmiştir. Jace hala onu seviyordur, ama artık kendi kararlarını özgürce verebilen bir Jace yerine, Jonathan’ın isteklerini yerine getiren kukla bir Jace haline gelmiştir. Clary, bunu bile bile, ona yardım etmek için gözü kara harekete geçer ve canı pahasına kendinden vazgeçer.

Bu sırada Alec, kendisinin Magnus’tan önce ölme ihtimalini bir türlü aşamamaktadır. Yapmaması gereken bir şey yaparak vampir Camille’le iletişime geçer ve bu durumu çözebilmesi için ondan yardım ister. Kurnaz Camille, tabiri caizse toy Alec’in kalbiyle oynayacaktır. Bu isteği, Alec’in başına, dönüşü olmayan korkunç bir olay getirecektir.

YORUMUM

Ah Cassandra Clare… Kitap hakkında yine ne söyleyeceğimi bilemeyerek yorumumu yapıyorum. O kadar güzeldi ki, yine heyecanla, yedi gün gibi kısa bir sürede okudum kitabı. Heyecanı, aksiyonu, hissettirdikleri… Kitap başlı başına harikaydı. Beşinci kitapta Jace Wayland, (ay tıpkı ben de yazar gibi Jace hangi soy isimle hitap edeceğimi bilemiyorum ya) neyse, Jace, kötülük safhasına geçse bile kalbini kazanmayı başardı. Jace, Jace, Jace demek istiyorum. Çok fazla güzelsin!

Mia ve Jordan çiftini de aşırı sevdim, çok fazla tatlılar. Artık kitabı okurken dizisini düşünmüyorum bile, çünkü dizide bambaşka bir konu olduğunu düşünmeye başlıyorum. Mesela, kitapta Mia ve Jordan, karşılaştıklarından bir süre sonra aralarındaki kıvılcım ateşlenmeye başlamışken, dizi de Jordan yalandıktan sonra Mia’yla birlikte falan oluyorlardı ki öncesinde Mia Simon’la epey zamandır çıkıyordu falan. Dizi de Isabelle bitince sevgili oldular hatta. Ah, bu yüzden kitap çok daha iyi! Simon sadece Isabelle birlikte oluyor, aralarındaki çekim çok fazla güzel.

Demem o ki, dizisiyle karşılaştırma yapılacak bir seviyesi kalmadı kitapların. Şuan dizisinin kesinlikle kitapları mahvettiğini düşünüyorum. Cassandra buna neden engel olmadı anlayamıyorum. Başta böyle düşünmüyordum, ama son kitabına geldiğimde kesinlikle dizisinin kitaplarına hakaret olduğunu düşünüyorum. Kitapları muazzam! J.K Rowling’den sonra favori yazarım olabilir Cassandra Clare. Şu kardeş muhabbetleri bazı yerlerde aşırı sinir bozucu olsa da, genel olarak gerçekten iyi. Yine de bir Harry Potter olamaz hayır. 🙂

Yorumuma son vermeden önce Alec&Magnus hakkında da konuşmak istiyorum. Ah, aslında Alec’e kesinlikle küfür edebilirim ve onu dövebilirim, ona bağırabilirim. Aptal Alec! Ona göz devirerek bakıyorum şuan! Neler yaptığının farkında olmadan çocuk gibi hareketler yapıyor! Ya sen boşversene kimin ölüp kimin yaşayacağını… Git Jace’i, kardeşini, parabatia’nı bulmaya çalış… Aşk da arkadan gelsin işte ne olacak, neden irdeleyip duruyorsun da her şeyi mahvediyorsun! Magnus’un yerinde olsam ben de aşırı sinirlenirdim…

Ay, gerçekten bu konuda aşırı sinirliyim. Neler olacak merak ediyorum, en iyisi yorumumu burada bitireyim ve hemen altıncı kitaba koşayım. Okumadıysanız hala, kesinlikle okuyun. Şiddetle tavsiyemdir. Dizi tadını alacağınıza inanıyorum.

        Alıntılar;

🍃  ‘’İnsanları kendileri olmalarına izin vererek sevmek gerekiyor.‘’

🍃  ‘’Bazı anıları silmeye zamanın gücü yetmez.‘’

🍃  Luke ona şaşkınlıkla baktı. Hareket ettiği için yaraları açılmış, göğsündeki sargılar şimdiden kana bulanmaya başlamıştı. ‘’Ben…‘’
‘’Ne?‘’
‘’Beni sevmene alışık değilim,‘’ dedi.

🍃  ‘’Bir ilişkide sırlar olmalı. Henüz okunmayan bir kitap, ezberlenen bir kitaptan çok daha heyecan vericidir.‘’

Keyifli okumalar. ♥

Author: İrem

Kendi halinde bir yazar. İzlediği filmler, diziler ve okuduğu kitaplar hakkında yorum yapmayı seven bir kız. Burada yazdıklarını okuyan kişiler mutlu olursa kendisi çok daha mutlu olan birisi. Özel bir şirkette çalışıyor, fakat ruhuna dair alanlara yönelmek için bu siteyi açtı, sizlerin sayesinde başarılı olacağına inanıyor. Bir Potterhead. Yazmak, Harry Potter sayesinde bir tutku haline geldi. Ruhu tamamen bir Hufflepuff!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir