İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Arbinger Enstitüsü – Kendini Aldatma; Kafesinden Kurtul | Kişisel Gelişim Kitap İncelemesi

Last updated on 13 Haziran 2020

Overall
5
  • Kitaba Verdiğim Puan
Sending
User Review
0% (0 votes)

Konusu

Kendini Aldatma kitabı, Tom Callum adında, yönetici statüsüne sahip bir adamın Zagrum şirketine girdiğinde, Bud, Kate ve Lou sayesinde nasıl bir kafeste olduğunu keşfetmesini konu alıyor. Aslında, hayatı boyunca hiçbir zaman farkında olmadığı kafeste sıkışıp kaldığını fark ediyor ve herkesin yaşayabileceği gibi, artık evi konumuna geldiği bu kafesten kurtulmak için yöneticilerinin yardımlarına kulak kabartıyor.

‘’Arbinger’’, ‘’harbinger’’ sözcüğünün eski Fransızca’daki yazılışıdır. Anlamı ‘yakın bir gelecekte olacak şeyi öngören kişi; önceden göre’dir. Arbinger, bir öncü, bir değişim habercisidir. Arbinger Enstitüsü, filozof Terry Warner tarafından yönetilmektedir. Arbinger Enstitüsü’nün değişim çalışması, bu kitapta ortaya konan beşeri bilimlerin kalbinden çıkmıştır.

Arbinger Enstitüsü – Kendini Aldatma

”Çoğu zaman böyledir. Sorunlu birini tanımla; bir sorunu olduğunu öne sürmene karşı koyan birini tanımlamış olursun. Kendini aldatma da budur; bir sorunu olduğunu görememe. Organizasyon içindeki tüm sorunlar arasında bu en yaygın -ve en fazla zarar verici- olandır.”

Kendini Aldatma kitabı, düşüncelerimi değiştirmeme, okuduğumda bazı davranışlarım çerçevesinde bazı zamanlar kafesin içerisinde, ama çoğunlukla kafesin dışarısında hayat sürdüğümü düşünmeme neden olan muhteşem bir kitap!

Arbinger Enstitüsü hakkında, yukarıda yazdığım bilgiler kitabın son sayfasında mevcut olan bilgilerdir. Kitaplığımda duran, dayımın bana yıllar önce getirdiği ve daha önce alıp da okumadığım için şuan gerçekten de üzüntü duyduğum bir kitap Kendini Aldatma. Neyse ki, bu aralar hayatımda yaşadığım bazı değişikler ve olaylar çerçevesinde kitap beni kendine çekti ve büyülü, kolay okunur ve aynı şekilde anlaşılır sayfalarına gömülmemi sağladı.

Kendini Aldatma kitabını, tek bir cümleyle anlatmam gerekirse eğer, kafesinden kurtulmak olarak nitelendirebilirim.

”Sert davranış konusunda seçim şu: sert olabilir ve verimlilik ile işe bağlılığa yol açabiliriz ya da sert olabilir ve direnç ile isteksizlikle karşılaşabiliriz. Seçim, sert olup olmamak değil, kafesin içinde olmak ya da olmamaktır.”

SAYFA 50

KAFESTEN KURTULMAK NE DEMEK?

Kafesten kurtulmak, Kendini Aldatma kitabında o kadar derinlemesine ve anlaşılır bir şekilde aktarılmış ki, kitabı okuduğunuzda anlatılma biçimi sizi çabucak kitabın içerisine çekiyor. Hikayelendirme biçiminde, yaşanılanlar çerçevesinde bir kişinin nasıl kafeste olduğunu, o kafesin içerisinden nasıl çıkacağını örneklerle ve detaylı analizlerle ortaya koyuyor. Satırları okumaya başladığınız andan itibaren, kitapta sorulan sorular, yaşanan olaylar çerçevesinde otomatik olarak kendinizi sorgulamaya, acaba bende kafeste miyim diye sorular sormaya başlıyorsunuz. Bu durum, kitabı daha rahat anlamanıza yardımcı oluyor.

Kendini Aldatma kitabının hiçbir sayfasından sıkılmıyorsunuz, çünkü yaşananlar aslında sizin de etrafınızda gördüğünüz, yaşadığınız hatta çoğu zaman uyguladığınız detaylar. Bu yüzden de yabancılık çekmeyerek, kafesteysem, bundan nasıl kurtulabilirim diyerek kitaptaki karakter Tom Callum ile bağ kurmaya çalışıyorsunuz.

Tom Callum demişken, hemen kitap hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum. Belki o zaman, ne demek istediğimi daha rahat bir şekilde anlayabilişiniz.

Tom Callum, Zagrum diye bir şirkete üst düzey yöneticilik için başvurur ve uzun bir süre uğraşın sonucunda işe alınır. Aradan geçen iki ay kadar kısa bir süre sonra Tom, Zagrum’un başkan yardımcısı olan Bud Jefferson ile gün boyu sürecek olan bir görüşmeye çağrılır. Zagrum’un başkanı ise Kate Stenarude’dur. Bu görüşme Tom’u biraz endişelendirir, ama her zaman olduğu gibi soğukkanlılığını korumaya kararlıdır. Yine de bu durum, toplantı hakkında bazı araştırmalar yapmasına engel değildir.

Tom, iş arkadaşlarından bazı bilgiler alır, ama bu bilgiler kafasının daha fazla karışmasına sebep olur. Arkadaşları, ‘insani sorunlara’ çözüm getiren bir keşiften, kimsenin nasıl gerçek anlamda sonuç odaklı olmadığından, ‘Bud Toplantısı’ adı verdikleri bir şeyden bahsetmişlerdir. Aynı zamanda bu toplantının Zagrum şirketinin başarısının anahtarı olduğundan da söz etmişlerdir.

Tom, Bud Jefferson ile toplantıya başladığında hayatının ne anlamda değişeceğinin henüz farkında değildir, ama ilk cümleden itibaren bambaşka bir atmosferin içerisinde olduğunun bilincine varır.

Kendini Aldatma kitabında, Tom; Bud, Kate ve Lou sayesinde nasıl bir kafeste olduğunu keşfediyor. Aslında, hayatı boyunca hiçbir zaman farkında olmadığı kafeste sıkışıp kaldığını fark ediyor ve herkesin yaşayabileceği gibi, artık evi konumuna geldiği bu kafesten kurtulmak onun için hiç de kolay olmuyor.

”Başkaları üzerinde bıraktığımız etkiyi belirleyen, davranışın ötesindedir. Kafesin içinde mi dışında mı olduğumuzdur bu. Kafese ilişkin henüz çok fazla şey bilmiyorsun. Ancak kafesin içinde olduğumuzda gerçeklik anlayışımız sapmaya uğrar. Ne kendimize ne de başkalarına bakışımız açıklık taşır. Kendimizi aldatırız. Bu da çevremizdekiler için her türlü sıkıntı yaratır.”

SAYFA 50

ARKA KAPAK:
Bu kitabın konusu temel bir sorun: Kendini aldatma.

Bir an durun ve sorun kendinize: Karşınızdaki insanı bir “nesne” olarak mı görüyorsunuz, yoksa özne olarak mı? Karşınızdaki sizin isteklerinizi, planlarınız, beklenti ve taleplerinizi yerine getirmek zorunda olan bir araçtan m ibaret; yoksa onu kendinizden bağımsız, kendi gerçekliği içinde algılayabiliyor musunuz? Bu çok önemli bir soru. Çünkü yüzeyde verdiğiniz mesaj ne olursa olsun, karşınızdaki, size derindeki bu tavrınıza göre tepki vermekte. Kendinizi aldatarak ısrarla her şeyin yüzeydeki mesajınızdan ibaret olduğunu, haksızlıklara uğrayıp durduğunuzu, anlaşılmadığınızı söyleyebilirsiniz. Ya derinlikleriniz? Orada dümeniniz hangi yöne çevrili?

“Kafes”, insanın insanı yalnızca kendi filtresinden süzerek algılaması ise, “kafesten kurtulmak” da başkalarının gerçekliğine kendimizinkiyle eşit geçerlik tanımaktır.

Kitabın arka kapağında yazılanlar, kafeste olmanın ne demek olduğunu açık ve net bir şekilde anlatırken, kendini aldatmanın, kendine ihanetin hayata bakış açısına nasıl da zarar verdiğini, Kendini Aldatma kitabının sayfaları arasında korkunç bir şekilde gözlemliyoruz.

”Kafesin içinde olan ve sonuca odaklanamayan bir kişi, içinde yer aldığı kuruluştaki çalışma arkadaşlarının da sonuca odaklanmayı başaramamasına yol açar. Aldatmaca dallanıp budaklanır. Varılan sonuç, çalışanın çalışana, bir departmanın diğerine, takımların başka takımlara karşı tavır almasıdır. Bir kurumun başarısına katkıda bulunmak üzere bir araya gelen insanlar sonunda birbirlerinin hatalarından zevk alır ve başarılarını kıskanır hale gelirler.”

SAYFA 114

Kendini Aldatma kitabı, kafesten kurtulmak ve bu durumun ne demek olduğunu anlamak konusunda, kendine sorması gereken tek bir soruyu gözler önüne seriyor. ‘’Karşınızdaki kişiyi insan olarak mı görüyorsunuz yoksa nesne olarak mı?’’ Eğer bu sorunun cevabı, karşımdaki kişiyi insan olarak görüyorum ise, tebrikler, siz kafesin dışarısındasınız ve çevrenizdeki insanlar size sonsuz saygı duyuyorlar. Sizin etrafınızda verimli ve son derece pozitif olurken, hayata dair bakış açıları, en az sizin kadar olumlu sonuçlar doğuruyor.

Ama bu sorunun cevabı, karşımdaki insanı nesne olarak görüyorum ise, üzgünüm, ama hayatınız bir kafesin içerisinde tıkılıp kalmış ve bu durum, etrafınıza negatif enerjiler yaymanıza sebep oluyor. İnsanlar sizi gördüğünde yollarını değiştiriyor, isteksiz ve sizden bir nevi korkarak söz ediyorlar. Bir süre sonra öyle bir durum söz konusu oluyor ki size katlanmak istemedikleri için sizden uzakta olan her alana kaçmak istiyorlar, sizden uzak oldukları her an, onlar için huzurlu bir an oluyor. Bu da, sizin kendinize ihanet ederek, kendinizi nasıl bir kafesin içerisine hapsettiğinizi gösteriyor. Ve en üzücü olan taraf ise, bunu size birisi söylemediği sürece, hayatınız boyunca bir kafesin içerisinde olduğunuzun farkına varamıyorsunuz.

GÖZ ATIN: Kalbin ve Zihnin Sınırlarını Keşfetmek; Gör Beni – İki Devrin Hikayesi | Kitap İncelemesi

İşte, Arbinger Enstitüsü’nün katkılarıyla Kendini Aldatma kitabı, baştan başlayarak o kafesin içerisine nasıl girdiğinizi, kafesteyken neler yaptığınızı, davranışlarınızı, olaylarınızı derinlemesine ele alıyor. Bunları anlaşılır örneklerle destekleyerek, her alanda bu kafesin içerisinde olduğunuzu sizi ikna ederken, kafesin içerisinden kurtulmanın tüm püf noktalarını sizlere sunuyor. Tüm liderlerin, lider olmak isteyenlerin ve hayatına anlam katmak isteyenlerin mutlaka kitaplığında bulundurması, tekrar tekrar hatırlaması gereken bir kitap.

”Başkalarının bizim için neler hissettiğini anlayabiliriz. Bize yönelen manipülasyon, akıl oyunlarını kısa sürede anlayabiliriz. İki yüzlülüğü her zaman fark ederiz. Kibarlık gösterisinin altındaki suçlamayı her zaman hissederiz. Ve buna içerleriz. Daha sonra karşımızdakinin durumu düzeltmek için etrafımızda dört dönmesi, söylediklerimize kulak kesilmesi, ilgi gösterisi olarak ailemizin hatırını sorması ya da etkinlik eğitiminde öğretilen herhangi bir beceriyi sergilemesi işe yaramayacaktır. Anlayıp tepki vereceğimiz, kişinin bir şeyleri yaparken bize ne gözle bakmakta olduğudur.”

SAYFA 29

*

Yazımı bitirmeden önce, kısaca kafesin içerisinden kurtulma yöntemlerinden bahsetmek istiyorum. Eski bir kitap olduğu için ne yazık ki hiçbir yerde kitabın satışı yok. Ama kitabın genel itibariyle anlatılmak isten kısımlarını size, elimden geldiğince özetlemeye çalıştım. Bu kafesin içerisinde olmak, kendine ihanet ve kafesten kurtulma yöntemlerini kitapta yazıldığı gibi, kısa bir şekilde sizlere şuan da anlatmak istiyorum. Araştırdığım kadarıyla, Arbinger Enstitüsü’nün iki kitabı daha var; Barışın Anatomisi ve Düşünce Yapınızı Değiştirin.

BARIŞIN ANATOMİSİ: (TIK) Şaşırtıcı derecede güçlü bir kitap. Sadece okurken bile, bir değişim söz konusu olabiliyor. Uluslarda, toplumlarda, organizasyonlarda ve ailelerde kalıcı bir barışı sağlayabilmek için, nelerin yapılması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyan “Barışın Anatomisi” dünyaya bir hediyedir.

‘’Kaderimiz içimizden dışarıya doğru şekillenir, asla dışarıdan içimize doğru değil.’’

DÜŞÜNCE YAPINIZI DEĞİŞTİRİN: (TIK) “Dışa açık düşünce yapısıyla başkalarına hizmet eden liderler, herkesin kazançlı çıktığı bir işbirliğinin temellerini atarlar. “Düşünce Yapınızı Değiştirin!” kitabı, önemli başarılar elde etmiş olan ve hizmet etmeye odaklı liderlerin nasıl düşündüklerini anlatıyor.” Ken Blanchard “Blanchard Internationlal”

“Hayata sadece kendi açınızdan bakmak yerine, diğer insanların ihtiyaçlarını da dikkate alarak davrandığınızda, bambaşka bir dünyaya “merhaba” dersiniz. Bu kitap bize, bunun nasıl yapılacağını çok net olarak açıklıyor.” Roberto Sanchez “Everis Şirketi Başkanı”

*

Bu kitaplar hakkında kısa bilgi verdikten sonra, yeniden Kendini Aldatma kitabına, bir kere kendine ihanet ettiğinde, kafesin içerisine nasıl girdiğini kitapta yazılan yedi madde çerçevesinde yazacağım.

Kendine İhanet, başka birisi için yapman gereken şeyi o an onun iyiliği olduğu için yapmadığında kendine ihanet başlamış bulunmaktadır ve bu durum yedi madde içerisinde kafese girmenize sebep oluyor. Kitapta maddeler halinde derinlemesine indiği için, ben sadece bu maddelerden söz edeceğim.

  1. Başka birisi için yapmam gerektiğini hissettiğim şeye karşıt davranış ‘’kendine ihanet’’ davranışı olarak adlandırılır. (Yani, birisine o an elinden gelen yardımı edecekken bundan vazgeçmek.)
  2. Kendime ihanet ettiğimde, dünyayı kendime ihanetimi doğrulayacak bir şekilde görürüm. (Yani bu davranışımı içimde destekleyerek, karşımdaki insanı kötüler, benim yardımımı hak etmediğini kendi kendime inandırmaya çalışırım.)
  3. Kendini haklı çıkaran bir dünya görüşü, gerçeğe bakışımı çarpıtır.
  4. Dolayısıyla kendime ihanet ettiğimde kafese girerim.
  5. Belirli kafesle zamanla kişilik özelliklerime dönüşür ve onları beraberimde taşırım.
  6. Kafesin içerisinde kalarak başkalarının da kafesin içinde olmasına neden olurum.
  7. Kafesin içindeyken birbirimize karşılıklı kötü davranışa iter ve bunun karşılıklı doğrulanmasını sağlarız.

Kişi, kafesin içerisindeyken tüm sorunun başkalarından kaynaklandığını düşünür ve bu durumu başkalarını hor görerek, onları inciterek gidermeye çalışır, ama aslında ne kadar büyük bir yanlış yaptığının farkında değildir.

”Mikroplar söz konusu olduğunda, bir kişinin hasta olması benim hasta olmamam anlamına gelmez. Aslında dört bir yanımda hastalar olduğunda benim de hastalanma olasılığım artar.”

SAYFA 115

”Kendine ihanet, kendini aldatma hastalığını doğuran bir mikroptur. Tıpkı loğusa humması gibi kendini aldatma da motivasyon eksikliğinden iletişim sorunlarına kadar pek çok belirti şeklinde kendini ortaya koyar. Bu semptomlar nedeniyle organizasyonlar ölür ya da ağır yaralar alır. Bunun da nedeni, mikrobu taşıyan kişinin bunun bilincinde olmamasıdır.”

SAYFA 119

Tom Callum da, tıpkı yukarıda belirtilenler gibi etrafındaki insanları kendisinden uzaklaştırırken kafesin içerisinde olduğunun farkında olmuyor. Onun bakış açısını değiştirmek, kendine ihanetleri sonucunda kafesin içerisinden çıkarmak içinde Bud, Kate ve Lou başarılı bir toplantı gerçekleştiriyorlar.

”Başkalarına direnmeyi bıraktığımızda kafesten çıkar, kendimizi haklı çıkaran düşünce ve duygulardan özgürleşiriz. Kafesten çıkış yolunun hemen gözümüzün önünde olmasının nedeni de budur; direndiğimiz insanların gözümüzün önünde olması. Onlara direnmeyi bir yana bırakabilir, karşılarında kendimize ihanet etmeye son verebiliriz.”

SAYFA 152

Bir insan, kafesten kurtulduğu anda etrafındaki kişileri insan olarak görür ce herkesin hayata dair bir anlam ifade ettiğini fark ederek pozitif bir bakış açısına sahip olur. Kendine ihanet, hayata ihanettir. İnsan kendisini sevdiği sürece herkesi sevebilir gerçekten. Herkes, kendi kendinin ilacıdır. Oldukça uzun bir yazı oldu. Buraya kadar okuduysanız ve Kendini Aldatma konusunda azda olsa fikir sahibi olduysanız çok mutlu olurum. Umarım hepimiz kafeslerimizden kurtulur ve daha mutlu bir hayata adım atarız. En önemli şey özgürlüktür.

Son olarak, kitabın sonunda sizi kafesin dışarında tutabilmek ve hayatınızın verimliliğini artırabilmek için maddeler sıralanmış. Onları da aşağıya bırakıyorum. 🙂

(SAYFA179)

KONUYU BİLMEK

  • Kendine ihanet, kendini kandırmaya ve kafese yol açar.
  • Kafes içinde olduğunuzda, sonuçlar üzerinde yoğunlaşamazsınız.
  • Başkaları üzerindeki etkiniz ve başarınız kafes dışında olmanıza bağlıdır.
  • Başkalarına direnmeye son verdiğiniz kafesten çıkarsınız.

BİLGİYİ HAYATA GEÇİRMEK

  • Mükemmel olmaya çalışmayın. Daha iyisini yapmaya çalışın.
  • Bu konuda bilgisi olmayanlara ”kafes” ve benzeri sözcükler kullanmayın. Bu ilkeleri kendi yaşamınızda kullanın.
  • Başkalarının ”kafesini” bulmaya çalışmayın. Ortaya çıkarmaya çalıştığınız, kendi kafesiniz olsun.
  • Başkalarını kafes içinde olmakla suçlamayın. Kendiniz kafes dışında kalmaya çalışın.
  • Kafes içinde olduğunuzu keşfettiğiniz zaman kendi üzerinizde çaba sarf etmekten vazgeçmeyin. Çabanızı sürdürün.
  • Kafes içinde olduğunuz zaman, bunu inkar etmeyin. Özür dileyin, ardından ilerlemeye devam edin.
  • Gelecekte başkalarına daha fazla yardımcı olmaya çalışın.
  • Başkalarının yanlışlarına odaklanmayın. Kendi doğrularınızla onlara yardım etmeye odaklanın.
  • Diğerlerinin size yardımcı olup olmadığı sizi kaygılandırmasın. Düşündüğünüz, başkalarına yardım etmek olsun.

”Kafes içinde olduğun zaman, insanlar seni izlese de bunu yalnızca güç ya da tehdit nedeniyle yaparlar. Bu da liderlik değil, zorbalıktır. İnsanların izlemeyi seçtikleri liderler, kafesin dışında olanlardır.”

SAYFA 166

⭐⭐⭐⭐⭐

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.